24 Temmuz 1908 günü ülkemizdeki basın sansürü kaldırılmıştı.
Basın özgür kalmış, her gazeteci ve yazar istediğini rahatlıkla yazabiliyor idi.
Bu hâl harika bir hâl idi.
Delfi Tapınağı’nın alınlığında "ÖLÇÜLÜ OL." yazıyor idi.
Zira, hayat denge üzerine kurulmuştu.

24 Temmuz 1908 günü özgürlüğüne kavuşan İstanbul basını ölçüyü kaçırmış idi.
Basının bir tek derdi vardı: Sultan II. Abdülhamit’i tahtan indirmek idi.
Basına göre tüm sorunlar Sultan II. Abdülhamit’ten kaynaklanıyordu.

27 Nisan 1909 günü Sultan II. Abdülhamit tahtan indirildi.
Aradan 10 yıl geçmeden, 11 Kasım 1918 günü Devlet-i Ali yıkılmış, topraklarının çoğu yitirilmiş, Balkanlar’da ikamet eden Devlet-i Ali vatandaşları perişan olmuş, çoğu kılıçtan geçirilmiş idi.
Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları son bir gayret ile Kurtuluş Savaşı’nı başlatmışlar ve bugünkü topraklarımızı büyük bir gayret ile kurtarabilmişler idi.

Özgürlük güzel bir şeydir.
Ama doğru kullanmak şartıyla.
Basın özgürlüğünün doğru kullanılmasını diliyorum.
Daha önce yaşadığımız felaketi bir daha yaşamak istemiyoruz.
Her şey yazılmaz ve söylenmez.
İnsanlar gibi devletlerin de gizli halleri vardır.
Bugün hiçbir kimse tuvaletteki ve yatak odasındaki hâlini kimseyle paylaşmaz.
Çünkü bu iki yer onun mahremidir.

Sınırsız bir özgürlük yoktur.
24 Temmuz Gazeteciler Günümüz kutlu olsun.
Tüm meslektaşlarımın 24 Temmuz gününü kutluyorum.