KİLLE, SARSALA FATİHİ SEZER...
Dalaman’ın “Göcek Koylarından” sanılan ünlü koylarından Kille’de yıkılan kaçak yapının ardından gözyaşı döküp “Tüyü bitmedik yetimin hakkı ne olacak?” diye ağıt yakan ve Şekspir’e rahmet okutturan Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş’un ilçenin 1. Derecede Doğal Sit Alanı ilan edilmiş bir diğer ünlü koyu Sarsala’da kaçak yol ve yapılar yaptığı ortaya çıktı.
Dalaman’ın CHP’li Belediye Başkanı Sezer Durmuş şimdi sana “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?” demezler mi?
Ben en çok, Dalaman/Kille Koyu’nda dönemin AK Partili Belediye Başkanı Muhammet Karakuş tarafından her türlü yasa ihlal edilerek kaçak göçek yaptırılmış olan ve Orman Genel Müdürlüğü’nün kararıyla geçtiğimiz günlerde o kaçak taş bina yıkılırken Sezer Durmuş’un ‘gazına gelip’ oraya koşup yıkımı protesto eden ve olmadık açıklamalarda bulunan CHP’lilere üzülüyorum.
Durmuş Sezer onların yüzüne nasıl bakacak merak ediyorum... Başta CHP İl Başkanı Av. Zekican Balcı ve öteki CHP’liler Sezer Durmuş tarafından kullanıldıklarını düşünüyorlar mı acaba?
Gündem çok yoğun, bu konuya yarın detaylı bakarız...
+
CHP İL BAŞKANI HUKUKÇU AMA...
CHP Muğla İl Başkanı Av. Zekican Balcı, Menteşe’nin Bayır ve Yatağan’ın Deştin Mahalleleri sınırında Tekağaç mevkiinde yapılmak istenen ‘Çimento Entegre Tesisi’ projesini engellemeye yönelik olarak Büyükşehir Belediyesi ile Yatağan ve Menteşe Belediye Meclislerinin “Nazım ve Uygulama İmar Planları iptalleri” kararlarına Muğla Valiliği tarafından İdare Mahkemesinde açılan davaya tepki göstermiş.
İl Başkanı Av. Balcı yazılı basın açıklamasında, “Bu dava, yerinden yönetim ilkesini ve yerel demokrasiyi hiçe saymaktadır” diyerek şöyle devam etmiş:
“Bu karar, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde, belediyelerin şehircilik ilkeleri ve kamu yararı doğrultusunda plan yapma ve değiştirme yetkisi kapsamında alınmıştır. Dolayısıyla söz konusu karar, hem hukuki hem de anayasal açıdan meşru, yerel iradenin doğrudan tezahürüdür. Ne var ki, Muğla Valiliği tarafından açılan iptal davası, idari teamülleri ve yerinden yönetim ilkesini açıkça hiçe saymakta; merkezi idarenin, yerel demokrasiyi baskı altına alma eğilimini bir kez daha ortaya koymaktadır”
Anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum. Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Hukuk Bürosu’ yok mu?
Konuyu veya sorunu “siyasallaştırmak” için mi böyle yapılıyor?
+
Sevgili kızımın aldığı 2 üniversite eğitiminden biri ‘Kamu Yönetimi’dir. Bu bölümde “Kamu Hukuku” da öğretilir. Kitaplarına arada bir bakardım. ‘Yerinden Yönetim’ de “özerklik” olmakla birlikteliği tanım şöyledir:
“Özerklik yerinden yönetim kurumlarının, yönetim ve mali alanda sahip oldukları serbestçe hareket edebilme olanağını gösterir. Bağımsızlık değildir. Yerinden yönetim kurumları yönetimde birliği sağlama yönünden yasaların öngördüğü şekilde genel yönetimin denetimi ve gözetimi altındadır.”
Karıştırmamak lazım. Valililerin böyle bir davayı açıp açamayacaklarını bilmek için belli ki ‘hukuk eğitimi’ yetmiyor! Başlı başına ‘Kamu Hukukunu’ da bilmek gerekiyor.
Üstelik bakın ilgili yasada “Meclis kararlarının kesinleşmesi Madde 23” şöyle diyor:
“Belediye Başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir. Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir.
Belediye Başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde idari yargıya başvurabilir.
Kararlar kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde mahallin en büyük mülki idare amirine gönderilir. Mülki İdare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe giremez.”
Bu telaş niye onu da anlamıyorum. Muğla Valiliği’nin mahkemeye başvurusunda “hukuka uyarlık” yoksa başvuru zaten mahkeme tarafından ret edilir.
+
DALAMAN ÇAYI TARTIŞMALARI...
Muğla Büyükşehir Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı maşallah “ Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı” gibi çalışmaya başladı. Oraya bir “danışman” geldiğinden beri bu böyle...
Benimde dahil olduğum bir iki gazetecinin ve DP Muğla İl Başkanı Atınç Koylu’nun tartıştığı, sonradan İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi’nin de katıldığı ‘Dalaman Çayı’ tartışması ile ilgili olarak belediyenin basınla ilgili o bölümünden MUSKİ imzalı bir yazılı açıklama yapıldı. 17.06.2025 tarihli açıklama özetle şöyle:
“Kamuoyunun Dikkatine: Su Transferi Gündemine İlişkin Bilgilendirme.
Son dönemde kamuoyunda gündeme gelen su yönetimi projelerine dair çeşitli değerlendirmeler ışığında, bazı teknik ve yasal hususların kamuoyuyla paylaşılmasında yarar görülmüştür.
4 Haziran 2025 tarihli ve 9961 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Batı Akdeniz Havzası Su Tahsis Planı ve Eylem Planı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Plan, havzanın su kaynaklarına dair genel çerçeveyi ve tahsis esaslarını düzenlemekte olup; • Sektörel ve alt-havza düzeyinde tahsis kriterlerini, • Kuraklık dönemlerine göre su tahsis tarifelerini, • Yıllık su potansiyelinin tahmin yöntemlerini, • Ve havzalar arası/harici su transferi prensiplerini içermektedir.
Ancak dikkatle incelendiğinde, bu plan kapsamında Muğla’dan Aydın’a yapılacak doğrudan bir su transferine ilişkin herhangi bir teknik, hukuki ya da uygulamaya dönük netlikte madde bulunmamaktadır. Karar ve eklerinde yalnızca “havzalar arası su transferi için belirleme çalışmaları yapılacaktır” (Eylem Maddesi No: 2 – 2025–2029 dönemi) ifadesine yer verilmiş; buna karşın hangi havzalar arasında, hangi yönlerde ve hangi önceliklerle bir aktarım olacağı netleştirilmemiştir.”
Bize ne? Biz bunu bilmiyor muyuz? MUSKİ bu çaydan yararlanabilir mi? Niyeti var mı, onu anlatın bize.. İyi ki ‘dezenformasyon’ ile suçlanmamışız! Cezası oldukça ağır...
+
SİZ BU SORULARIN YANITINI VERİN
MUSKİ imzalı açıklamada “Ayrıca, karar metni veya eklerinde, Dalaman Çayı’ndan Bozdoğan Kemer Barajı’na yapılacağı belirtilen tünel su aktarım projesine dair herhangi bir uygulama programı, mühendislik verisi, zamanlama takvimi ya da fizibilite belgesi yer almamaktadır. Söz konusu karar, yalnızca su tahsis planlamasına dair prensip düzeyinde onay niteliği taşımaktadır.” laf kalabalığı yapılmaya devam edilmiş.
Başkalarını bilmem, açıklamadaki “Son dönemde kamuoyunda gündeme gelen su yönetimi projelerine dair çeşitli değerlendirmeler ışığında, bazı teknik ve yasal hususların kamuoyuyla paylaşılmasında yarar görülmüştür.” ifadesi bana ağır geldi...
Bu “dile” dikkat edin.. Aynı dilden konuşmayı bizde biliriz...
Kamuoyunu aydınlatacaksanız, siz bilgi kirliliğine kaçmadan şu soruların yanıtını verin:
4 Haziran 2025 tarihli ve 9961 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının içinde Muğla’nın da yer alması girişiminiz olacak mı? Dalaman Çayı sizi ilgilendirmiyorsa, Bodrum-Milas Havzasında yapımı gündemde üçüncü barajdan yararlanacak mısınız? Belediye Bütçesi’nden MUSKİ’ye aktarılan 1 milyon TL, nerelerde nasıl kullanıldı? Yetti mi yetmedi mi? Ana İsale Hattı ne zaman yenilenmiş olacak? Bodrum’da susuz yaz ne zaman bitecek?
+
İŞE KÖTEKLİ’DEN BAŞLANMALI
Muğla bir ara ‘Kötekli’ ile ünlenmişti, ki o “ünümüzden” bir şey kaybetmiş değiliz... Şimdi de Marmaris’ten saçılan iğrenç görüntüler ünümüze ün kattı.
Olayı bilmeyen duymayan kalmadı. Anlatmaya gerek yok. Yerli ve yabancı birçok turisti rahatsız eden söz konusu görüntüler yetkilileri harekete geçirdi. Rahatsız edici görüntüler sonrası 14 mekanın kapatıldığı 12 mekanın ise geçici mühürlendiği öğrenildi. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık görüntülerle ilgili de “Birçoğu geçmiş yıllara ait, asla müsamaha gösterilmeyecek” dedi.
Vali Dr. İdris Akbıyık, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Gemalmaz, İl Emniyet Müdürü Ali Canbolat ve Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya’nın da hazır bulunduğu basın toplantısında 2025 yılı içinde Marmaris’te 27 işletmeye yönelik toplam 39 işlem gerçekleştirildiğini, 16 işletmenin geçici süreyle kapatıldığını belirtirken, ayrıca Marmaris Belediyesi tarafından aynı yıl içinde 7 işletmeye ses desibel sınırı ve izinsiz müzik yayını nedeniyle cezai işlem uygulandığını kaydetti.
Sosyal medyada yayılan görüntülerle ilgili “Soyal medyada paylaşılan birçok görüntü geçmiş yıllara aittir. Bu yolla kamuoyu yanıltılmakta; güvenlik güçlerimiz ve kurumlarımız yıpratılmaya çalışılmaktadır” diyen Vali Dr. Akbıyık şu ifadelerde bulundu:
“Çalışmalarımız neticesinde; İlimizin sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel değerleri koruyarak, misafirlerimizin huzur içinde tatil yapmalarını sağlamak en temel önceliğimizdir. Turizmi olumsuz etkileyen görüntü ve uygulamalara asla müsamaha gösterilmeyecek, ilimizin marka değerine zarar verebilecek her türlü olumsuzluğun önüne geçmek amacıyla ilgili kurum ve birimlerimizce gerekli denetimler aralıksız şekilde sürdürülmektedir.”
Sayın Valimizin, polis ve jandarma teşkilatlarımızın gayretlerini yakından takip ediyoruz. Takdir de ediyoruz. Ancak Kötekli düzelmeden olmaz demekten de kendimi alamıyorum...
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ; Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.--Blaise Pascal