Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 'nin yeni Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaça r geçtiğimiz günlerde " Muğla Basını " ile yerleşke içinde düzenlenen kahvaltıda buluştu.

Gazetecileri üniversitenin Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bakiye Uğur , Prof. Dr. Mustafa Nursoy 'un yanında Genel Sekreter Nagehan Durgun ve daire başkanları ile ağırlayan Rektör Kaçar " Kişiler değil, üniversite ön planda olmalı. " demiş.

Doğru demiş. Bugüne kadar olmayan, ama olması gerekenden söz etmiş. Rektör Kaçar bu anlamda şu ifadelerde bulunmuş:

"Üniversitemiz ile basın arasında iş birliği oluşturmak, hem de tanışmak için bu kahvaltıyı düzenledik. Yeni yönetim olarak kurumumuzun ön planda tutulmasını istiyoruz. Üniversitenin akademik başarılarla ön plana çıkmasını temenni ediyoruz. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi olarak medyayla ilişkilerimizi bu açıdan kurmak tercihimiz olacaktır. İdarecilerin yaptıkları yerine, öğrenci ve akademisyenlerimizin başarılarının haberlerde geçmesini umuyorum."

Bunu yapacak olan kendileri... Bu yapılmak istenir adımlar atılırsa gazetecilere de önemli görevler düşer...

xx xx xx

Prof. Dr. Turhan Kaçar öğrenci sayısı 50 bine dayanmış 30 yıllık üniversitemizin beşinci rektörü...

Doğruyu söylemek gerekirse üniversitemiz Kurucu Rektör Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı dönemindeki resepsiyonları, Sıtkı Koçman Günleri ve akademik açılış törenlerini saymazsak Prof. Dr. Şener Oktik 'in rektörlük dönemi dışında " Basın ve Halkla İlişkileri " hakkıyla gerçekleştirebilmiş değildir...

Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü 'ne şimdi birde " Protokol " eklenmiş ve olmuş " Basın Halkla İlişkiler ve Protokol Müdürlüğü "... Basın Halkla İlişkiler ile " protokol " ne alaka anlayamadım. Sanki " Basın Halkla İlişkiler'in fazla yükü yok, buna da baksın " denilmiş gibi duruyor...

Bunu yapanlar bu birim ile ' Özel Kalem 'i de birleştirmeyi nasıl akıl edememişler, şaştım...!

Sakın yanlış anlaşılmasın akıl vermek gibi bir niyette değilim. Bu mesleğin içinde biri olarak üniversitenin bu birimini hep " kanayan bir yarası " olarak görmüşümdür. Ki başta Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan hocam olmak üzere kendime yakın bulduğum yönetim kademesinde bulunmuş hocalarımıza eleştiri, uyarı ve önerilerim olmuştur...

xx xx xx

Ben bu kahvaltıya gitmedim... Özel bir sebebi yok. Kalabalıklardan hoşlanmaz oldum.

Üniversitenin veb sitesinde haber verilmiştir diye baktım. " Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar, Basın Mensuplarıyla Bir Araya Geldi " başlığı ile verilmiş. Baktığımda ' Son Güncelleme Tarihi : 20.10.2022 00:00 ' olan haberi noktasına virgülüne dokunmadan paylaşalım:

"Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar 2022-2023 Eğitim Öğretim Yılının başlaması ile birlikte ilimizdeki basın mensupları ile bir araya geldi.

MSKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bakiye Uğur, Prof. Dr. Mustafa Nursoy, Genel Sekreter Nagehan Durğun ve yardımcıları Haşim Koç, Çetin Haliloğlu ile birlikte daire başkanları ve Basın Halkla İlişkiler ve Protokol Müdürlüğü personelinin de yer aldığı kahvaltıya, çok sayıda yerel ve ulusal basın mensubu katıldı.

Prof. Dr. Turhan Kaçar, kendisi ile ilgili bilgi verdiği kısa konuşmasının ardından basın mensuplarından gelen soruları cevaplandırdı. Üniversite-kent bütünleşmesi ile şehre ve öğrencilere yönelik gerçekleştirilecek projeler üzerine gerçekleşen sohbette, basın mensupları yeni yönetimden beklentilerini ve taleplerini iletti. "

xx xx xx

Böyle bir haberi haber ajansları bile paylaşmaz!

Bu kahvaltı üniversitemizin yeni Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar 'ın Muğla Basını ve dolayısıyla Muğla kamuoyu ile ilk teması...

Prof. Dr. Turhan Kaçar basın mensuplarından gelen hangi soruları nasıl cevaplandırdı? Üniversite-kent bütünleşmesi ile şehre ve öğrencilere yönelik gerçekleştirilecek projeler neler? Basın mensuplarının yeni yönetimden beklentileri ve talepleri ne oldu?

Muğla Basını'nı kahvaltıda temsil eden arkadaşlarımız "Kötekli sorunu" ile ilgili öneride bulundular mı? Neler anlattılar, neler önerdiler, sordular?

Bari sayın rektörün sözlerinden bir iki satır paylaşılsaymış...

Haber ortada, içi boş... " Üniversite ile basının kahvaltıda buluşması " dışında bir haber verilmemiş.

Bu haberi hiçbir gazete kullanmaz. Kullanırsa rezil olur...!

