"İnsan insan olmadan yarım kalır.İnsanla tamamlanır. Gecenin gündüze, gündüzün geceye kavuşması gibi. Ay ışığınıgüneşten alır, güneş geceleri ışığını aya devreder. Ay ile güneş, insan ileinsan gibi tamamlar birbirini."

Yine güzel bir paylaşım. Bu sefer Oğuz Atay'dan: "Herinsanın yaşadığı iki tarafı var; biri vitrinlik biridebilmediğimiz derinlik."

Söze mana katan insan erdemle kanatlandığıölçüde özündeki güzelliklere kavuşabiliyor. Sözlere güzellik katan insan sözdekalmıyor, bütün erdemi içinde taşıyor. Yaşıyor, yaşatıyor. Nefes alıyor,nefesler aldırıyor.

Hayatının her bir virajında yepyeni hikâyeler bekliyorinsanı. Günler günlere aynı şekilde kavuşmuyor. Her yeni gün insanı tümbenliğiyle değiştirecek dokunuşlara bırakıyor. Bugün için her şey normalseyrindeyken bir anda yolun seyri değişiyor. Gah yokuş aşağı gah yokuş yukarı;tırmanışla iniş arasındaki fark insanın iradesinde, gücünde.

Bugün hayata dair her şey ne kadar güzelken; rüzgar, yağmur,bulut, çiçek, ağaç, deniz.. Her şey insanı güzelliğiyle tamamlarken bir andasert bir fren her şeyi değiştiriyor. Tepetaklak geliyorsun. Neydim, ne oldu, neoluyoruz? Nereye gidiyor. Hayata dair her şey avucumun içindeyken,planlanmışken bak avucumdan iradem dışında kayıp gidiyor? Bir şey yapamıyorum.O zaman insan kendi gerçeğiyle baş başa kalıyor. Hakikat karşısında benimiçimdeki insan ortaya çıkıyor.

İnsana dair üç sihirli kelime: "Sabır, şükür ve tevekkül".Her şeye rağmen nefes alıyorsam, sevdiklerim yanımdaysa ve ben hayata bir yerindentutunabiliyorsam yolculuğum devam ediyor demektir. Burada insan insanlatanışıyor. Kendi başınayken ortaya çıkan irade ve benliğin özüne dair hasletlersana "insan"ın durduğu yeri, durman gereken yeri gösteriyor. Ama yeter mi?Kesinlikle hayır! İnsan insan olmadan yarım kalır. İnsanla tamamlanır. Geceningündüze, gündüzün geceye kavuşması gibi. Ay ışığını güneşten alır, güneşgeceleri ışığını aya devreder. Ay ile güneş, insan ile insan gibi tamamlarbirbirini.

O zaman söz insanda!. İnsanın hikâyesinde, kendinedönüşünde, aynadaki görüntüsüne bakmasında, kendini dinlemesinde,sorgulamasında. Söz, insanda! Oldum dediğin yerde olmaya devam ettiğini farkettiğinde, bitti dediğinde yepyeni başlangıçlara girdiğini anladığında. Sonnefesinde bile bitmiyor insan. Bu dünyadaki hikâyeleriyle insanlara yolgösteriyor, yön veriyor. Söz, insanda!. Söz, başlangıç noktasına dönüşte.Yepyeni sözlere yol vermede.

2022 görevini tamamladı ama; sona ermedi hikâyesi 2018,2023'te devam ettirecek hikâyesini. Yepyeni dokunuşlar, yepyeni kavrayışlar,inişler, çıkışlar saracak her yanını. Buna rağmen insan tarihlerle donattığıhayatını zamana, mekâna teslim etmeden zamanı, mekanı kendi hikayesiyleanlamlandıracak.

O zaman, bir duruşa, bir bakışa, bir dinleyişe, bir okuyuşaihtiyacı var insanın. İnsan insana bakmalı bir an. Sözü insana vermeli, iyicedinlemeli, iyice görmeli, iyice okumalı. Dostoyevski, Çar tarafından idamamahkum olduğunda ve idam mangası karşısında tam kurşuna dizilecek Çar'ın affınauğradığını öğrendiğinde, ölüme giderken bir anda yaşama sarıldığında ve deyıllarını ölüme sürgün olarak görülen Sibirya'da geçirdiğinde hep insana baktı.Hem vitrindeki insana ama; daha çok bilinmeyen de rinliklerinde kaybolmuş insana.

Bir "KaramazofKardeşler" , bir "Suç ve Ceza", bir "İnsancıklar", bir "Budala" sözü insana verip insanınhikâyesine bakmamızı sağlar. Dostoyevski'nin hikâyesi bir insanın hikâyesi, birinsandan çıkan binlerce insana dokunan hikâye. Söz, insanda! Yeni yılda bütünfarklılıklarıyla, yanlışlarıyla, doğrularıyla, güzellikleriyle insanınhikayesinde saklı. Bu dünyada tek başımıza değiliz. Benliğimizin çepeçevresarmaladığı dünyadaki hikâye her daim yarım kalmaya mahkumdur. İnsanın hikâyesiinsanla tamamlanır. İnsan insanla güzelleşir. İnsanın ağusunu yine insan alır.Söz, her şeye rağmen yine insandaolmalı!

"Ne zaman insan oluruz? Aynı fikirde olmamak,düşman olmak, zannedilmediği zaman. Bir fikir ayrılığına rağmen karşındakinesaygı duyabiliyorsan, insan olmuşsun demektir."

Dostoyevski

Yeni yılda tüm okurlarımızla, ailelerimizle,sevdiklerimizle, milletimizle, insanlarımızla sağlık, huzur, umut ve mutlulukiçerisinde geçireceğimiz güzel zamanlara. Sözün insanda olduğu zamanlara.