Vatansever olmak,
Bu vatan için kaygılanmayı gerektirir.
Top, tüfek, silah, savunma sanayi bir tarafa,
Gıda ise karşı tarafa.
Terazinin kefelerinde bunlar denk.
Beslenme günümüzde stratejik bir konu.
ABD’nin eski dışişleri bakanı,
Ve ABD’nin yarım asırlık akıl hocası,
Henry Kissinger 1974’de,
‘Petrolü kontrol ederseniz ulusları,
Gıdayı kontrol ederseniz de,
İnsanları kontrol edersiniz’ demişti.
Bu akıl hocasının sözlerini sık sık tekrar ediyorum,
Ve üzerine çok düşünmemizi istiyorum.
Kısaca;
"Enerjiyi kontrol eden bugünü,
Gıdayı kontrol eden yarınları kontrol eder" diyor.
Ülkemin sıkıntılarının önemli bir kısmı,
İzlenen yanlış tarım politikalarından kaynaklanmakta.
Bir zamanlar Avrupa’nın tahıl ambarı olan ülkemiz,
Un ithal eder konuma geldi.
Yüz ölçümü ve tarımsal alan olarak,
Bir Anadolu’ya,
Bir de Hollanda’ya bakın.
Avuç içi kadar ülke,
Tarımsal ürün ihracatında dünyada ilk iki de.
Efsane tarım politikaları ile tüm Avrupa’yı besliyor.
Biz ise elimizdeki altın yumurtlayan tavuğu,
Kıtır kıtır keselim diye uğraşıyoruz.
Tarımsal alanlara bina dikiyoruz.
Zeytinleri köklüyoruz.
Topraklarımızı erozyona kaptırıyoruz.
Tarımsal üretimden uzaklaşarak,
İthal ikame yapan ülke konumuna geldik.
Her yaptığımızla,
Topuğumuza sıkıyoruz.
Tarım politikalarımızın yanlış olduğu bu dönemde,
Etkin muhalefet eden yok.
Ay! Bindik bir alamete,
Gidiyoruz kıyamete modundayız.
Ses yok,
Tepki yok.
Ve şuurlanmalıyız.
Emperyalizm savaşlarını bugün enerji üstüne yürütüyor.
Yarın ise doğal enerji kaynaklarını tüketip,
İnsana enerji veren kaynağı,
Yani gıda üzerine savaş politikaları üretecekler.
Bu yüzden,
Tarımsal üretim ve tarım politikaları kafamı meşgul ediyor.
Yeni gelişmeleri anlamaya,
Ve takip etmeye çalışıyorum.
Teknolojik gelişmelerin yanı sıra,
Artan nüfusun taleplerini karşılayamamak,
Tarım sektörünü gelişmeye ve
Alternatif yöntemler bulmaya yöneltmiştir.
Tarımda;
Arazilerin bölünmesi,
Toprağın kalitesi,
Hava durumu gibi etkenler,
Üretimi sekteye uğratabiliyor.
Bu gibi sorunları çözüme kavuşturmak için,
Ortaya çıkan yaklaşımlardan biri de,
Hidroponik yani topraksız tarımdır.
Topraksız tarım;
Bitki yetiştiriciliğine,
Geleneksel yöntemlerden farklı bir yaklaşım sunmakta.
Tarım sektöründe farklı yöntemler kullanılırken,
Sürdürülebilirlik konusunda gelişim amaçlanır.
Dış etkenlerin baskın olduğu bu sektörde,
Bu etkenleri en aza indirgemeye yöneliktir.
Doğal afetler,
Hava durumu,
Kötü tarım uygulamaları,
Eğitim eksiklikleri gibi pek çok sebeple,
Verimsiz hasat elde edilir.
Hep söylüyorum,
Söylemeye de devam edeceğim.
Gıda çok stratejik bir konu.
Gelecekte ulus devletlerine,
Gıda üzerinden diz çöktürtecekler.
Bu yüzden iyi tarım uygulamalarını,
Öğrenmek ve topraksız tarımı da,
Hayatımıza geçirmek zorundayız.
Geleneksel tarımla kıyaslandığından,
Üreticiye ve ekosisteme pek çok avantaj sağlar.
Bitkilerin ihtiyacı olan besin ve suyun,
Tespit edilip bu ihtiyaçları,
Toprak dışında bir ortamda temin ederek,
Bitki yetiştirilen yöntem topraksız tarımdır.
Ekonomide bize hep sepet yapmamız söylenir.
Nasıl ki paramızın bir kısmını,
Değişik yatırım araçlarına yaparak,
Riskleri azaltıyorsak,
Tarımda da sepet yapmak zorundayız.
Geleneksel tarımdan asla vazgeçmeyeceğiz.
Topraksız tarım içinde yatırımlar yapacağız.
Yüksek teknolojik tarımı da uygulayacağız.
Tarım stratejik bir konu.
Bilmekteyim ki;
Ülkemde ciddi tarımsal üretim yapılmakta.
Kooperatifleşme ve birleşme sağlanamadığı için,
Pazarlama sorunları ortaya çıkmakta.
Üretilen ürünlerin 1/5’i zayi olmakta.
Toplanan ürünler hızla soğuk zincire girememekte,
Ve kayıplar başlamaktadır.
Mesela çilek 2 saat içinde soğuk zincire ulaşmalıdır.
Tarım açısından önceliklerimizden birisi,
Kayıpları önlemektir.
Üretilen ürünlerin %20 kaybetmek,
Milli sermayeyi çöpe atmaktır.
Büyük Şehir Belediyemizden özellikle,
Narenciye ürünleri için,
Sakar altında,
Meyve suyu fabrikası kurmasını çok istiyorum.
Yerel yönetimlerin kısıtlı bütçe var.
Bunları biliyorum.
İlimizde geçen sezon,
narenciye ürünleri bahçede kaldı.
Milli ekonomiye büyük kayıp.
Sakar altında uygun bir lokalizasyonda,
Meyve suyu fabrikası kursak,
%100 meyve suyu ürünleri paketleyip,
Yurt içi ve yurt dışı pazarına satsak ne güzel olur.
Pestisitler nedeniyle önemli miktarda ürünlerimiz,
Yurt dışı pazarlarından dönmekte.
Bunlar da büyük kayıplar.
Dönen ürünler iç pazarda satılmakta,
Ve İnsan sağlığını tehlikeye sokmakta.
İyi tarım uygulamalarını hayata geçirmek zorundayız.
Ürettiğimiz ürünlerdeki kayıpları%20’lerden.
%3’lere düşürmek zorundayız.
Tarım bizim için stratejik bir konu.
Üretiminden pazarlanmasına kadar,
Çok dikkat etmemiz gereken bir husus.
Ve geleceğin en önemli sorunlarının,
Beslenme ve su olduğunu,
Tekrar tekrar hatırlatmak istemekteyim.
Tekrar tekrar yazarak gündem de tutmaya çalışmaktayım.
Vatan sever olmak,
Bu ülke için kaygılanmayı gerektirir.
Vatansever olmak,
Bu ülke için çok çalışmayı gerektirir.
Hedefimiz;
Tarımsal üretimdeki kayıpları,
%20’ler den %3’lere düşürmek olmalıdır.