ORMAN YANGINLARI

Antalya’da, özellikle İzmir’de yanmadık yer kaldı mı bilmiyorum. İzmir hala yanıyor...

İzmir/Ödemiş’te yangınla mücadelede genç orman işçisi İbrahim Demir’i kaybettik. Ailesinin, mesai arkadaşlarının, ülkemizin başı sağ olsun... Cennet mekanı olur inşallah...

Ormanda yaşayan canlılar da telef oluyorlar. Aslında çok büyük bir felaket, çok büyük bir acı yaşıyoruz.

Orman yangınlarının, kadın cinayetlerinin ve sokak hayvanlarına eziyetin önüne geçemiyoruz.

Seferhisar’da sokak hayvanlarının bakım merkezi de yangından etkilenmiş. Prof. Dr. İsmet Sungurbey Barınağı'nda çok sayıda sokak hayvanı zarar görmüş. Acil yaş mama desteğine ihtiyaç varmış. Bunu duyuran paylaşım yaptım. Orada mama ulaştırılabilecek adres de var. Bodrumlu dostlardan Nurten Çakıcı Bıçak “Özcan bey, bir iletişim numarası veya bir banka hesap numarası paylaşmanız mümkün müdür.” diye yazmış. Ona da dediğim gibi, böyle bir yardım için Seferhisar Belediye Başkanlığı veya Kaymakamlığı ile temas kurmakta  fayda var.

O sayfaya Rukiye Selmanoğulları Uslu arkadaşım da “T.C. Muğla Valiliği Muğla Orman Bölge Müdürlüğü Muğla’da Olağanüstü Yangın Önlemleri alınmalıdır. Askerden destek alınmalıdır. Konulan önlemler çok keskin uygulanmalıdır.” diye yazmış, duyarlılık göstermiş.

Muğla’da ormanlara giriş yasak, şu anda ormanlarda komandolar nöbette... Valilik ve orman her türlü önlemi almış durumda.. Umarım bir olumsuzluk yaşanmaz, yaşamayız...

+

Dün birkaç kişi bu konuyu konuşuyorduk.

Arkadaşlardan birisi “Çok şükür bu sene Muğla’da can yakıcı bir yangın olmadı.” derken bir başkası “Şom ağızlık yapma, aman ha...” diyordu ve tartışma bir ara iyice alevlenince arkadaşlardan biri noktayı şöyle koydu:

Allah aşkına Muğla’da yanmadık yer mi kaldı, yangın çıksın..

Ben bulaşmadım. Yoksa muhabbet THK uçaklarından başlayıp Tarım Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan çıkabilirdi. Sayın Bakan, Uludağ Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünden mezun olmuş. Tabii insanın diploması mesleği değildir. Belki mesleği ‘tarım’ veya ‘orman’ ile ilgili olabilir diye düşünüyor insan. Meğer çalışma yaşamına Marshall Boya A.Ş.'de başlamış. Çam ağaçlarının reçinesi ile bağ kurmaya çalıştım, ama Bakanımız orada üretimde değil, ihracatla ilgili işler yapmış. Ormanla olmadığı gibi tarımla da işi olmamış. Daha sonra TV kanalı yönetmiş, Anadolu Ajansı Uluslararası Operasyonlar Direktörlüğü görevini yürütmüş. En son ‘Gübretaş’ da Genel Müdür ve İcracı Yönetim Kurulu Üyesi görevlerinde bulunmuş.

Sanırım ‘Gübretaş” ile ‘tarım’ bağı kurulmuş.

Aslında tarımı ormanı ayırıp, ormanın başına bir ‘ormancı’ getirmekte yarar var. Doğrusu bakanlığın ne ormana ne de tarıma bir faydasını göremedik...

+

LİYAKATSIZLIK HER YERDE

Tabii ülkemiz bir garip... Sokaktan getirdikleri bir “danışman” ile basın halkla ilişkiler yürüten belediyelerimiz bile var. Biz bunun şaşkınlığı içindeyken, Muğla Valiliği Basın Ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne atama yapıldı.

Basında yer alan haberlere göre, Muğla Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’ne, Hazine ve Maliye Bakanlığı Sayman Yardımcısı Ahmet Saraç atanmış.

İnanamadım... Doğruymuş...

Gerçi ‘Basın Yayın’ diplomasına sahip olan Baki Gencel kardeşimizde senelerce Muğla Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü yaptı. Kabiliyeti olmasa yaptırmazlardı. Demek ki Baki Beyin kabiliyeti ‘gazetecilik’ değil, ‘Kalem Müdürlüğü’ imiş. Baki Bey, Basın Halkla İlişkiler Müdürü kadrosunda senelerce “Özel Kalem Müdürlüğü” yaparken, O’nun yerine Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğünü de Endüstri Meslek Lisesi hocalarından rahmetli Ali Tutulmaz Hocamız yapmıştı...

Belli mi olur, Ahmet Saraç Beyin de “gazetecilik kabiliyeti” vardır belki...

Kendisine başarılar dileriz...

 +

“ÜÇ 30 KURALI”

“Üç Otuz Kuralı”nı bilir misiniz?

Ormancılıkta “Üç Otuz Kuralı” vardır; Isının 30 derecenin üzerine çıkması, nemin yüzde 30'un altına düşmesi ve rüzgarın hızının 30 kilometreden fazla olmasının orman yangını riskini arttırırmış...

Tam da böyle günlerdeyiz.

