Evet konuyu biraz uzattık, ama pek çok bakımdan önemli... Ki pek çok CHP’li özelden aradı. Dünkü yazımla ilgili kimi ‘disiplinlikli olma’ kaygısıyla, kimi ‘yönetenlerle ilişkilerinin bozulmaması’ için facebook sayfamda “beğeni koymadıklarını” belirterek yazılarıma teşekkür ettiler. Mesincır ve whatsapp’tan mesaj gönderenler de oldu. İşte o mesajlardan biri:

Günaydın. Yazının altına yazacaktım bahane arıyorlar partiden atmaya.. Simpaş’a ruhsat verdi diye Mehmedi (Mehmet Oktay) partiden attılar. İl Başkanı,Vekiller İl Danışmada alkışladı. Çevreciyiz, biz gerekeni yaparız derken burada kaçak yapı niye yıkılıyor diye basının karsısına çıkıyor. Mehmet (Oktay) Başkanın demek ki Simpaş bahanesiyle siyaseten önükestiler.

Yoruma tam olarak katılmıyorum, ama çelişkiyi, ilkesizliği ortaya koyan bir yorum olmuş. Neyse, gerektiğinde yazmak üzere konuya bugün nokta koyuyorum...

+

Dünkü yazımı “Peki Sezer Durmuş o kaçak yapı yapılırken, partisinin ilçe başkanı olarak ne yapıyordu?” sorusu ile nokta koydum. Pek bir şey yapmıyormuş. Sadece CHP Dalaman İlçe Başkanı Sezer durmuş değil, CHP’li Belediye Meclisi Üyeleri de bir şey yapmıyorlarmış. Nitekim Köyceğiz, Ortaca, Dalaman bölgesinin yerel gazetecilerinden Metin Gire yaptığı paylaşımlarda şöyle diyor:

Kille Koyu’nda bugün karşı çıktığı kaçak yapılara bir dönem sessiz kalanlar, şimdi çevre savunucusu olarak meydanlarda...

Oysa Haber48, bu yapıların usulsüzlüğünü 2021’de belgeleriyle duyurmuştu.” diyen Metin Gire, “Tartışmalar yeniden alevlenirken, geçmişin sessizliğini hatırlatmak da biz gazetecilere düşüyor.” diye devam ediyor.

Metin Gire ‘haber48.com’ da “Geç kaldın Sezer Durmuş! O koyu siz susarken yıktılar” başlığı altında 27.05.2025 tarihli yazısında şu ifadelere yer vermiş:

Bugün Dalaman’da çevre mücadelesi maskesiyle sergilenen sahte bir vicdan tiyatrosunu izliyoruz. Başrolde kim var dersiniz? 2019-2023 yılları arasında CHP Dalaman İlçe Başkanlığı görevini yürüten Sezer Durmuş. Görev süresi boyunca üç maymunu oynayan Durmuş, şimdi Kille Koyu’ndaki yapılaşmaya karşı sözde bir protestoyla sahneye çıkıyor. Kusura bakmayın ama halk aptal değil!

+

Metin Gire söz konusu yazıda, “Haber48 olarak biz bu kepazeliği çok önceden, 6 Mayıs 2021’de ifşa ettik. MUÇEV’in Kille Koyu’nu Dalaman Belediyesi’ne kiralamasının ardından belediye, yasaları çiğneyerek denize sıfır betonarme yapılar dikti. Üstelik bu sözde ‘sezon hazırlığı’ adı altında yapılan inşaat, imar kanunlarına tamamen aykırıydı. Doğal dokuya zarar veren bu yapıların ahşap ve geçici olması gerekirken, kalıcı beton bloklar dikildi. Bir değil, iki yapı! Biri 400-500 metrekare, diğeri biraz daha küçük ama hepsi beton!” derken şöyle devam etmiş:

Peki ne oldu sonra? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı devreye girdi, kanunsuz inşaatı tespit etti, belediyeye ‘yıkın’ talimatı gönderdi. Yani milletin parasını harcayıp bina yaptılar, sonra yine milletin cebinden harcayıp yıktılar. Bir kuruşluk hesap sorulmadı. Kimse istifa etmedi. Kimse çıkıp ‘biz bu rezilliği nasıl yaptık’ demedi. En önemlisi, o günlerde CHP’nin ilçe başkanı olan Sezer Durmuş tek kelime etmedi.