Bu " çok önemli " kahvaltıdan bu haberi üreten Basın Halkla İlişkiler ve Protokol Müdürlüğü ile " Üniversitenin her halükarda ön planda tutulması, isimlerden ziyade kurumun ön plana çıkarılması " sağlanamaz... " Kişiler değil, üniversite ön planda olmalı. " mottosu hayata geçirilemez...

xx xx xx

Prof. Dr. Turhan Kaçar üniversitenin kişilerin önünde tutulmasını isterken " Üniversitesi olarak düşüncemiz medya da üniversitenin başarılarının yer alması. Herhangi bir arkadaşımızın yazdığı bir makale ya da aldığı bir ödül üniversite rektörünün herhangi bir yerde görülmesinden daha çok haber değeri olduğunu düşünüyorum. " ifadesinde de bulunmuş.

Karşımızda " egosu tavan yapmış, kibirli " olmayan; " kendisinden daha başarılı, yetkin, etkin insanlardan haz almayan " ve " bilenlerle değil 'tamam efendim' diyenlerle çalışmak isteyen " değil, en önemlisi " ya bunlar rektörlüğümü elimden alırlarsa.. " endişesi içinde olmayan, " kompleksiz " bir kişilik duruyor...

Bu, yukarıdaki ifadelerinden ve rektör adaylarından biri ve alanında başarılı Tıpçı Prof. Dr. Bakiye Uğur'u rektör yardımcısı yapıp "Birlikte çalışalım" diyebilmiş olmasından anlaşılıyor.

Prof. Dr. Bakiye Uğur ve Prof. Dr. Mustafa Nursoy şanslılarmış...

Umarım Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ve Muğla da şanslıdır...

Önceki Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek 'le de daha ilk kahvaltı buluşmasında umutlarımız yeşermiş, " Bu sefer tamam " demiştik, ama sonra da sükutu hayale uğradık...

xx xx xx

Esma Turan 'ın haberine göre kahvaltıda Rektör Yardımcılarından Prof. Dr. Bakiye Uğur da " üniversite-şehir bütünleşmesi " üzerinde dururken, " Şehir de aslında binadan çok sosyal anlamda bir kaynaşma sağlanması gerektiğini düşünüyorum ben. Yerleşim ve bina olarak çok sıkıntılı bunu gerçekleştirmek. Diş Hekimliği Fakültesi, şehrin içerisinde hizmet verdiğimiz bir fakültemiz ama orası 2 yıl gibi bir süre içerisinde yukarıya sağlık kampüsü olarak da adlandırabileceğimiz hastanenin hemen arkasına gelecek. Şehre yapacağımız başka sağlık hizmetleri olacak. " ifadelerinde bulunmuş.

Doğru tespit... Üniversite şehirle ancak " hizmet " ile bütünleşir... Elbette bir de " sosyal, kültürel " aktiviteler ve ortaklaşa projelerle...

Prof. Dr. Bakiye Uğur sözlerini şöyle sürdürmüş:

"Benim kendi alanımla ilgili olarak; Muğla 85 yaş üstü nüfus da Türkiye'de birinci sırada yer alıyor. Bu bakımdan Muğla çok özel de bir yer. Çünkü Geriatri bütün dünyada artık çok dikkat çeken bir konu. Bütün dünyada yaş ortalaması çok yükseldi. Muğla bu konu da çok önde olan bir il. Bu konu da Muğla'da Geriatri Merkezleri açılmalı, Demans İhtisas Merkezleri olmalı, Yaşlı Yaşam Merkezleri kurulmalı ve Muğla Sağlık Turizmine açılmalı. Bu projeler kolay değil, disiplinle yapılması gereken projeler. Sağlık Bakanlığı, YÖK, siyaset, bürokrat, şehir bütün STK'lar. Hep birlikte hareket edilebilmeli."

xx xx xx

Muğla olarak sağlık turizminde çok geç kaldık...

Ancak hiçbir şey olmuyor da değil... İlgisiz, kifayetsiz insanlar bir yerlerde toplanıp toplanıp dağılıyorlar... Bu toplantılarda hiçbir zaman Tıp Fakültesiyle , Turizm Fakültesiyle ve öteki ilgili birimleriyle ciddi anlam da proje ve öngörüleriyle üniversitemizi göremedik.

Bu anlamda Prof. Dr. Bakiye Uğur 'un rektör yardımcılığına getirilmiş olması yeni dönemde bir şans olabilir.

Söylenecek söz çok. Yeri geldikçe döner yazarız. Güz bitiyor, zemheri kapıda, yağmurlar başladı başlıyor. Prof. Dr. Turhan Kaçar sadece rektörümüz değil, Muğla TEKNOPAR K'ın da yeni başkanı oldu. TEKNOPARK da göllenmeye karşı acil önlem alınması gerekiyor. Noktayı koyarken uyarmış olalım...

Umarım her şey güzel olur... Hayırlısı olsun.

--------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Düşündüklerini yaşayan insan, Geleceğinin efendisidir. Yaşadıklarını düşünen ise, geçmişinin kölesi...

BUNLARI

- MUTSO da Meclis Başkanlığı'na sigortacı Koray Özcan'ın seçildiğini, Yusuf Kayacık'ın hiçbir organda yer almamasının şaşkınlık yarattığını; DUYDUNUZ MU?

ÇİVİ

Arkadaşım "Cumhuriyet'in ilanından önce milletimiz nece konuşuyordu?" diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))