“Güllü” adıyla tanınan sanatçı Gül Tut’un evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin yaklaşık 10 ay süren soruşturma tamamlandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, tutuklu Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini tasarlayarak öldürdüğü öne sürüldü. Savcılık, Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Olay gecesi evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise ilk ifadelerinin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla “yalan tanıklık” suçundan ayrı dava açıldı. İddianamelerin mahkemelerce kabul edilip edilmeyeceği henüz kesinleşmedi.

Güllü’nün ölümüne ilişkin iddianame tamamlandı
Gül Tut, 26 Eylül 2025’te saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesinin Harmanlar Mahallesi’ndeki evinde pencereden düşerek hayatını kaybetti. Soruşturma dosyasına göre sanatçı, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in odasındaki pencereden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düştü. Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda geniş kapsamlı soruşturma başlatıldı. Olay yeri inceleme raporları, otopsi bulguları, tanık anlatımları, kamera görüntüleri, telefon kayıtları ve dijital materyaller dosyaya alındı.Savcılık, elde edilen delilleri birlikte değerlendirerek ölümün kaza sonucu gerçekleşmediği yönünde kanaat bildirdi. İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter’e yöneltilen suçlamalar savcılığın iddiasını oluştururken, sanığın cezai sorumluluğuna yargılama sonunda mahkeme karar verecek.
Otopsi raporunda 3,53 promil alkol tespit edildi
İddianamede Adli Tıp Kurumunca hazırlanan rapora da ayrıntılı şekilde yer verildi. Rapora göre Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol ile tedavi dozunda bazı ilaç etken maddeleri bulundu. Söz konusu ilaçların doğrudan ölüm nedeni olmadığı değerlendirildi. Ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası ve kemik kırıkları, beyin kanaması, iç organ hasarları ve büyük damar yaralanmaları sonucunda gerçekleştiği kaydedildi. Soruşturma sırasında odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da incelendi. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan araştırmada, zeminde kayganlığa yol açabilecek kimyasal bir madde kalıntısına rastlanmadığı iddianameye girdi.

WhatsApp mesajları ve ses kayıtları deliller arasında
Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in telefonundan elde edilen WhatsApp yazışmalarını da deliller arasında gösterdi. İddianameye göre Gülter, eski erkek arkadaşıyla yaptığı bazı konuşmalarda annesiyle yaşadığı sorunları anlattı ve Gül Tut’a yönelik öfke içeren ifadeler kullandı. Dosyada, olaydan sonra bazı mesajların silinmesinin istendiğine ilişkin tespitlerin de bulunduğu belirtildi. Gülter’in eski erkek arkadaşından belirli yazışmaları silmesini istediği ve telefonunun sıfırlandığını söyleyerek kendisine mesaj gönderilmemesini talep ettiği öne sürüldü. Cep telefonu incelemeleri, HTS kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, ses kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal raporlar savcılığın suçlamasına dayanak gösterdi. Bu materyallerin ne ölçüde kesin delil sayılacağı ise mahkemedeki yargılama sürecinde değerlendirilecek.
Tanıkların camdan atma iddiası dosyaya girdi
İddianamede yer alan tanık beyanları, soruşturmanın öne çıkan bölümlerinden biri oldu. Bazı tanıklar, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesiyle yaşadığı sorunlardan söz ettiğini ve annesini pencereden atacağı yönünde ifadeler kullandığını iddia etti. Başka tanıklar da anne ile kız arasında geçmişe dayanan ciddi anlaşmazlıklar bulunduğunu öne sürdü. Gül Tut’un yükseklik korkusu yaşadığı, yüksek katlarda pencere kenarına yaklaşmaktan kaçındığı ve güvenliği nedeniyle evine kamera taktırdığı da tanık anlatımları arasında yer aldı. Sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter’in de annesinin yükseklik korkusu bulunduğunu söylediği aktarıldı. Savcılık, bu ifadeleri tek başına değil; dijital kayıtlar, adli raporlar ve olay yeri bulgularıyla birlikte iddianameye dahil etti.
Olay gecesi çalan Malkata şarkısı saniye saniye incelendi
Olay gecesine ait kamera ve ses kayıtları bilirkişiler tarafından saniye saniye incelendi. İddianamede, Gül Tut banyodan çıktıktan sonra sevdiği belirtilen “Malkata” isimli roman havasının açıldığı ve odadakilerin müziğe eşlik ettiği bilgisine yer verildi. Savcılığın değerlendirmesine göre Tuğyan Ülkem Gülter, olaydan önce Sultan Nur Ulu’dan şarkıyı açmasını istedi. Şarkının düşme anına kadar kesintisiz çaldığı, Gülter ile Ulu’nun aşağıya koşmaya başlamasının ardından müziğin durduğu kaydedildi. Bilirkişi incelemesinde kamera kayıtlarında silme veya teknik müdahale tespit edilmediği belirtildi. Olay sırasında odada Gül Tut’un yanı sıra kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun bulunduğu da kayıtlar ve ifadeler doğrultusunda iddianameye yazıldı.
Sultan Nur Ulu hakkında yalan tanıklık davası açıldı
Sultan Nur Ulu hakkında soruşturmanın ilk aşamasında verdiği ifadeler nedeniyle ayrı iddianame hazırlandı. Savcılık, Ulu’nun ilk beyanlarında olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini söylediğini, sonraki aşamalarda ise farklı anlatımlarda bulunduğunu belirtti. Beyanlar arasındaki çelişkilerin “yalan tanıklık” suçunu oluşturduğu değerlendirilerek hazırlanan iddianame Yalova Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi. Ulu’nun suçlu olup olmadığı, bu iddianamenin kabul edilmesi halinde yapılacak yargılamada belirlenecek.
Tuğyan Ülkem Gülter hakkındaki ana iddianamenin kabul edilmesi durumunda dava Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Savcılığın ağırlaştırılmış müebbet talebi, Türk Ceza Kanunu’nun “nitelikli kasten öldürme” hükümleri kapsamında değerlendirilecek.
Kaynak: İHA