O dönem sessiz kalan, göz yuman bir ismin şimdi ahkam kesmesi halkın aklıyla alay etmektir. İnsan soruyor: O zaman neden sustun? O koltuk sıcacıkken neden konuşmadın?

+

Yazısında “Bir siyasi figürün sınavı, koltuktayken verdiği mücadeleyle ölçülür. Görevdeyken susup, iş işten geçtikten sonra bağıranlara halk artık itibar etmiyor. Samimiyet testinden kalanları kamuoyu da affetmiyor.” diye de ifade eden Metin Gire’nin soruları, saptamaları açık ve net...

Yazısının altıdaki yorumlardan ikisini paylaşmak isterim.

Birinde Bahtiyar Çağlar “Metin Bey, benim anladığım; 2021 de zaten karşı çıkılmış. O zamanın muhalefeti olarak zaten ellerinden geleni yapmış Durmuş Başkan. Maalesef ormanı, adliyeleri bile tiklemeyen bir güç kimseye tamah etmeden dökmüş paraları. Hem de 10 milyon TL (Saray yapılırdı bu paraya). Başkan diyor ki, madem yapıldı ve var, o zaman halkın parasını çöpe atmayalım. Engelli insanlarımıza tahsis edelim kullanılsın deniyor. Ben yanlış anlamışsam düzelt lütfen.” ifadesinde bulunmuş.

Bahtiyar Çağlar sanırım karıştırmış, ama kısmen doğru anladığı Durmuş Başkan’ın bu kaçak taş yapının yıkılmasına karşı çıktığı ve Dalaman Belediyesi olarak kullanmak istemesidir...

Söz konusu yazıya Dalaman’ın eski başkanlarından Şevket Durmuş da “Aynen katılıyorum. Ben de binanın kaçak olduğunu, binanın yıkılarak Kıyı Kenar Çizgisi içine yapılan binayı yaptıranlar ve yapanlardan paranın tahsil edilmesini paylaşmıştım. O gün muhalefet olanlar muhalefet yapmadılar bugün ise şovmenlik yapıyorlar.” diye yorumda bulundu...

İlçe Başkanlığında konuşmayan Sezer Durmuş belediye başkanlığında konuşuyor. Sezer Durmuş Başkan hazır konuşmaya başlamışken Metin Gire’nin açıklamaları ile ilgili de konuşmalıdır. Bu köşe herkese olduğu gibi Başkan Sezer Durmuş’a da açıktır.

+

Konuya ilişkin yapılan yorumların en isabetlisi dünkü yazımda yer aldığı gibi Şevket Durmuş Başkan’ın “Kıyı Kenar Çizgisi ihlaline” dikkat çeken yorumu olurken, çıkan yazıların en çarpıcısı Metin Gire’nin yazısı ve en çarpıcı haber başlığı da bana göre Cumhuriyet gazetesinin “AKP’li başkan döneminde yapılan yapı CHP döneminde yıkıldı” şeklindeki başlığı oldu.

Evet AK Partili Başkan döneminde, hatta kendisi tarafından yapılmış ve CHP döneminde de yıkıldı, ama taş binayı CHP yıkmadığı gibi, yıkıma da tepki gösteriliyor! CHP’li Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş feryat figan... Dün vurguladım, Now TV başta manipüle yapmadığı yer, kişi kalmadı...

Bu arada yıkımla ilgili Orman Genel Müdürlüğü yasayı işaret ederken, CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici yıkımı “siyasi intikam” olarak nitelendirdi.

Keşke Tarım Orman Bakanlığı bu yıkımı seçimden önce gerçekleştirmiş olsaydı da Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş’un gözyaşlarına yazık edilmiş olunmasaydı. Keşke Orman Genel Müdürlüğü geçte olsa Kille Koyu’na sahip çıkarken Marmaris Milli Parkı’na ve Akyaka Orman Kampı’na da sahip çıkmış olsaydı. Neyse belki bundan sonra sahip çıkılır.

