Kim olursan ol; ama bağımlılıklarını,

alınganlıklarını ve öfkelerini yakarak...

Hangi yoldan gidersen git; ama oyalanmadan,

izler bırakarak, su gibi akarak...

Cüneyt Gültakın

Suyun akışına takılıp gidiyor tüm benliğim. Suyun akışına bırakmak istiyorum kendimi. Her türlü tasadan, kaygıdan azade. Suyun akışındaki huzur ve dinginlik. Nereye gideceğimi bilmeden, istikamet suyun gittiği yer. Menzili okyanuslar olan tüm idealler adına. Suyun akışında huzurlu, bir o kadar güvenli.

Suyun olduğu her yere hayat mayalanıyor. Suda hayata dair, hayatta suya dair izler. Akışına bıraktığım hayata bir damla sınırlılığında tutunuyorum. Damla sükûnetinde kendimle baş başayım.

Damlanın girdiği her kabın şeklini alması timsali her zamana, her mekâna uyumluyum. Ben suyun, hayatın bir parçasıyım. Her damladan bana düşen bir parça var aslında. Aslıma o damla sayesinde ulaşacağım. Ait olduğum yere.

O zaman benliğimi suyun akışına bırakmama kim mani oluyor? Yoluma giderken ayağıma kim çelme takıyor, kim taş çeliyor? Kahve telvesinin karanlığına bürünmüş tüm siluetler peyder pey harekete geçiyor. Hani dostlukta bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardı. Bir damlanın da acelesi vardır. Bırakın yoluna gitsin, yolunu bulsun.

Masallardaki ihtiyarın ya da padişahın küçük oğlu olmak istiyorum. O küçük oğuldaki bilgelik ben de olmalı. Ben de o küçük oğul gibi irfan yolunda olmalıyım. İnsana dair bencilliğin kıyılarına vurmamalıyım. Bir damla diğer damlayla tamamlanamazsa ummana nasıl kavuşur. Masallardaki küçük oğul hep söz dinlerdi. Ben de söz dinlemesini bilmeliyim. Kendi sözüme sadık, itaatkâr olmalıyım. Ki aynada bakacak yüzüm olsun.

Bütün bilmeceleri önüme koy çözerim demiyorum, çözmeye çalışırım. Gayret ederim. Suyun akışındaki hıza uyarım. Bütün teslimiyetimle uyarım. Amaç ummana kavuşmak, gayrisi teferruat. Teferruatta boğulmanın ne âlemi var.

Bak ellisine merdiven dayamışız. Onca ayrıntının, vehmin, kuruntunun, çekememezliğin, hasedin ve de bencilliğin kazandırdığı nedir? Fotoğraflara verdiğimiz yüzlerde kalmalı aslımız. O yüzler hep güler; ya o gülen yüzlere ait gözler? Onlar güler mi? Ne zaman gözler gülüyor, bilin ki yüreklerde kanatlanmıştır, her yer bayram yerine dönmüştür.

Bütün fotoğrafların yüzleri de suyun akışına bırakmalı kendini. Suda yüzen renkler eşlik etmeli insana. Her türlü dertten, tasadan, kaygıdan azade. Fotoğraflardaki yüzlere yüzlere, damlalar damlalara eklenince insanın hikayesi başlıyor. Suyun akışında hayat, hayatın içinde de insanın hikâyesi var aslında.

Bak suyun akışına bırakmış gidiyoruz. Gözüme bir su kenarında suya hasret kalmış, bütün dallarını suya eğmiş bir söğüt çarpıyor. Beli bükülmüş, suya kanmış, suya hasret. Suyun akışında söğüdün hik3ayesinde aşk var. İnsan da suya hasret kalınca aşka tabi oluyor. Aşka gelince o damla kendine geliyor. Uyanıyor. Bütün kırık hikâyeler mana kazanıyor.

Suyun akışında seyre dalıyorum. Hem suyun içinde hem de suyun üstünde. Tüm sermayem hatıralarım. Hatıralarımla ve de tüm benliğimle suya dokunuyorum. Suda hayat buluyorum. İnsanın hikâyesi gerçeğe, doğruya, iyiye suyla mana kazanıyor. Arınıyorum, aklanıyorum, diriliyorum. Suyun akışında kendimi buluyorum.

Suyun akışında her şeyi geride bırakıyorum, silmeden, yok etmeden. Benliğim damlanın içerisinde hiçe talip oluyor. Aslında tüm faniliğim, yarım kalmışlığım o damlanın içerisinde tamamlanıyor.

Sevgi sözcükleri arıyorum, içim ısınsın diye. Yanmaya talibim, susuzluğa talibim. Suyun akışına istikametim yokuşlar. Yokuşların üstüne üstüne gidiyorum. Pişmeye talibim. Suyun akışında huzura talibim. Artık dillerim lâl kesildi. Bütün cümleler hükümsüz.

Her şey ne kadar da boş! Damlanın içi de boş. Benim serüvenim o boşluğu doldurmaktan geçiyor. İnsanlarla birlikteyim. Her yanım insan dolu. İnsan insan kokuyorum, insan insan akıyorum. Her damla bir insan.

Akıyoruz hayatın yokuşlarında. Dilimiz, inancımız, ideallerimiz, muratlarımız ortak. Her türlü kaygıdan, şikâyetten, nazardan azade! Suyun akışında gökyüzüne eş oluyorum.

Ummanı idrak ediyorum. Gökyüzünün sınırsızlığında kayboluyorum. Gökyüzüne bakarken ummanı görüyorum, gökyüzüne dalıyorum.

Sevdamı bulutlara yazıyorum. Damla damla birikiyorum yüreklerde. Her bir insan yüreğinde kendimi buluyorum.