Milli Mücadele dönemi,
Türk milletinin topyekûn,
Varoluş mücadelesi verdiği,
Büyük zorluklarla dolu bir dönemdi.
Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı'ndan,
Yeni çıkmış,
Ve bir de kötü bir imparatorluk mirası,
Ülkeyi ekonomik olarak,
Tükenmiş halde bırakmıştı.
Uzun süren savaşlar,
Ağır koşullar,
Tarım ve sanayiyi durma noktasına getirmiş,
Üretim ciddi oranda düşmüştü.
Ülkenin büyük bir kısmı işgal altındaydı.
İşgalci güçler,
Demiryolları,
Madenler ve tarım arazileri gibi,
Stratejik kaynakları,
Kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyor,
Hatta açıkça talan,
Yağma ediliyordu.
Bu durum,
Yerel ekonomiyi de felç ediyordu.
Limanların ve önemli ticaret yollarının,
Kontrol altında olması,
Dış ticareti,
Neredeyse imkânsız hale getirmiş,
Bu da ülkenin dışarıdan,
Mal temin etmesini engelliyor,
İçerideki kıtlığı artırıyordu.
Savaş harcamaları ve üretimin düşmesi,
Ciddi bir enflasyona yol açmıştı.
Paranın değeri hızla düşüyor,
Halkın alım gücü eriyordu.
Maaşlar ve gelirler,
Hızla artan fiyatlar karşısında anlamsız kalıyordu.
Savaşın finansmanı için,
Halktan ağır vergiler toplanıyor,
Zaten yoksulluk içinde olan halk,
Bu vergi yükü altında daha da eziliyordu.
Topraklar ekilemiyor,
Esnaf dükkânını açamıyor,
İnsanlar geçim derdine düşmüştü.
Savaşlar ve işgaller nedeniyle,
Anadolu'nun birçok yerinde büyük göçler yaşanmıştı.
Milyonlarca insan,
Evinden barkından olmuş,
Canlarını kurtarmak için,
Güvenli bölgelere sığınmaya çalışmıştı.
Bu durum, şehirlerde ve kasabalarda,
Büyük bir nüfus yığılmasına,
Barınma ve sağlık sorunlarına yol açmış,
Şartlar ağırlaşmıştı.
Üretimin düşmesi,
Ulaşım zorlukları
Ve işgaller nedeniyle,
Gıda temininde ciddi sıkıntılar yaşanıyor,
Özellikle şehirlerde,
Ve cepheye yakın bölgelerde kıtlık baş göstermiş,
Halk temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanıyordu.
Açlık, salgın hastalıklarla birlikte,
Büyük bir tehditti.
Savaş ortamında eğitim,
Ve sağlık hizmetleri de tamamen aksamış durumdaydı.
Okullar kapanmış,
Hastaneler ya kullanılamaz hale gelmiş ya da yetersiz kalmıştı.
Özellikle salgın hastalıklar,
Yetersiz beslenme,
Ve hijyen koşulları nedeniyle hızla yayılıyordu.
Uzun süren savaşlar,
Özellikle erkek nüfusunda,
Büyük kayıplara yol açmıştı.
Bu durum, çalışma çağındaki nüfusun azalmasına,
Ailelerin geçimini sağlamakta zorlanmasına
Ve toplumsal yapının bozulmasına neden olmuştu.
Peş peşe gelen savaşlar,
İşgaller ve ekonomik sıkıntılar,
Halk üzerinde derin bir manevi yorgunluğa
Ve umutsuzluğa yol açmıştı.
Ancak bu olumsuz tabloya rağmen,
Kuva-yi Milliye ruhu ve bağımsızlık inancı,
Milletin direnme gücünü ayakta tutan,
En önemli faktör olmuştur.
Bu dönemde Türk milleti,
Tüm bu yokluklara ve zorluklara rağmen,
Bağımsızlık idealinden vazgeçmemiş,
Topyekûn bir direnişle kendi kaderini,
Tayin etmeyi başarmıştır.
Bu durum,
Türk milletinin azim ve fedakârlığının,
En büyük göstergesi değil de nedir?
Çalışma çağındaki nüfusun azalmasına,
Ailelerin geçimini sağlamakta zorlanmasına,
Ve toplumsal yapının bozulmasına,
Peş peşe gelen savaşlar,
Emperyal baskılar,
İşgaller ve ekonomik sıkıntılar,
Halk üzerinde derin bir manevi yorgunluğa,
Umutsuzluğa yol açmıştı.
Bunun yanında da birlik olma bilinci gelişmiştir.
Kuva-yi Milliye ruhu ve bağımsızlık inancı,
Milletin direnme gücünü ayakta tutan,
Yegâne güç,
En önemli faktör olmuştur.
Bu dönemde Türk milleti,
Tüm bu yokluklara ve zorluklara rağmen,
Bağımsızlık idealinden,
Bağımsızlık tutkusundan,
Vatanından vazgeçmemiş,
Topyekûn bir direnişle kendi kaderini,
Kendi geleceğini,
Tayin etmeyi başarmıştır.
Bu durum,
Türk milletinin azim ve fedakârlığının,
En büyük göstergesi değil de nedir?
Aziz milletimizin azim ve kararlılığıdır.
Şimdilerde geldiğimiz noktada da,
Umutsuzluklar var.
Kaynaklar eşitsizlikler içinde.
Kaynakların kullanımı ve dağıtımı,
Derin adaletsizlikler göstermekte.
Bu yüzden toplumda suç oranları artmış durumda.
Kaynaklar,
Eşitsizlikleri azaltacak şekilde kullanılırsa,
Toplumda suç ile başa çıkmak kolaydır.
Eşitsizlikler azaldığında,
Yani insanlar arasında gelir farklılıkları azaldığında,
Suçu azaltmak da çok kolaydır.
Eşitsizlikleri azaltmak zorundayız.
Yolsuzlukları önleyici,
Yoksulluğu azaltıcı mekanizmaları,
Ortaya koymak zorundayız.
Millî Mücadele dönemlerinde,
Nasıl bir sıkıntı yaşadıysak,
Benzerini şimdilerde yaşıyoruz.
O zaman,
Emperyallere karşı mücadele etmiştik.
Şimdiler ise derin ekonomik sıkıntılar var.
Emperyallere karşı mücadele ediyoruz,
Bir de vatan içindeki kirli güruhlara,
Karşı mücadele ediyoruz.
Ve bu arada,
Sosyal adaletsizlikler büyüdü.
Rant derinleşti.
Yandaşçılık büyüdü.
Rüşvet zirve yaptı.
Bir avuç kişi devleşti.
O zaman biz de,
Ne yapmalıyız?
Kuva-yi Milliye Ruhunu,
Aktive etmeliyiz.