Küresel emtia piyasalarında yatırımcıların bir numaralı güvenli limanı olan ons altın, son günlerde kaydettiği ani değer kaybıyla finans dünyasının ana gündem maddesine dönüştü. Geçtiğimiz cuma günü 3.875 dolar seviyesini test ederek yatırımcıların psikolojik sınır olarak gördüğü destek noktalarını aşağı yönlü kıran değerli metal, piyasalarda adeta deprem etkisi yarattı. Yaşanan bu tarihi geri çekilmenin ardından varlık yönetimine yön veren uluslararası bankalar ise altının gelecekteki rotası konusunda iki farklı kutba ayrıldı.
ONS ALTIN FİYATLARINDA DÜŞÜŞ SÜRECEK Mİ?
Fiyatlamalardaki bu ani çöküşü bir fırsat penceresi olarak okuyan Standard Chartered, piyasanın teknik anlamda aşırı satım bölgesine itildiğini savunuyor. Kurumun analizine göre, kısa vadeli göstergelerde oluşan bu baskı yakın zamanda yerini sert bir yukarı yönlü reflekse bırakabilir. Uzmanlar, tetiklenecek muhtemel tepki alımlarının gücüyle ons altının yeniden 4.240 dolar seviyelerine tırmanma potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Bilhassa dünya genelindeki aktif çatışma ihtimalleri ve enerji tedarik zincirinde yaşanabilecek olası krizler, yatırımcıyı tekrar altına yönlendirebilecek en güçlü senaryolar olarak masada duruyor.
SAXO BANK'TAN TASFİYE VE ZARAR KES UYARISI
İyimser beklentilerin tam aksine Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, tablonun çok daha riskli okunması gerektiği kanaatinde. Ekim ayını yüzde 12,7 gibi devasa bir erimeyle kapatarak 2008'den beri en ağır yarasını alan altının teknik görünümü belirgin şekilde bozuldu. Hansen'in değerlendirmeleri, 3.970 dolarlık kritik eşiğin kaybedilmesi ve fiyatların 2025 Ekim dönemindeki 3.886 dolarlık dip seviyesinin bile altına inmesinin satış iştahını kabarttığını gösteriyor. Maliyetin üzerinde alım yapan yatırımcıların portföylerinde eksi yazmasıyla beraber, piyasada zorunlu pozisyon kapatma işlemlerinin hızlanabileceği ve bunun da düşüşü derinleştirebileceği vurgulanıyor.
TEKNOLOJİ HİSSELERİNDEKİ ÇÖKÜŞ ALTINI DA VURDU
Spekülatif cephedeki çıkış dalgası resmi verilere de keskin bir şekilde yansıdı. Hedge fonlar aralıksız dokuz hafta boyunca piyasada net satıcı olarak konumlanırken, uzun pozisyon büyüklüğü 107 bin kontrata gerileyerek yılın en düşük değerlerine yaklaştı. Sadece geçtiğimiz hafta borsa yatırım fonlarından (ETF) 6 tonluk sermaye çıkışı kaydedildi. Ayrıca altın-gümüş oranının 79 puan seviyesine fırlaması, emtia grubundaki genel zayıflığı doğruluyor.
Yaşanan bu geri çekilmenin arka planında ise hisse senedi piyasalarındaki türbülans yatıyor. Özellikle teknoloji ve yapay zeka firmalarının hisselerinde görülen panik satışları, nakit arayışına giren yatırımcıları ellerindeki altını bozdurmaya zorladı. Tüm bu likidite krizine ek olarak; ABD seçimleri sonrasında İran eksenli askeri riskler, yükselen enerji maliyetleri ve Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerini erteleyebileceği endişesi altın fiyatları üzerindeki baskıyı sıcak tutmaya devam ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi