SİYASAL KAOS / ALİ KIRAN BAŞ KESEN

Siyaset toplumların düzenini sağlamak için,

Varolan en güçlü kurumlardan biridir.

Ancak bazen bu düzeni korumak yerine,

Tam tersine düzensizlik ve belirsizlik üretir.

İşte buna da ‘Siyasal Kaos’diyoruz.

Şimdilerde iççinde olduğumuz durum.

Siyasal kaos,

Yalnızca kurumların işleyişindeki aksaklı değil,

Aynı zamanda toplumun,

Güven duygusunun zedelenmesidir.

Yasama,yürütme ve yargı,

Arasındaki denge bozulduğunda,

Liderler kişisel hırsları uğruna,

Sistemin sınırlarını zorladığında,

Medya manipülasyon aracı haline geldiğinde,

Halkın sesi duyulamaz olduğunda,

Kaos kaçınılmaz hale gelir.

Kaosun en tehlikeli yanı,

Halkın geleceğe olan inancının zayıflamasıdır.

Belirsizlik umutsuzluğu,

Umutsuzluk ise kutuplaşmayı besler.

Ve artık bireylerin birbirlerine,

Tahammülleri kalmaz.

Bu noktada toplum,

Birbirine rakip kamplara ayrılır.

Bir tarafın kazanması,

Diğer tarafın kaybetmesi anlamına gelir,

Ve ortak iyilik fikri tamamen kaybolur.

Oysa demokrasinin

Ve siyasal düzenin özü,

Farklı görüşlerin,

Farklı düşüncelerin,

Bir arada yaşayabilmesidir,

Kaosu açmanın yolu ise,

Şeffaflık,

Adalet,

Ve hesap verebilirlikten geçer.

Toplumun tüm bireylerini,

Kucaklayan siyaset anlayışı,

Belirsizliği umuda çevirebilir.

Son  günlerde büyük bir siyasal kriz yaşıyoruz.

Bu gün yaşanan siyasal kaos,

Toplumu umutsuzluğa sürüklemektedir.

Biliyoruz ki kaoslar bir fırsattır.

Çünkü toplum böylesi olaylarla,

Şuurlanırlar.

Kaostan üzen doğar.

Sonuç olarak,

Siyasal kaos,

Her toplum için sancılıdır.

Ama aynı zamanda,

Yeni bir düzenin,

Yeni bir liderliğin,

Yeniden inşa edilmiş,

Bir güvenin doğum sancısı olabilir.

Asıl mesele kaosu fırsata çevirecek,

Cesaret ve bilgelikle bir yol haritası çizebilmektedir.

Kısaca;

Siyaset bir milletin iradesini temsil etmesi gerekirken,

Hırsların gölgesinde kayboldu.

Bugün içinde bulunduğumuz tablo tam da budur.

Belirsizlik,

Güvensizlik,

Ve çıkar savaşlarıyla beslenen bir durum.

Bu yaşananlar sadece,

Devletin kurumlarını yormuyor.

Bizleri de yoruyor.

Ruhumuzu da çok yordu.

Her gün,

Yarın daha iyi olacak mı?

Sorusuyla uyanıyoruz.

Ama cevabı bulanık.

Bu atmosferde siyaset,

Çözüm değil,

Bizahiti sorunun kendisi haline gelmişken,

Sorunlar çözülemiyor.

Oysa toplumun ihtiyacı,

Korku değil umut,

Baskı değil özgürlük.

Kaos değil düzen,

Adaletsizlik değil adalettir.

Çıkış yolu aslında çok uzak değil.

Adaletin terazisi,

Hakça paylaşım,

Adil düzendir.

İstediklerimiz Çok mu?

Sonuç olarak,

Siyaset kaosu,

Enkazın altındaki halk.

ALİ KIRAN BAŞ KESEN

Kamu kurumları,

Devletle vatandaş arasındaki,

En önemli köprülerden biridir.

Devletin sunduğu hizmetler,

Vatandaşlara çoğunlukla,

Kamu kurumları aracılığı ile ulaşır.

Bu noktada kurumlarda çalışan personelin,

Halka karşı tutum ve davranışları,

Devletin vatandaş gözündeki imajını,

Doğrudan etkiler.

Bir kamu görevlisinin güler yüzü,

Adil ve anlayışlı olması,

Kamu hizmetlerinin kalitesini belirleyen,

Temel unsurlardan birisidir.

Vatandaşın devlete duyduğu güveni,

Çoğu zaman kamu görevlisiyle yaşadığı,

Deneyime göre şekillendirir.

Bir personelin etik

Ve ahlakı olmayan davranışları,

Devletin tüm kurumlarına yönelik,

Olumsuz algı yaratır.

Ne yazık ki,

Bazı kamu kurumlarında personelin,

Halka karşı nezaketsiz davranışları,

Vatandaşın kendini kötü hissetmesine neden olmakta,

Hayal kırıklıkları yaratarak,

İlgili kuruma olduğu kadar,

Kamu hizmetleri yüzünden,

Devlete olan güven sarsılmaktadır.

Kamu hizmetleri ile ilgili bir olayı anlatacağım.

Kendim hakkında çok bilgi vermiyorum ama,

Kamuda çalışan sağlık bakanlığı personeliyim.

Sağlık bakanlığının saha çalışması yoğun ve etkindir.

Sahaya giderken kamu aracı ile gideriz.

Bu hafta içi trafikte zabıta birimi ile sıkıntı oldu.

Olayın burada ayrıntısına girmeyeceğim.

Şoförümüz yaşadı ama olayın tanığı,

Yaşayanı olarak ben de vardım.

Dörtlülerini yakmış,

5 Dakika kalmış,

Sağlık Bakanlığı amblemi olan,

Araca karşı artistik hareketler yapmak,

Nasıl bir ahlak modelidir ki ?

Bu olayı ilk değil.

Gerisini burada anlatmayayım.

Personellerin;

Eğitim ve farkındalığa,

Doğru iletişim tekniklerine,

Sorunlarını çözme anlayışına,

Empatik birey olmaya,

Saygıyı öğrenmeye ihtiyaçları var.

Yoksa zorba davranışlar sergileyen,

‘Ali Kıran Baş kesen’ gibi dolaşırlar.

Sonuç olarak;

Kamu kurumlarında personelin,

Halka davranışı,

Devletin şeffaflığını,

Milletine saygısını,

Hizmet anlayışına dair en güçlü göstergedir.

Halk da;

Ali Kıran Baş Kesen davranışlara,

Sandıkta karşılık verir.