YAKAMADIĞIMIZIKESİYORUZ!
Akbelen Ormanı 'nda ağaç kesimine karşı köylülerin ve çevrecilerinbaşlattığı nöbet sürüyor...
Ormana giriş, jandarma vepolis bariyerleri ile kapatılırken, alanda TOMA'lar bekletiliyor. Öncekigün, kesim alanına giden yolu kapatan Jandarma ile AkbelenNöbetçileri arasında Toma suyu ve biber gazı ortamında yaşananarbedede gözaltına alınanlar akşam saatlerinde salıverildiler. Olaylarsırasında yaralananlar, biber gazından etkilenenler Milas Devlet Hastanesi 'ndeyapılan müdahalelerden sonra tahliye oldular. Yaşananlar tek kelime ile " zulüm "dü...
Önceki gün o zulmün yaşandığı,jandarma güvenliğinde 100-150 yıllık ağaçların kesildiği Akbelen 'denöbet ve gerilim sürüyor. Türkiye 'nin her yanından çevrecilerotobüslerle Akbelen 'e geliyor.
Ülkemizde, Muğla'mızda,komşumuz Rodos'ta ormanlarımız yangında yok olurken, Akbelen'de içindezeytinliklerin de olduğu orman ağaçları kesilerek yok ediliyor...!
Anlamakta güçlük çekiyorum...
Bölgede, önceki gecesaatlerinde herhangi bir müdahale yaşanmazken, dün sabahın erken saatlerindenöbet alanının da içerisinde bulunduğu ormana araç girişi, jandarma ve polistarafından kapatıldı. Nöbet alanına giriş çıkışlar da jandarma kontrolündegerçekleşiyor.
Termik santrale kömürçıkaran ve işi oldu bittiye getirmek isteyen taşeron şirket, ağaç kesmek için1600 TL yevmiyeli işçi aradığını duyurması tepkileri artırdı. Önceki gece 200kişi ormanı bekledi...
Alana girişte yapılmak istenenkimlik kontrolü nedeniyle jandarma ve polis ile çevreciler arasında kısa birgerginlik yaşanırken, bu defa köylüler ormana çıkan yolu kapatarak jandarmanıngeçişini engelledi. Oturma eylemi sürerken jandarma araçları geriçekildi. Oturma eyleminde konuşan köylüler, " Çamlarımız bitiyor,yeşilliğimiz bitiyor, zeytinlerimiz bitiyor. Biz bitiyoruz. Yeter artık.Toprağımız gidiyor. Gerekirse öldürün bizi. Buradan kalkmıyoruz. "diyerek tepki gösterdiler.
Bu yazı kaleme alınırken durumbuydu... Umarım yazımı baskıya gönderdikten sonra yeni bir olumsuzlukyaşanmamıştır ve ormandaki ağaç katliamı durdurulmuştur...
xx xx xx
94 YAŞINDA GÜLSÜM NİNEDİRENİYOR...
Milas 'a bağlı İkizköy 'de bulunan Akbelen Ormanı 'nda Limak Holding ve IC Holding ortak iştiraki YK Enerji 'ninkömür maden sahasını genişletmek için ağaç kesimine karşı bölge halkınınmücadelesi sürüyor. Akbelen Ormanı 'nda açılmak istenen kömür madeninekarşı köylüler, 2019 'dan beri mücadele ediyor.
Her şey aslında 5 yıl öncebaşladı, nöbetin geçmişi daha 2 yıl , ama son 2 günde yaşananlara,zulme mantıklı bir açıklama getirebilen yok...
Anayasa ile korunan ağaçlarkesiliyor, Anayasa'nın verdiği emredici sorumlulukla hareket eden köylüler ilejandarma karşı karşıya getiriliyor. Bunu kim nasıl açıklayabilir?
Jandarma ile köylüleri karşıkarşıya getiren olaylar 2 gün önce ormana gün ışımadan kesimcileringirmesiyle başladı. İkizköy direnişçilerinden Hasan Yorulmaz , " Sabahınsaat 05.30'unda, bir sürü askeri araç bir sürü jandarma ile kesim motorları ileAkbelen Ormanı'na girildi. Ve çamları kesmeye başladılar. Bizleri de ormanasokmamak için ellerinden geleni yaptılar. " diye anlatıyor.
94 yaşındaki Gülsüm Nine deAkbelen Ormanı'nı korumak için değnekleriyle direniyor...
xx xx xx
OSMAN GÜRÜN KİMDEN YANA?
Önceki gün yaşanan üzücü, canyakıcı olaylar yaşanmayabilirdi...
O gün sabah CHP MuğlaMilletvekilleri Ankara 'dan yola çıkıp Akbelen 'de Jandarma engeli ile karşılaştıklarında orada Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün yoktu...
Alnında "kavga", "isyan";yüreğinde "sevgi" yazmayan insanları seçerseniz böyle olur!
