Öyle olur ki insan bazen gözünün önündekini görmez, tanımaz. Her gün önünden geçse de o kapının ardında, vitrinin arkasında ne olduğunu bilmez.
Üsküdar’daki Uçurtma Müzesi de benim için öyle bir yermiş. O sokaktan ayda birkaç kez geçmeme rağmen hiç fark etmemişim. Değerli dostum Enes Berksun’un kolumdan tutup “Burayı mutlaka görmen, Mehmet Naci Aköz ile mutlaka tanışman lazım.” demesiyle kendimi bambaşka bir dünyanın içinde buldum.
Üsküdar Uçurtma Müzesi…
Mehmet Naci Aköz, 1986 yılından itibaren topladığı uçurtma koleksiyonu ile 2005 yılında ülkemizin ilk ve tek uçurtma müzesini kurmuş. Dünyanın 18 uçurtma müzesinden biri… 500 metrekare bir alanda hizmet veren müze, aynı zamanda bir uçurtma okulu.
Kapıdan girer girmez kendinizi sayısız uçurtmanın arasında buluyorsunuz. Bölgelerin ve ülkelerin kültürünü yansıtan ilginç tasarımlar… İlmek ilmek dokunan renk cümbüşü uçurtmalar…
6 kıtadan ve 39 ülkeden toplanan 2500’den fazla parçadan oluşan müzede orijinal uçurtmaları ve uçurtmaya dair her şeyi bulmak mümkün. Burası her ülkenin, kültürün geleneksel uçurtma modellerini toplayan bir müze. Bir kısmı satın alınmış bir kısmı hediye edilmiş.
Müzede 1200 uçurtma, 1300 civarında da uçurtma ile ilgili yayın (kitap, dergi, broşür vb.) bulunuyor. Müzenin kütüphanesi ise dünyadaki tek uçurtma kütüphanesiymiş.
Mehmet Naci Aköz, tam bir uçurtma sevdalısı. Bize heyecanla 44 yılın emeğinin sergilendiği müzeyi ve uçurtmayı anlatmaya başlıyor.
Çin’in Weifank şehri, dünyanın uçurtma başkenti olarak kabul ediliyormuş. Dünyanın en büyük uçurtma müzesi de buradaymış ve sekiz dönümlük (1,5 dönümü kapalı alan) bir alanda hizmet veriyormuş.
Uçurtma, 2500 yıllık tarihi olan bir oyuncak… Ancak Mehmet Naci Aköz’e göre uçurtma sadece bir oyuncak değil. Uçurtmanın kültürel yönünü örneklerle uzun uzun anlatan Aköz’e, “Uçurtmanın inanç sistemleriyle bir bağı var mı?” diye sordum.
Aköz, bizi diğerlerinden oldukça farklı iki uçurtmanın önüne davet ederek sorumu cevaplamaya başladı: “Guatemala ve Meksika’da 1 Kasım, Ölüler/Ruhlar Günü kabul edilir. Bu uçurtma da mezarlıkta yapılıyor. 1 Kasım öncesinde mezarlığa gidip ölen atalarının mezarı başında bu uçurtmaları yapıyorlar. 1 Kasım günü de gökyüzüne salıyorlar. Böylelikle onun ruhunu özgürleştirdiklerine ve ruhu Tanrı’ya yaklaştırdıklarını düşünüyorlar.”
İlginç bir inanış… Öğrendik ki uçurtmanın toplumların inançlarıyla da bir ilişkisi varmış. Aköz, devam ediyor:
“Bizim kültürümüzde bu inanışın bir benzeri var. Aşure… Aşure sonuçta ikram edilip yense de inanışımızda bir karşılığı var. Onun için birkaç gün evvelden hazırlıkları yapılıyor, aşure günü geldiğinde kaynatılıp ikram ediliyor. Aşurenin inanç dünyamızda bir karşılığı var. Uçurtma, bir oyuncak gibi görülse de mezarlıkta yapılıyor ve ölen yakının ruhunu özgürleştirmek amaçlanıyor.”
Dünyada 15 ülkenin uçurtması sanatsal çalışma olarak kabul edilirmiş. Malezya, Japonya, Hindistan, Guatemala gibi… Özellikle bu ülkelerde uçurtma yapmak bir sanat olarak kabul edilir ve ciddi deneyimi olan insanlar tarafından yapılırmış. Malezya, bu alanda en iyilerden biriymiş.
Mehmet Naci Aköz, koleksiyona 2010 yılında giren rengarenk bir uçurtmayı bize gösteriyor ve “Sanatçı burada kaç renk kullanmış olabilir?” diye soruyor. Onlarca renk olduğunu görmemize rağmen cevap veremiyoruz. Anlatmaya devam ediyor:
“Hiç renk kullanmamış. Peki, o zaman bu renkler nasıl ortaya çıkıyor? Kat’ı sanatı… Yani kâğıt oyma sanatı… (Filiz Çağman hocanın kitabını gösteriyor.) Hiç renk kullanmadan üst üste yapıştırılan kağıtları oymak suretiyle uçurtmaya renk verilmiş. Adeta dantel bir masa örtüsü gibi işlemişler uçurtmayı. Akla ziyan bir işçilik… En arkada ise iki kat sıvama kâğıt var ki uçurtmayı yırtılmaktan koruyor. Bu uçurtma, rulo kâğıt şeklinde Malezya’dan getirildi ve burada monte edildi.”
Malezya’daki fiyatının en az 3 bin dolar olduğunu öğrendiğimiz bu uçurtmanın ne kadar sürede yapılabileceğini sorduk. “İyi bir usta tarafından en az 2-3 ayda…” dedi.
Bunu duyduğunuzda uçurtmaya “oyuncak” diyebilir misiniz? Bunu söylemek mümkün değil. Uçurtma bir kültür, bir aşk, bir sanatmış.
Ve daha fazlası… Haftaya devam edelim.
27.11. 2024