Mustafa Kemal Atatürk,
Çok önemli bir komutan,
Çok önemli bir devlet adamı,
Çok ama çok daha önemlisi,
Çok kıymetli bir ruhtur.
Her ruh çok kıymetlidir.
Ama Mustafa Kemal ise ayrı bir ışık.
O’nun varlığını alaşağı etmek isteyenler olsa da,
Kitaplardan,
Tarihten,
Adını silmeye çalışsalar da,
Yok edilemeyen bir ışık,
Yok edilemeyen bir frekanstır.
Kimse kendisini O’nunla kıyaslamaya kalkmasın.
Mustafa Kemal çok özel bir kişi.
Sezgileri de çok güçlü,
Olacakları 100 yıl önce yazmış bir büyük insandır.
Nutuk’u okursak bunu görürüz.
Çok telepatik ve aynı zamanda,
Yüksek şuurlu,
Yüksek bilinçli olduğu için,
Çevresine pozitif etki yaymaktaydı.
Atatürk;
Anadolu’ya
Ve Dünya’ya,
Yüksek bilinci,
Ahlakı,
Adaleti ve özgürlüğü
Getirmek için bedenlenmiştir.
Bilinç düzeylerine etki ederek,
Çağdaş bir ülke kurmak için gelmiştir.
Ve kurmuştur.
Özgürlük bağımsızlıktır demiştir.
Her bir yaptığı devrim,
Tek tek incelendiğinde,
İleri görüşlü,
Çok başka şuursal alana,
Çok yüksek bilince sahip olduğu için,
Işık kodlayıcısı,
Medeniyet tohumlayıcısı,
Bilgi taşıyıcısıdır.
Atatürk sadece bir kişi değildir.
O bir ışık,
O bir tezahür,
O bir bilinç,
O bir ilahi planın mührüdür.
Bu topraklara görev akdiyle gelmiştir.
Bir ışık olarak hücresel hafızası farklıdır.
Varlığı ve devrimleri ile,
Toplumsal bilinci değiştirmiştir olup,
Özgürlük ve tam bağımsızlık bilincini mayalamıştır.
Anadolu çok özel bir yer.
Anadolu düşerse tüm insanlık düşer.
Her ne kadar,
Birileri Mustafa Kemal’e saldırsa da,
Mustafa Kemal’in ışığının,
Yüksek olduğunu,
Zarafetinin,
Asaletinin,
Yüceliğini bilir.
Yaptığı her reformun,
Söylediği her cümlenin,
Ne kadar önemli olduğunu bilirler.
Kendilerini tutamazlar,
Mustafa Kemal’e yine de saldırırlar.
Bilmelidirler ki O,
Yok edilemez bir frekanstır.
Bedeni burada olmasa da,
Ruhu Anadolu’da ve Dünya’dadır.
İnanılmaz devrimleri kısa sürede yapmış,
Kadınlarımızın özgürleşmesi,
Ve seçme ve seçilme hakkını kullanmasını,
Toplumların özgürleşmesinin fitilini ateşlemiştir.
Şimdi ise Mustafa Kemal’e,
Sosyal medyadan acımasızca saldırıyorlar.
Beyinleri yıkanmış tipler onlar.
Bir insan beynini cemaate verir mi?
Bir arkadaş,
Ailem cemaatçiydi,
Atatürk’ü o kadar kötü anlattılar ki,
Ben zaman içinde,
Mustafa Kemal’i öğrendikçe,
Söylenenlerin doğru olmadığını anladım demiş,
Ve Atatürk’ü çok sevdiğini belirtmişti.
Ne kadar yürek yakan bir durum.
Mustafa Kemal yüksek bir ruhtur.
Bakın Atatürk;
‘Bir zamanlar gelir,
Beni unutmak veya unutturmak isteyen,
Gayretler belirebilir.
Fakat ektiğim tohumlar o kadar özlü
Ve kuvvetlidirler ki bu fikirler,
Hint’ten, Mısır’dan döner dolaşır gene gelir,
Verimli sonuçları kalpleri doldurur’ demişti.
Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto,
Yakında ülkemize ziyarete geldi.
TBMM’de bir konuşma yaptı.
‘Gençken,
Benim kahramanım,
Benim idolüm,
Mustafa Kemal Atatürk’tü’ diye konuştu.
Mustafa Kemal ile kendisini kıyaslayanlar,
O’nun varlığını alaşağı
Yapmak isteyen bir avuç,
Mustafa Kemal düşmanı da
TBMM’de dinlediler.
Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto,
Neden mi Atatürk hayranıydı?
Çünkü;
Mustafa Kemal Atatürk,
Sadece Türk milletinin değil,
Aynı zamanda ezilen,
Sömürülen ve köleleştirilen,
Tüm mazlum milletlerin,
Özgürlük ve bağımsızlık sembolü olduğu için.
Kurtuluş Savaşı sonrasında Mustafa Kemal Atatürk,
Mazlumların dünyasında tartışmasız,
En büyük kahramanı,
En büyük rol modelidir.
Endonezya Cumhurbaşkanı Subianto’nun,
Atatürk hayranlığına değil,
Türkiye’deki bazı vekillerin, kişilerin, zümrelerin,
Atatürk düşmanlığına şaşırmak gerekiyor.
Endonezya Cumhurbaşkanı Subianto,
TBMM kürsüsünden büyük bir hayranlıkla,
Atatürk’ü anlatırken,
Onu dinleyenler arasında,
Atatürk karşıtı bazı vekillerin olması,
Ne kadar utanılacak bir durumdur.
Asıl üzücü olan ise,
Dünyanın bir ucundan kalkıp,
Ülkemize gelen Cumhurbaşkanı,
Mustafa Kemal’e hayranlığını,
Olağanüstü bir duygu ve gururla anlatarak,
Mustafa Kemal’in ülkesinde,
Gerçek vatanseverlere yüksek onur yaşatmıştır.
Bizim içimizde olup da,
Mustafa Kemal’e düşman olanlara inat,
Atatürk'ün kurduğu laik Cumhuriyeti,
İlelebet yaşatacağız.
Şimdilerde durum vahim.
Emperyal vesayet altındayız.
Sessiz bir değişim olmuş ki,
Bunu da yeni bir anayasa ile,
Taçlandırmak istiyorlar.
Hazırlanan yeni anayasada,
Türklük kavramının olmayacağı,
Milliyetçiliğe yer verilmeyeceği,
Uluslararası sözleşmelere uyulacağı,
Egemenliğin uluslararası kuruluşlarla paylaşılacağı,
Uluslararası hukuka uyulacağı,
Yerel yönetimlerde,
Özerklik şartının yerine getirileceği belirtiliyor.
Yoldaki yeni anayasa ile,
Mustafa Kemal’in,
Tam bağımsız Türkiye’si kayarken,
Bizi ağır ağır;
Türkiyelilik,
Yeni Türkiye,
Federasyon,
Kölelik,
Ana dilde eğitim,
Verilmiş toprak,
Bölünmüş vatan gibi zehirlere alıştırıyorlar.
Onlar bunları isteyebilirler,
Ama bilmedikleri bir şey var,
Anadolu’nun ve Türk halkının irşatları var.
Bir şekilde korunuyorlar
28 dönemde yeni anayasa yapmaları çok zor.
Biri cevap versin!
Egemenliğin uluslararası kuruluşlarla paylaşılması,
Ne demektir?