Sosyal belediyecilik,
Belediyelerin sadece,
Alt yapı hizmetleri sunan,
Teknik birimler olmaktan çıkıp,
Toplumsal refahı önceleyen,
Vatandaşlarının,
Sosyal ihtiyaçlarını gözeten,
Bir anlayış,
Bir yönetim biçimi olarak,
Milletine hizmet ülküsü ile,
Ortaya çıkan,
Bir yerel yönetim biçimidir.
Geleneksel belediyecilik anlayışı,
Yol, su, kanalizasyon, temizlik gibi,
Temel hizmetlerin sunulmasıyla sınırlıyken,
Ancak toplumların artan,
Sosyal ihtiyaçları,
Kentlerdeki eşitsizliklerin derinleşmesi,
Ve katılımcı demokrasi talepleri,
Yerel yönetimlerin rolünü,
Yeniden yapılandırmıştır.
Bu bağlamda ‘Sosyal Belediyecilik’,
Yerel yönetimlerin,
Daha kapsayıcı, katılımcı,
Ve sosyal adaleti gözeten,
Bir hizmet anlayışına yönelmesidir.
Sosyal belediyecilik özellikle,
Dezavantajlı gruplara yönelik,
Sosyal destek sunması,
Eğitim, sağlık, kültür,
Kadın ve çocuk hizmetleri gibi alanlarda,
Aktif rol üstlenmesini öngören,
Bir yönetim anlayışıdır.
Temel hedefi kentte yaşayan kalitesini arttırmak,
Diğer varlıklı gruplara karşı bireyi,
Dezavantajlı olduğu alanlarda,
Devletin yani yerel yönetimlerin,
Vatandaşının yanında
Ve destekçisi olduğunu göstermesidir.
Fırsat eşitliği sağlayarak,
Toplumsal dayanışmayı güçlendirmektir.
Sosyal belediyeciliğin temel ilkelerinde,
Sosyal hizmetlerin tüm vatandaşlara,
Eşit erişimini sağlamak.
Vatandaşların da karar alma süreçlerine dahil edilmesidir.
Belediyelerin faaliyetlerinin açık bir biçimde yürütülmesi,
Sosyal projelerin uzun vadeli,
Gözetilerek planlanması,
Hizmetlerin bireylerin temel ihtiyaçlarını,
Karşılayacak şekilde tasarlanması,
Özellikle temel ihtiyaçlarını,
Karşılayamayan bireylere yapılan projelerle,
Onlara can suyu olabilmektir.
Ülkemizde,
Sosyal Belediyecilik uygulamaları,
1990 yılından itibaren,
Büyük bir ivme kazanmış olup,
Bazı büyükşehir belediyelerince,
Önemli projeler hayata geçirilmiştir.
Bunlar;
Sosyal yardım ve destek projeleri olarak,
Gıda ve erzak yardımları,
Halk ekmek,
Halk süt,
İhtiyaç sahibi ailelere düzenli,
Ve dönemsel olarak gıda kolilerin dağıtımı diyebiliriz.
Giysi bankaları ile toplanan giyim ürünlerini,
İhtiyaç sahiplerine dağıtımının yapılması.
Nakdi yardımlarda önemlidir.
Maddi durumu kötü olan kişilere,
Belirli kriterlerle yapılan yardımlardır.
Askıda fatura ödemeleri gibi uygulamalar,
Toplumsal dayanışmayı artırmaktadır.
Kadın ve aile merkezleri ile,
Kadınların sosyal ve ekonomik hayata,
Katılımlarının teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.
Gençlik ve Eğitim destekleri,
Burs ve etüt merkezleri ile,
Ülkemizin geleceğine yatırımdır.
Ücretsiz kurslar ile fırsat eşitliği sağlamak da,
Sosyal belediyecilik için önemlidir.
Kısaca;
Gelir adaletsizliğini azaltarak,
Toplumsal dayanışmayı güçlendirmek,
Vatandaşın yerel yönetimlere güvenini sağlamaktır.
Sonuç olarak;
Yerelde barışı ve huzuru temin etmektir.
Sosyal belediyecilik ayrıcada;
Çağdaş yerel yönetimlerin de temelidir.
Amaç sadece yol yapmak değildir.
Katılımcı, adil ve dayanışmacı,
Bir şehir yaratmak,
Sosyal belediyeciliğin de şartıdır.
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı,
Ferdi Zeyrek,
Bizlere büyük bir insanlık dersi vererek,
Aramızdan ayrıldı.
Yaptığı projeler sosyal belediyeciliğe örnek teşkil etmekteydi.
Halkı kucaklayan davranışları ile,
Adını ölümsüzler listesine yazdırdı.
Ruhu şad olsun.
Çalmamış ve çaldırmamış.
Ülkemiz insanları artık,
Temiz siyasetçiler görmek istiyor.
Ferdi Zeyrek;
Birçok sosyal projeye imza atarken,
Manisa’da kent lokantaları
Ve halk mandraları da açmıştır.
Bizler de ilimizde;
Kent lokantaları,
Halk et,
Halk Mandra gibi,
Hizmetlere erişebilecek miyiz?
Sosyal belediyecilikte,
Millet sevgisi ve milli şuur çok önemlidir.
Dönemin Başbakanı Turgut Özal zamanında,
Gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır:
Japon eğitim uzmanları gelmiş
Ve ülkemizin eğitim sistemini incelemiş,
Özal'ın bürokratlarının da,
Hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş
Ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi:
“Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!”
Turgut Özal'ın “Nasıl?”
Sorusu üzerine şunu anlatmışlardı:
“Biz Japonya'da okula başlayacak çocuklarımıza,
Milli ruh şoklaması yaparız.
Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir,
Dev fabrikalarımızı,
Teknoloji merkezlerimizi gezdirir
Ülkemizin gücünü gösteririz.
Sonra da bu yavrularımızı alır,
Hiroşima ve Nagazaki'ye götürür,
Orada atom bombası atılan,
Ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki:
Eğer siz çalışmaz,
Bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye
Sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.”
Bürokratlardan biri atılır:
“Ama bizim Hiroşima'mız yok ki!” der.
Japon uzmanın cevabı tokat gibidir:
“Sizin Çanakkale'niz on Hiroşima eder!”
Milli Şuurun gelişmesi için,
Ne büyük bir çaba.
Yukarıda sosyal belediyecilikten,
Söz etmiş,
Büyükşehir Belediye Başkanımız,
Ahmet bey,
Öğrencilere Menteşe–Akyaka arasını 1 TL yapmış,
Öğrenciler de buna çok memnun olmuştu.
Ülkemiz gençlerimize emanet edilecektir.
Büyükşehir belediyesi olarak,
Belediyemizin sponsorluğu ile
Gençlerimizi ve vatandaşlarımızı,
Atalarımızın canlarını siper ederek,
Vatan sevgisiyle yazdıkları destanı anlatan,
Savaşın izlerini taşırken,
Kahramanlık hikayelerini fısıldayan topraklara,
Çanakkale Şehitliğine götürmeye,
Ne dersiniz?
Diğer yapılacak sosyal projelerle,
Gençlerimizde de Milli Şuuru geliştirmeye ne dersiniz?