Nihayetbeklenen gün geliyor. 14 Mayıs 2023 günü Türkiye sandık başına gidiyor. Şununşurasında 60 gün sonra sandık başında siyasî kanaatlerimizi belirtip demokratikhaklarımızı kullanacağız.
5 yılda birverilen bu oy hakkının ne kadar "demokratik" olduğu ve meselelerin çözümünde nekadar etkili olduğu tartışılır elbette. Kitle iletişim araçlarının bu kadarçoğaldığı ve internet üzerinden erişimin bu kadar kolaylaştığı çağımızda,vatandaşın fikrini 5 yılda bir sormak, gelecek kuşaklar için çok komik birtarihî bilgi olarak tarihin tozlu raflarında yer alacağa benziyor.
İnsanlık içinyaşananlar basit bir hatıra olmaktan da öte, geleceği tasarlamak için birerveri alanı gibi görünüyorsa da gelecek öyle bir format değişikliği ile geliyorki, hatıra-matıra vız geleceğe benziyor.
Maziden örnekverelim.
Osmanlıdevrinde, cülus törenleri başlı başına bir toplumsal olgu idi ve ülke bunudamarlarına kadar yaşıyordu.
Cumaselamlıkları da aynı. "Hünkârımız efendimiz"in Cuma için camiye gelişleri,başlı başına bir toplumsal olay idi.
Başka örneklerde verilebilir ama bunların hangisi günümüz insanında bir yürek kıpırtısına,bir kültürel doymuşluk duygusuna yol açıyor şimdi. Daha da ileri gidelim,günümüz insanı için cülus törenleri ve Cuma selamlığı bir şey ifade ediyor mu?Tabii ki etmiyor. İşte bu yüzden de gelecek zamanlarda, insanlar bizlerinbelirli zaman dilimlerinde sandık mahalline gidip oy kullanmamızıhatırlamayacaklar, hatırlayanlar veya öğrenenler için de hiçbir anlam ifadeetmeyecek.
Dünyada yenigüçler, yeni oluşumlar ve yeni muharrik güçler devreye giriyor. Eğitimdenekonomiye, sosyal yapıdan kültürel niteliğe kadar her şey değişiyor ve daha dadeğişecek. İnsanlık yeni bir sosyal evrime maruz kalacak ve henüz tahayyül bileedemediğimiz evreler yaşanacak.
Baksanıza, bircovid-16 salgınında yaşadığımız şaşkınlığa!...
Hayatımızdeğişti. Eğitim sistemimiz hiç hayal edilmeyen (Ben hayal ediyordum.) birşekilde cereyan ediyor. 6 Şubatta yaşadığımız Kahramanmaraş-Hatay depremisadece yer katmanını değil, her leyi alt-üst etti. Öbür taraftan Ukrayna'ya Russaldırısı. Dünya son 3 senede zıvanadan çıkma çizgisine geldi.
Olaylar,olgular, tekno-kültür yeni bir toplum dizaynını dayatıyor. Neredeyse kimlikkartı yerine para harcama kartları daha geçerli olmaya başladı. İnsanları nüfuskâğıtları değil, kredi kartları bir araya getirmeye başladı. Buna bağlı olarakhayat mentalitesi de değişmeye başladı. "Hacı hacıyı Mekke'de, derviş dervişitekkede bulurdu"; kimdi şirketler müşteriyi dakkada ve AVM'lerde buluyor.
Böyle birdünyanın demokrasisi çabuk eskir ve tükenir. Henüz 73 yıllık bir tecrübeylekör-topal giden demokrasimizle ne kadar övünebiliriz bilmiyorum. 73 yılda 6askeri darbe (27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan, 15 Temmuz)yiyecek kadar sağlıksız bir demokrasiye ne kadar "demokrasi" denir bilmem vetartışmam da.
Seçimlerin 14Mayıs'ta olması, "darbelenmiş demokrasi" tarihimizde elbette önemlidir amabizim için önemlidir; gençler için hiç önemi yoktur. Çünkü gençler, 14 Mayıs1950 günü Türk milletinin tarihte ilk defa kendi kaderini belirleyecek bir dipdalgası yarattığını bilmezler. O güne kadar hep üstten gelen değişikliktalepleri, 14 Mayıs 1950 günü ilk defa halktan gelmiştir. Ak Parti bu gününhatırasına böyle bir tercihte bulunuyor ama galiba demokrasi tarihimizin tatlıbir hatırası olmaktan öte gidemeyen böyle bir seçim, demokrasi ötesi yenisistemler için geçiş vasıtası olur inşallah. Yoksa "Elin Mask"ları sütregerisinde alesta bekliyor.
Bakalım Muğlaölçeğinde "demos kratos" nasıl tecelli edecek? "Demos"un dediği mi olacak,siyaset ağalarının dediği mi?
Gürültüsüz,kavgasız-nizasız ve centilmence bir seçim kampanyası geçirmemiz temennilerimle.