"Eğitimin can damarı çocuklarımızsa, en önemli sigortası davelilerimiz, ebeveynlerimizdir. "

Kafamızdaki bütün soru işaretlerine, bir türlü yanıtınıbulamadığımız şüphelerimize rağmen tertemiz ve yepyeni bir "Merhaba" diyebilmecesaretini göstermeliyiz. Dile kolay iki senemiz nice sıkıntılarla geçti. Birkaosun bilinmezliği içerisinde günleri tamamladık. Zaman zaman rahat nefes alabildiğimizzamanlar olmasa salgının üzerimizde daha derin izler bırakacağınıunutmamalıyız.

Devletimiz tüm imkânlarını seferber ederek salgın günlerindeyanımızda oldu. Aşısı, tedavisi derken tümüyle ülkemizin gözbebeğisağlıkçılarımızın insanüstü çabalarıyla daha büyük kayıplar vermekten ve dedaha kötü karabasanlar yaşamaktan kurtulduk. Ve yine verilen kararlarınzamanlamasında boşluklar yaşamadık mı? Aslında yönetenlerin, sağlıkçıların vede salgınla mücadelede emeği geçenlerin çok ötesinde asıl mücadeleyi insanolarak bizler vermeliydik.

Yepyeni ve tertemiz bir "Merhaba" diyebilme cesaretinigösteriyorsak insan olarak göstereceğimiz iradenin sorumluluğunuüstlenebilmeliyiz. Salgın günlerinde çıkma iradesi ne devletin ne de bumücadeleye topyekün destek veren insanların elindedir. Asıl irade insan olarakbizlerin elindedir hatta yüreğindedir.

Salgın günlerinde yaşadıklarımız bizi nereden aldı nereyegötürdü? Hayata bakışımızda bir değişiklik oldu mu? Salgınla beraber yaşananafetler de cabası. Dünyanın tümüyle sarsıldığı bu iki yılda insanlık acaba şuan nerededir? Öncelikle hayatımızın pamuk ipliğine bağlı olduğunun farkındayız.Ölüm ne kadar da yakınımızda ve çok basit bir bulaşla soğuk nefesini ensemizdehissettiriyor. Bu kadar çaresizken aklın ve bilimin hayatımızda ne kadar hayatîbir yerde olduğunu fark ettik.

Cihan padişahı Kanuni'nin bile sığınmak zorunda kaldığı "birnefes sıhhat"in her şeyin üstünde olduğunu anladık. Sağlıkçılarımızın ağzındançıkacak bir cümle ne kadar kıymetli değil mi? Yepyeni ve tertemiz bir "Merhaba"diyebilme cesaretini biraz da sağlıkçılarımızdan almıyor muyuz?

Dünyadan Türkiye'ye, Türkiye'den dünyaya baktığımızdasalgının tümüyle bizim üzerimizdeki etkisini farklı noktalardan bakabiliyoruz.İnsanlığın bu tecrübelerden elde edebileceği varış noktası egonun tasfiyesiolmalıdır. Her şeyin üzerinde sevginin ve sevginin bağlandığı tüm insanideğerlerin insanı ne kadar güçlü kıldığıdır. İçinde sevgiye yer bırakmayaninsanların vaziyeti ortada. Sadece kendi benliklerinde kör bir kuyuya saplanıpkalan insanlarda hiçbir insani irade bekleyemeyiz.

Temizlik, Maske, Mesafe'nin yani salgına karşı tamamdiyebilme cesaretini ve sorumluluğunu gösterememenin zafiyeti kayıpları yaşayaninsanlarımızın sorumluluğundadır. En azında sevdiklerim için dikkat edebilsemyeter demek bile bir başlangıçtır. Bir insanın ölümüne sebebiyet verebilecekaymazlık bizi nereye götürür? Bunun vicdani sorumluluğunu içindehissetmeyenleri kendileriyle baş başa bırakıyoruz.

Ne demiştik? Yepyeni ve tertemiz bir "Merhaba" diyebilmecesaretini göstermeliyiz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımıza,gençlerimize artık hayatın içinde bir nefes alabilecek alan bırakmalıyız. Yaşamalanlarını evlerle sınırladığımız çocuklarımızın yaşayabileceği kırılmaları enaza indirgemek için normal hayatın standartlarına bir başlangıç yapabilmeliyiz.En azından bu cesareti gösterebilmeliyiz.

Okulların açılması, eğitimin hayat bulması için bir başlangıçher bir evladımız için bir gereksinimdi. Ama bunun planlamasını yaparken birsürü mantığına uymadan kademeli ve sağlıklı geçişlerle bir başlangıçyapabilirsek bu süreci uzatma şansını elde ederiz. Eğitmenlerimizsağlıkçılarımız üzerine düşen tüm görevleri cansiparane yerine getirecektir.Eğitim ordusu her dönemde bu feragatı ve fedakarlığı her zaman üstlenmiştir.

Asıl görev evlatlarımıza düşmektedir. Ve onları yönlendirecekvelilerimize. Bu zor süreci atlatabilmenin yolu yaşadığımız her deneyimiçocuklarımızla birlikte paylaşmaktan geçer. Onları takip, onların neleryaşadıklarını paylaşmak, onları dinlemek, onlarla konuşmak ve bir birey olarakonlara toplumdaki görev ve sorumluluklarını hatırlatmaktan geçiyor. Eğitimincan damarı çocuklarımızsa, en önemli sigortası da velilerimiz,ebeveynlerimizdir.

Yepyeni ve tertemiz bir "Merhaba" demeye çok az bir zamankaldı. Yılların eğitimcisi olarak sanki ilk defa göreve başlıyormuşum, gülyüreklilerimle ilk defa karşılaşıyormuşum gibi heyecandan yerimde duramıyorum.Merhaba'nın saflığını ve temizliğini yüreğimde hissediyorum. Sanki kanatlanıyorum,hafifliyorum. Biliyorum aynı heyecanı evlatlarım da hissediyor.

Aydınlık bir sabaha yepyeni ve tertemiz bir "Merhaba" di yebilmenin umudu ve inancıyla.