Senelerdir,
Ulusal birliğimiz,
Yüce milletimizin geleceği için,
Tek Millet,
Tek Bayrak,
Tek Vatan,
Tek Devlet,
Sloganı ve coşkusu ile,
Varlığımızı,
Sonsuza kadar perçinliyor,
Birlik ve bütünlüğümüzün,
Teminatı olarak görüyorduk.
Nereden çıktı bu Türkiyelilik?
Yüce Türk Milleti kavramı vardı.
‘Türk Milleti’ kavramı,
Etnik bir temele dayandırılmayan,
Bir üst kimliğimiz değil miydi?
Eniştem bizi niye öptü?
Ne oldu da bizi öpüyorlar?
Bayram değil,
Seyran değil.
Son günlerde gösterilen bu çabanın,
Gizli bir nedeni olmalıdır ki,
Enişte vatanı öpüyor.
Türkiyelilik de nedir?
Bu işte bir iş var.
Kesinlikle var.
Orhan Veli’nin şiiri aklıma geldi.
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Bir iş var bu işin içinde.
Kesin bir iş var,
Bu işin içinde. (Şair Orhan Veli)
Şair ne kadar da güzel ifade etmiş.
Kesinlikle bir iş var,
Bu işin içinde.
Terörsüz Türkiye derken,
Kanımızı,
Algımızı,
Bilincimizi,
Şuurumuzu Türkiyeliliğe mi alıştırılıyor?
Zehir yavaştan verilir.
Zehirlendiğini bile bilemezsin.
Biz de ağır ağır zehirlenip,
Refleks veremeyecek hale mi geliyoruz?
Belki de geldik.
Bilinçli ve sistematik olarak,
Değiştirilmek istenen toplum bütünlüğü,
Bu değişime çanak tutan,
Süreci demeçleriyle normalleştiren siyasetçiler,
Ve çeşme akarken,
Küpünü doldurmak isteyen çıkar grupları.
Tüm bu kirli yapılardan dolayı,
Toplumsal olarak,
Bölünmüş,
Kutuplaşmış,
Birlikte yaşama iradesini,
Ve bilincini kaybetmiş,
Kendisinden olmayan herkesi,
Tahakküm altına almaya çalışan,
Bir kalabalığa dönüştük.
Kalabalık diyorum.
Toplum ve millet olma bilincini,
Ağır ağır verilen zehirlerle zehirlediler.
Tepkisiz ve hissiz hale getirildik.
Biz çıkarları için koşan,
Çıkarları farklılaştırılan,
Bu çıkarları doğrultusunda,
Hak, hukuk, vicdan gibi,
Kavramlardan yoksun hareket edenlerin yarattığı,
Enkaz altında kaldık.
Nefes alamıyor,
Boğuluyoruz.
Ekonomik krizler,
Geleceğin belirsizliği,
Her gün yenilerini duyduğumuz yolsuzluklar,
Adaletsizlikler,
Hakkaniyetsizlikler,
Liyakatsızlıklar,
İllegal ilişkilerin kutsandığı bir ülkede,
Bizler çok yorulduk.
Bu nedir yahu?
Neden bu derece kirliyiz?
Her gün yeni travmatik haberlere uyanan,
Ve bunu normalleştiren bir toplum olduk.
Kadın erkek ilişkileri yozlaştı.
Sürekli pompalanan gerilimin sonucu,
Ruh sağlığı bozulan topluma dönüştük.
Farklı olana da tahammülümüz kalmadı.
Özgürlükler kısıtlandı.
Özellikle düşünce özgürlüğü,
Demir parmaklıkların arkasına kondu.
Halbuki biz çok hoşgörülüydük.
Ne oldu bize?
Arap yobazlığını üstümüze kara çarşaf gibi serdiler.
Milli değerler hiçe sayıldı.
Altın kaplamalı evlerde,
Oturanları normalleştirdik.
Görgüsüz olduk.
Birileri aç iken,
Birileri tıksırıncaya kadar yedi.
Tok açın halinden anlamaz oldu.
Çok kaba olduk.
Bu ülkenin kurucu liderine bile ayyaş denildi,
Ve ağza alınmayacak hakaretler yapıldı.
Neden bu kadar yozlaştık?
Neden bu kadar ahlaksızlaştık?
Nereden çıktı bu Türkiyelilik?
Türkiye’de yaşayan bütün insanlar,
Bizim milletimizi meydana getirmiyor mu?
‘Tek Millet’ olan,
‘Türk Milleti’
Bir etnik aidiyet değildir.
Türk milletine mensup her fert,
Etnik kimliği,
Dini ve mezhebi ne olursa olsun,
Türk vatandaşıdır.
Tek millet olgusu,
Türkiyelilik,
Ya da Türkiye Milleti gibi,
Karşılığı olmayan sözlerle,
İfade edilemez.
İngilterelilik,
Fransalılık,
Almanyalılık diyor muyuz?
ABD milleti,
Yunan Milleti,
İtalyan Milleti gibi,
Saçma uygulamaları gösterebilir misiniz?
Bu ülkede her etnik kökenden,
İnsanlar yaşayabilir.
Lakin bir üst kimlik olarak,
Türk Milletiyiz.
Her zaman söylediğimiz gibi,
Tek Millet,
Tek Bayrak,
Tek Vatan,
Tek Devlet’ten vazgeçip,
Türkiyeli mi oluyoruz?
O zaman,
Verilmiş topraklar,
Bölünmüş vatan mı olacağız?
Bizler ulus devletimizi,
Toprak bütünlüğümüzü korumayı,
Şanlı bayrağımızı dalgalandırmayı,
Resmi dilimiz Türkçeyi,
Topraklarımızda egemen kılmayı,
Velhasıl;
Beyinleri işgal edilmiş zihniyetlere,
Savaş açmaya,
Sonuçta;
Milletimizi yüceltmeyi,
Devletimizi yaşatmaya ant içtik.
Son günlerde yapılan işlerde
Kesin bir iş var,
Bu işlerin içinde.