Kavgasız gürültüsüz, seviyeli güzel bir seçim oldu.
İnşallah ben bu yazımı matbaaya teslim ettikten sonra bir tatsızlık yaşanmamıştır.
Yazımı noktaladığımda henüz oylama tamamlanıp, sandıklar açılmamıştı.
O yüzden bu yazımda Muğla’nın ilçelerinde ve Büyükşehir de kimlerin kazandığını duyuramıyorum.
xx xx xx
TİP’in Muğla’daki kanaat önderlerinden Mehmet Yapıcı seçim kampanyaları sürecinde önemli bir paylaşımda bulunmuştu. Bende paylaşacaktım, ha bu gün ha yarın derken elimde kaldı.
Mehmet Yapıcı’nın adayların mal beyanına dair paylaşımı şöyle:
“ Belediye başkanı adaylarından nasıl mal varlığı açıklaması yapmaları bekleniyorsa, aynı şeffaflıkla seçim çalışmalarında harcadıkları paranın, kullandıkları araçların, gider ve gelirlerinin de kaynağının açıklanmasını talep etmeliyiz.
Hangi doğrudan teminciler ve hangi ihale gediklileri potansiyel başkan adaylarına araç ve nakit yardımı yapmış bilmeliyiz. Giydirilen araçların ruhsatları kime ait, hangi sözler karşılığında adayların emrine verilmiş iyi incelemeliyiz.
Önümüzdeki dönemde, belediyelerdeki doğrudan temincilerin ve ihalelerin kimlere gittiğini takip edip, konuyla ilgili diğer firmaların eşit muamele görüp görmedikleri ile ilgili düzenli takip sistemi geliştirmek gerekiyor. Bu takibin de bugüne kadar süs biberi gibi oturan belediye meclis üyelerinin sorumluluğunda olması gerekiyor.”
xx xx xx
Ne dersiniz inceleyen araştıran olmuş mudur?
Sanmıyorum... Bir gazeteci olarak ben elbette araştırdım. Bulgularımda var, ama yazamazdım. Şimdi de yazamam, ama Mehmet Yapıcı’nın dediği gibi “önümüzdeki dönemde, belediyelerdeki doğrudan temincilerin ve ihalelerin kimlere gittiğini takip edip” gerektiğinde yazarız.
Tabii imar planı değişikliklerinin, 18 uygulamalarının da takipçisi olmak gerekir.
Aslında, adayların ve hatta aday adaylarının harcamaları ile ilgili bir “Şeffaflık Yasası” çıkarılmalı.
Çıkarırlar mı?
Buna hiçbir partinin yanaşacağını sanmıyorum.!
xx xx xx
Mal beyanı konusunda CHP adayları duyarlılık gösterdiler.
Daha doğrusu Now TV’de Çalar Saat programlarından birinde CHP’li Ahmet Aras o gün 13 ilçe belediye başkanı adayı ile birlikte mal beyanında bulunacaklarını açıklamıştı.
CHP’li belediye başkanı adayları o zaman mal beyanında bulundular mı bilen yok. Ancak Ahmet Aras, canlı yayında tapusu babasında 5 dönüm narenciye bahçesi ve bir kamyoneti varmış. Bir de eşiyle yarı yarıya hisseli evleri varmış, ama onu da 18 yaşına girdiğinde kızına hediye etmiş.
Bu mal beyanı az bulundu, ama öyle diyorsa öyledir.
Bence dün seçimi kazanan adaylar mal beyanlarını şimdi ilk basın toplantılarında açıklamalılar.
Ayrıca görevi biten belediye başkanları da mal beyanında bulunmalılar. Yanına da belediye başkanlıklarında yaptıkları mal beyanını koymalılar. Ne yalan söyleyeyim Bahattin Gümüş’ünkünü çok merak ediyorum...
Olacak iş değil ama dün yeni veya yeniden seçilen başkanlar seçimde yaptıkları harcamaları ve kaynağını da açıklarlarsa çok güzel olur...
xx xx xx
Şair Can Yücel elbette ülkesine ve birlikte yaşadığı insanlara olan sorumluluğu ile siyasetle de ilgilenmiştir.
Usta şair 1996 yılında kurulan Emek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı ve “Hava döndü” şiiri EMEP’in parti marşı olarak kullanıldı.1999 genel seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu.
Ancak o zaman mal beyanında bulundu mu bilmiyorum. Bir de O’na atfedilen mal beyanı vardır...
Aklıma ortalıkta Can Yücel’in diye dolaşan bir “Mal Beyanı” geldi...
Çınar Yayınlarından 2018 yılında çıkan kitabın “Kitapeki.com” da “Kitapçınızdan ısrar etmeden, şiddetsiz isteyiniz lütfen” diye noktalanan tanıtımında şöyle denilmiş:
“Ülkemizde bir şiirin hayaleti dolaşıyor uzunca bir süredir. Bir Delinin Mal Beyanı adlı bu şiiri, internette Can Yücel’e yakıştıran da var, Özdemir Asaf’a da. Ve hatta ‘Bu şiir Karacaoğlan’ındır’ diyene de rastlandı, ‘Orhun Yazıtları’ndaki bir tablette varmış bu şiir’ diyene de.
bir_delinin_mal_beyanı_
Cevap elbette ki e) şıkkı!
Türkiye’de pek çok yeniliği büyük bir cesaretle başlatan, dokunduğu her şeyi sanata, edebiyata çeviren, çok okunan kaliteli dergilerin beyefendisi Metin Üstündağ’ın (kısaca: MET ÜST) şiiridir Bir Delinin Mal Beyanı.”
xx xx xx
İşte o Metin Üstündağ’ın “Bir Delinin Mal Beyanı”ndan Can Yücel’in sanılan beyan:
* Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen
* Gökyüzünde bi bulut
* Bitlis’te beş minare
* Biri yazlık, biri kışlık, iki platonik sevgili
* Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
* Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
* Palandöken’de bir plan, iki döken
* Kastamonu’da üç kasto
* Üç fay hattı
* Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma
* Dünyada mekân
* Ahrette iman
* Denizde kum
* Uzayda yerçekimsizlik
* Bi çuval gazoz kapağı
* Bi kibrit kutusu sigara izmariti
* On sekiz saç biti
* Biri İngilizce 6 adet küfür
* Yirmi tane boş naylon poşet
* Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht
* Bi kuru saç sakal, kıl, tüy, yün
* Üç ayrı parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank
* Bi ayakkabı çekeceği
* İki büyük taş kütlesi
* Bir adet ağaç gölgesi
* Üç kuş kanadı sesi
* Bi sürü kedi köpek
* Bi Marmara Denizi
* Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci
* Her akşam karıştırılan dört çöp bidonu
* Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili
* Nakit 15 kuruş
* Anne babadan kalma, yarısı yaşanmış bi ömür
-----------------
GÜNÜN SÖZÜ; Yenilmek bir son, yenmek mutlak bir zafer anlamına gelseydi, bugün gönlümüzde yaşattığımız Hüseyin değil Yezid olurdu. --Servet Avcı