Muğla, Aydın dahil yurdumuzun büyük bölümünde bu şartlar söz konusu durumdadır. Sadece Valilik, Orman değil, herkes hepimiz teyakkuz halinde ve dikkatli olmak zorundayız. Siz bizim arkadaşın “Allah aşkına Muğla’da yanmadık yer mi kaldı, yangın çıksın..” dediğine bakmayın. Yakan ellerimiz kırılsın, her sene “yakıyoruz” ama hala ormanlarımız var. Aman dikkatli olalım...

Nitekim dün saat 15.00 sıralarında Fethiye Esenköy ve Milas’ın Danışment Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda yangın başladı. Bölgede etkili olan sıcak hava ve rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen yangına Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri hızla havadan helikopter karadan arazözler ve çok sayıda orman işçisi ile müdahale etti. Havadan 5 helikopter ve 4 uçak ile karadan ise 20 arazöz 6 su ikmal aracı 4 dozer ile müdahale de bulunuldu...

+

ÇİMENTO FABRİKASI’NA BAKANLIKTAN OLUR ÇIKTI

Muğla Çimento A.Ş.’nin Menteşe’nin Bayır ve Yatağan’ın Deştin Mahallelerinde kurulmakta olan Çimento Fabrikası ve Entegre Tesisi için bir yıldır süren yeni ÇED süreci tamamlandı ve ÇED Olumlu Raporu kararı 3 Temmuz 2025 tarihi itibariyle çıktı.

Karar Muğla Çimento A.Ş. ile birlikte ilgili yerlere bildirildi.

Bilindiği gibi Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş’ün verdiği yapı ruhsatı ile Deştin-Bayır arasında Tekağaç bölgesinde çimento fabrikası kurulmaya başlamıştı. Deştinliler ve kendilerini destekleyen çevreciler de hukuk mücadelesi başlamış ve açılan davalar sonucu ÇED Olumlu Raporu mahkeme kararı ile iptal edilmişti. Dönemin Belediye Başkanı Bahattin Gümüş de mahkeme kararına dayanarak yapı ruhsatını iptal etmiş ve inşaatı mühürlemişti.

Bu sırada Muğla Çimento A.Ş. de yeni ÇED süreci başlatmış ve o arada Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Menteşe ve Yatağan Belediyeleri de çimento fabrikası kuruluşuna imkan veren imar planlarını iptal etmişti. Bütün bunlar olup biterken, bir yıl süren ÇED Süreci tamamlandı ve Çevre Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığı’ndan Bakan adına Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürü Eyyüp Karahan imzasıyla çıkan 3 Temmuz 2025 tarihli karar ilgililere dağıtıldı. Dün de Muğla Çimento A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Karakurt avukatıyla Menteşe Belediyesi’ne giderek ruhsat başvurusunu yaptı...

+

CEMAL KARAKURT’UN ZEHİR ZEMBEREK AÇIKLAMASI

Belediyeye ruhsat başvurusundan sonra dün Gazeteci Esma Turan’a açıklamada bulunan Cemal Karakurt, dün imar ruhsatı başvurusu yaptığını, ama Başkan Gonca Köksal Aras ile görüşmeye gerek duymadığını belirtip, iptal edilen İmar Planları konusunda dava açtıklarını ve sürecin devam ettiğini anımsatarak şu ifadelerde bulundu:

Gonca Köksal, ilk iş olarak bana 30 milyon liralık ceza yazdı. Neymiş ‘inşaatım kaçakmış, ruhsatsızmış’ ben ruhsatımı almıştım. Menteşe Belediyesi bana açtığı bütün davaları kaybetti. Bunları söylüyorlar mı? Benim imar planlarım Danıştay onaylı imar planlarımı belediye iptal edemez ve yetkileri de yok. Valilikte bu yüzden dava açmış. Ahmet Aras ve Gonca Köksal, bunların gözünü bir şey bürümüş ki beni nasıl bir düşman bellemişler ise ne kadar hukuksuz iş varsa hepsine teşebbüs ettiler. Bunlara anlam veremedim. Ben bunlar için de dava açacağım. Burada kötü bir niyet var. Bunları, tüm Muğlalılarla hep birlikte öğreneceğiz. Hukukun sonunda eğer hukuk bizi haklı görürse Menteşe Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi çok ciddi tazminat ödeyecekler. Yaklaşık ödeyecekleri para 40 milyon dolar. Menteşe Belediyesi’nin böyle bir bütçesi var mı? Bu kararlara imza atanlar da yargılanacaklar.

Ben şu ana kadar 123 milyon dolar yatırım yaptım. İki başkanda bana gelip ‘Sen burada ne yapacaksın?’ diye sormadılar. Ben Muğla’nın hakkını, hukukunu koruyorum. Herkes yeni ÇED raporuna itiraz edebilir, dava açabilir. Herkesi hakkı vardır. Ben de dava açma hakkına sahibim. Başka konular ile ilgili ben de Ahmet Aras hakkında suç duyurusunda bulundum. Hiç söylüyor mı ‘Çimentocular benimle ilgili suç duyurusunda bulunmuş’ diye? Kendi adıma suç duyurusunda bulundum. Ahmet Aras, ‘Kimliksiz haber sitesi’ diyor ya, benim kimliğim var. O sitenin yaptığı her haber doğru. Araştırdım, hepsi doğru. Çıksın cevap versin. İlerleyen günlerde Muğla ile ilgili çok ciddi bir basın açıklaması yapacağım. Muğla sahipsiz değil.

+

Havalar çok ısındı, anlaşılan daha da ısınacak...

---------            -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Hayatta hiçbir şey korkmak için değildir. Her şey anlaşılmak içindir. --Marie Curie