Milletvekilleri Av. Cumhur Uzun , Av. Gizem Sayar Özcan ve Süreyya Öneş Derici " Akbelen Nöbetçilerine ", köylülerekavuştuklarında Osman Gürün 'ün " günün anlam ve önemini " belirten," Tüm Muğla'da olduğu gibi İkizköy #AkbelenOrmanı'nda da çevrehassasiyetiyle hukuki mücadelemizi sürdürüyoruz. Madencilikte elde edilecekekonomik gelirin, doğuracağı çevre sorunları ile bir bütün olarakdeğerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor, hukuki mücadelemizin devam edeceğininbilinmesini istiyorum. Tüm yetkilileri ve herkesi evlatlarının, köylerinin,Muğla'nın geleceği için orada olan İkizköylü hemşehrilerimizin hassasiyetinianlayarak sağduyulu davranmaya davetediyorum. " şeklinde mesajı sosyal medyada dolaşmaya başladı.
O sırada köylüler, yaşlıgenç kadınlar coplanıyor, biber gazına maruz kalıyorlardı...
Oysa Osman Gürün bir BüyükşehirBaşkanı olarak ilin valisini, jandarma komutanını, İçişleri Bakanını , Tarım Orman Bakanını , olmadı AK Parti Muğla Milletvekillerini arayabilirdi...
En önemlisi Akbelen'deolabilir, Jandarma Barikatı ile köylülerin arasına girebilirdi, ama...
xx xx xx
ANAYASA'NIN 169. MADDESİİHLAL EDİLİYOR
Dün CHP Grubunda konuşan Kılıçdaroğlu 'da Akbelen 'den söz etti. İkizköylülerin veözellikle kadınların direnişine de selam gönderdi ve " Kadınların mücadelesiherkese örnek olsun " dedi. Tabii bunu derken Osman Gürün 'ün o örnekdirenişe bir gün olsun gitmediğinden haberi yoktur...
Op. Dr. Osman Gürün önceki gün Akbelen 'de yoktu, ama MuğlaTabip Odası oradaydı. Sözcüleri gazetecilere " Paris İklim Anlaşmasınıimzalayan ülkemiz, enerji için kömür kullanımın sonlandırma taahhüdü vermiştir.Oysa bu yapılanlar verilen sözlere uymamaktadır. Üç termik santral Türkiye'ninelektrik ihtiyacının sadece %2 sini karşılamaktadır. Ülkemizin kurulu gücüenerji ihtiyacımızı fazlarıyla karşılama kapasitesindedir. " diyeoldukça düşündürücü açıklamada bulunuyorlardı.
Akbelen Nöbetçilerinin önceki gün gözaltına da alınan avukatları İsmailHakkı Atal da olaylar başlamadan önce barikat kuran Jandarmaya şöylesesleniyordu;
" Anayasa'nın 169.Maddesi bütün ormanların gözetimi devlete aittir. Demektedir. Burada Anayasalbir suç işleniyor. Anayasanın emredici hükmü bilerek kasten ihlal ediliyor. Bu aradaiçeride ormanı kesen orman görevlileri Muğla Bayır da yangına gitmiyorlarburada ağaçları kesiyorlar. Bu bir akıl tutulması, bu bir suç, Anayasal suç.Bugün bu kanunsuz emirleri verenler gelecekte yargılanacaklar. Anayasa'nın 10.17. 56. ve 169. maddelerinden aldığımız hak ve yetkiyi kullanıyoruz. Anayasanın10. maddesi diyor ki hiç bir zümreye, hiç bir sınıfa imtiyaz tanınamaz. Yani5'li çeteye termik santral sermayesine, bir zümreye imtiyaz tanınamaz. AmaAnayasanın 10. maddesi ihlal edilerek 169. maddedeki emredici hüküm çiğneniyor.169. madde, Devlet ormanları yani bu barikatın arkasında orman görevlileriormancıların kestiği ormanlar hiç bir şekilde eksiltilemez, zarar gören ormanınyerine yenisi dikilir diyor. Şimdi biz burada halk adına halkın vekilleriolarak buradaki avukat arkadaşlarla birlikte, İkizköylülerle birlikte bu ormankesiminin durdurulmasını talep ediyoruz. Ve jandarmaya şikayette bulunuyoruz.Jandarma görevini yap. "
xx xx xx
"ÇOCUĞUNUZUN NEFESİ,SUYU, TEMİZLİĞİ KAÇ PARA?"