AK Parti Dalaman İlçe Başkanı Hüseyin Ertuğrul tarafından yapılan yazılı açıklamada, yıkımın 7442 sayılı kanunun ilgili maddeleri ve Orman Kanunu’na dayanarak gerçekleştirildiği belirtildi. Ertuğrul, “Devlet ormanlarına izinsiz yapılan yapıların, karar gerekmeksizin Orman Genel Müdürlüğü tarafından yıkılması emredici hükümle sabittir. Dalaman Belediyesi tarafından yapılan bina ve tesisler de bu kapsamda yıkılmıştır. İşlem, tamamen yasal zeminde ve idari yetki çerçevesinde yapılmıştır.” dedi.

Buna karşılık CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici de Bodrum Gündem’e yaptığı açıklamada yıkımın zamanlamasına dikkat çekerek “AK Partili belediye döneminde ruhsatsız yapılan bu tesise yıllarca müdahale edilmedi. CHP belediyesi göreve gelir gelmez hiçbir tebligat yapılmadan, bir sabah baskınıyla tesis yerle bir edildi. Yıkım sonucu oluşan kamu zararının yaklaşık 10 milyon TL olduğu söyleniyor. Bu zararın hesabını kim verecek? Çifte standart uygulanarak kamu kaynağı israf edilmiştir.” ifadelerini kullandı...

+

Başkanlığında ormanın ve denizin içine eden önceki Dalaman Belediye Başkanı Muhammet Karakuş da Patronlar Dünyası’na yaptığı açıklamada “Bu bölgeyle ilgili koruma imar planı yapılıyordu. Yeni seçilen belediye başkanı bu planı takip etmedi. Yapı kaçak mıydı, kaçaktı. Bakanlık o süreçte orayı durdurdu. Koruma imar planı yapıldıktan sonra imar planı içine alındıktan sonra kullanacaktık. Yeni belediye başkanı göreve geldikten sonra oraya kepenk taktırdı, orayı açtırmaya çalıştı. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü de tutanak tuttu” diye konuşmuş.

Açıklamada iki doğru var. Birisi Karakuş’un her türlü kanunu ihlal ederek “kaçak yapı yaptığı ve bakanlıktan onay alamadığı için binayı kullanamadığı”, diğeri halefi Başkan Durmuş’un, “Kaçak yapının yıkılması ve 10 milyonluk kamu zararının tahsili için girişinde bulunacağına, kaçak yapıya kapı pencere taktırıp, bahçe duvarı yaptırıp kullanmaya kalkmış olması”dır...

Hey Allahım hey... Neyse şimdi toparlayalım.

- O taş yapı kaçaktır ve kaçak yapı yapmak suçtur. Gecikmeli yıkılması ise yasaldır.

- O kaçak yapıyı yapanlar hakkında suç duyurusu yapılmalıdır. Bugüne kadar yapmamış olanlar için de bir suç duyurusu olmalıdır.

- Söz konusu 10 milyon TL olduğu söylenen harcama ile ilgili de “kamu zararı davası” açılmalıdır. Bugüne kadar açmayanlar hakkında da suç duyurusu yapılmalıdır.

Bir de o yıkım “geri dönüşümlü” yapılmamıştır. Taş bina olduğu gibi yıkılıp moloz haline getirilerek koydan tahliye edilmiştir. Umarım bir başka ormanlık alana dökülmemiştir. Burada yaşanan “savurganlığın” hesabı da sorulmalıdır.

Ve Dalaman Belediyesi’ne iki soru ile noktalayalım: Kille Koyu için MUÇEV ile yapılan kiralama protokolü devam ediyor mu? Dalaman’da yine AK Partili Başkan Muhammet Karakuş tarafından Kayacık Sahili’nde denizin içine yaptırılan ve faaliyette olan sosyal tesis yasal mı acaba?

--------------- --------------

GÜNÜN SÖZÜ; Uygarlığın ilk şartı adalettir. --Sigmund Freud