İnsanoğlunun yaratılışında karşısındaki kişiye etkilemek,
Tesiri altına alabilmek,
Hatta mümkünse bir kukla gibi onu yönlendirebilmek,
Maniplasyon yapıp köle gibi kullanmak yatar.
Kişi kendi zekasını, duygularını, mantığını kullanamadığı zaman,
En stratejik noktası olan bilinçaltı,
Başkalarının eline geçerek kaybetmiş olur.
Bireyin bilinçaltını ele geçirenler,
Korku ve itaat kültürünü yüklerler.
En kolay yönetme tarzı korku bazlı itaat kültürüdür.
Dünya masum bir yer değil.
Bilimde masum değil.
Kirli insanlar tüm sistemlerin içine sızmışlar,
İstedikleri gibi manipülasyonları yapıyorlar.
Toplumları maniple ederek yönetmek en çok istedikleri bir durum.
Küresel mafya;
Halklar üzerinde fütursuz oyunları ile toplumsal yaşamları dizayn etme peşindeler.
Sistemli ilerliyorlar.
Oyunları insanlık üzerine.
İnsanı kendi doğasından koparmaya,
İnsanın insanla etkileşimini kesmeye,
İnsanı metalaştırmaya,
İnsanın duygularını tıraşlamaya,
İnsanı robotlaştırmaya,
İnsanın kudretini yok etmeye çabalıyorlar.
Adım adım dönüştürüyorlar.
Korku pompalıyorlar,
Hepimizi şekillendiriyorlar.
Yapay gıda ve yapay etlerden bahsediyorlar,
Ve üretimine de başladılar.
Hayvansal üretimi,
Tarımsal üretimi yok ettiler.
Üretimi yok ederek,
İnsanlar gibi ülkeleri de köleleştirmek için çabalıyorlar.
Yıllara yayarak adım adım gizli planlarını hayata geçirdiler.
Bu sinse savaştan, her ülke gibi bizim ülkemizde nasibini aldı.
Tarımdan uzaklaştık.
Üretimden koptuk.
Kendi yiyeceğini üreten bir ülke iken,
İthal eden bir ülke haline geldik.
Dünyanın en verimli toprakları Anadolu’da.
Yanlış tarım politikaları ile
Ülkenin geleceğini ateşe verdik.
Ve global güçlerin kucağına düştük.
Hennry Kisenger;
‘Tarım bizim için tarım bakanlarına bırakılamayacak kadar ciddi iştir.
Petrolü kontrol edersen ulusları,
Yiyeceği kontrol edersen insanları kontrol edersin.
‘Yiyecek bir silahtır
Ve bizim müzakere çantamızdaki araçlardan birisidir’ demiştir.
Küresel güçler durmuyorlar.
Durmazlar.
Gıdayı kontrol altında tutarak,
İnsanlığı ellerinde tutmuş oluyorlar.
Tarımsal üretimde kendine yeten ülkeleri,
Derin bir planla talan ettiler.
Bizlerde ülke olarak nasibimizi aldık.
Üretmekten yozlaştık.
Artık köylüye kadar kimse üretim yapmak istemiyor.
Tam bağımsızlık kavramı ekonomide olduğu kadar gıda da önemli.
Ülkeye ithal ederek getirdiğin her gıda da,
Tam bağımsızlık bayrağına sıktığın kurşundur.
Biz artık otomatik silahla bayrağımıza ateş ediyoruz.
Tarım stratejik bir üretimdir.
Gelecekte en güçlü silah olma yönünde de ilerliyor.
Bizler ne yapıyoruz,
Ülkemizi ithal gıda cennetine çeviriyoruz.
Ve böylece tam bağımsızlık hayal oluyor.
Sonuç olarak;
Dünyada gıda pazarlık masasında,
Gıdaya bağımlı ülke yaratma yolunda başarı sağlamış küresel güçler var,
Fakat karşıda da uyuyan ülkeler var.
Uyan Güzel Ülke Türkiye!
Sonuç olarak;
Gıda stratejik bir silahtır.
Ve yerel yönetimler de;
Tarımsal üretim için,
Vatandaşa rehberlik ve destek sağlamalıdır.
Merkezi hükümetler olayın vahametini algılamıyorlar,
Ya da siyasal bilinç altılarını global güçlerin eline geçmiş.