" Bunlar yaşanmayabilirdi "dedirten olaylardan sonra CHP Muğla Milletvekilleri Jandarma Barikatı önündeköylülerle birlikte açıklamada bulundular. Milletvekili Süreyya Öneş Derici olaylarınsorumlularına " Sizin çocuğunuzun nefesi kaç para? " diye sorarak şöylekonuştu:
" Çok erken saatlerdeyine yangından mal kaçırır gibi korkunç bir sabaha uyandık. Hukuk tümüyletüketilmeden kamu vicdanı hiçe sayılarak doğa katliamına başlandı. Şimdiiktidara soruyorum; her birinin Muğla da evi arsası yatı var. Sizinçocuklarınızın bir nefesi kaç para? Bir ağacı kaç paraya sattınız? Kaç parayapeşkeş çektiniz? Çocuğunuzun nefesi, suyu temizliği kaç para? Uyurken yatmadanönce aklınıza geliyor mu? Ya da yarınlarınıza nasıl hesap vermeyidüşünüyorsunuz? Sizler köylüyü korumakla görevli jandarmayı nasıl müdahale etmeyetkisi verebiliyorsunuz? Ya da sabahın erken saatlerinde burada bulunan benbenim vekil olarak bölgeye geçişime nasıl izin vermiyorsunuz? Ve nasıl benimtelefonlarıma cevap vermiyorsunuz? Bunların cevabını bekliyoruz. "
Milletvekili Gizem SayarÖzcan " Burada direnen köylülergözaltına alınmak, biraz önce üzerine gaz sıkılmak suretiyle sindirilmeye vebastırılmaya çalışılıyor. Daha önce de yaptılar, yıldıramadılar. Bundan sonradaasla yıldıramayacaklar. Bugün iktidar eliyle %68 i orman olan Muğla'mızın %60'ına maden arama ruhsatı verildi. Burası maden alanına çevrilmeyeçalışılıyor. Buna izin vermeyeceğiz. Çünkü Muğla tarım ve turizm kenti.Muğla'mızda doğamızı, havamızı, suyumuzu korumak bizlerin sorumluluğundadır.Bugün bütün Dünyada iklim krizi konuşulurken doğamıza ormanımıza suyumuza sahipçıkmak bu iklim krizindeki çıkmazdan kurtuluşun yegane anahtarıdır. İşte oanahtarın kapısını bugün sizlerle birlikte Akbelen de açacağız. Bu mücadeleyibüyüteceğiz. Eğer ortada bir hukuksuzluk varsa direniş haktır ve Akbelen'densizlerle birlikte direnmeye devam edeceğiz. " derken, MilletvekiliCumhur Uzun 'da şunları söyledi:
" Akbelen gönüllüleriolarak iki yıldan beri bu orman içinde yatıp kalkan insanlar sanki kendilerininyaşam dalları kesiliyor hissi içinde bu durumu üzülerek ama bir kadar da ibretverici bularak ne yazık ki uzaktan izlemek durumunda kalıyorlar. Oysa burasıiçin sürdürülmekte olan bir dava var. Ve bu davada henüz karar çıkmış değil.Bugün kesilen ağaçlar, yarın bu davada çıkabilecek bir iptal kararıyla tekraryerine gelebilecek bitkiler değil. Yetişmeleri 150 yıl sürdü. Bu ağaçlarınyarın hukuksuz olarak kesildiğinin ortaya çıkacağından emin olan bizler tekrarbunun yerine konamayacak olmasının gelecek nesillere nasıl zarar vereceğininüzüntüsü içindeyiz. Oysa bunu insanı mutlu etmek için, enerji ihtiyacı içinyaptıklarını söylüyorlar. İnsanın mutluluğu için gerekli olan enerji insanımutlu eden ve üzmeyen değerlerden, çevreyi üzmeyen değerlerden elde ediliyor.Bu çerçevede hala kömür ve fosil yakıt konusunda ısrar etmek insanımıza verilendeğerin ne halde olduğunu gösteriyor. Milletvekilleri olarak sonuna kadar busürecin içinde olacağız. "
xx xx xx
AKBELEN ORMANI VATANDIR
Aynı gün, yani köylülerin,çevrecilerin su ve biber gazı ile coplanmaya maruz bırakıldığı,milletvekillerinin alana girmelerin engellenmek istendiği gün KabineToplantısı vardı. Toplantıdan sonra açıklamalarda bulunan CumhurbaşkanıErdoğan her ne kadar hazırlıklar tamam olsa da hedefin tek bir yangınınbile çıkmaması olduğunu vurgulayarak tüm vatandaşları orman teşkilatının alarmdurumuna geçtiği Ağustos ayı boyunca dikkatli olmaya çağırdı ve " Enküçük bir ihmalin dahi ciğerimizi yakan felaketlere yol açabileceğini lütfenunutmayalım. 'Orman vatandır' anlayışıyla hep birlikte ormanlarımızı korumaya,geliştirmeye devam edelim. Ormanlarımıza sahip çıkan herkese şimdiden teşekkürediyorum. " dedi.
Cumhurbaşkanına katılmamakmümkün mü? Akbelen Ormanı vatandır... Akbelen 'e sahip çıkanlarateşekkür ederiz...