"Oysa okuyan, sadece gökyüzüne bakan insan özünde saklısevgiye ulaşsa bu karanlıklarından, acziyetinden kurtulacak ve hak ettiğigüzellikler adına savaşmak için kendinde cesaret bulacak. Okumak aydınlanmanınyanında var olmanın cesaretini de yaşatır insana."

Okumak üzerine söylenecek okadar söz var ki aslında. Bütün doğumların, bütün dirilişlerin, bütündeğişimlerin kaynağında okumak var. İnsan olarak bütün farklılıklarımızıkeşfetmenin kaynağında okumak var. Her şeyin ötesinde okumak aydınlanmak demek.Özgürlüğe giden yolların çıkış noktasında okumak var. İnsan olarak "ben"olmanın farkındalığında okumak var.

Okumaya başladığımız an değişimyaşanmaya başlar. Aynı zamanda da aydınlanmaya başlarız. Yannis Ritsos'un"Yalınlığın Anlamı" adlı şiirinde "Hersözcük bir geçittir bir buluşmaya, çoğu zaman vazgeçilen, işte o zaman doğruduro sözcük: buluşmaya direttiği zaman." okumanın bizde yaşattığı değişimleri ve aydınlanmayı ne kadar güzelifade ettiğini görüyoruz. Yalınlığımızın yani kendi özümüzdeki cevheri farketmemizde de okumanın ne kadar hayati bir yeri olduğunu anlıyoruz.

Aslında okumak insan olarak hayatıanlama ve anlamlandırmada kendi eşiğimizi geçmemizi sağlar. Mağaradan yanikendi karanlığımızdan çıkıp aydınlanmamızı sağlar. Her okuyuşumuz hayatabaktığımız pencerelerin sayısını arttırmamız demektir. Bakış açımız ne kadargenişlerse ve derinlik kazanırsa olgunlaşırız. Olgunlaşmak da aydınlanmanın farklıboyutlarına geçmemizi sağlar.

Okumanın gençlikle buluşmasında bilgiyiidrak etmeden, anlamadan bahsetmiştik. Okumak insanın bütün ömrünce nefes almakgibi ayrılamayacağı bir parçadır. Son nefesimize kadar okumanın hayatımızdavazgeçilmez bir yeri vardır.

Okuyarak düşünme eyleminin insanıinsana özgü kılan farkındalığını sanki bir mucizeye dönüştürdüğünü görürüz.

Şu an neleri yaşıyoruz, nelere şahitlikediyoruz? Düşünelim, sorgulayalım. Güne, saate, dakikaya sığmayan cinayetler,tacizler, talanlar, hırsızlıklar ardı arkası kesilmeyen karanlığa boğulmuşinsanların hayatımızı kahreden hikâyeleri. Bu insan manzaraları insan olmanınbütün güzelliklerini yok ediyor. Okumanın yarattığı değişimlerden,farkındalıklardan yararlanamayan insanın kadere mal edilen aczi bir bakıma.Bütün haşereler nasıl karanlıklarda çıkarsa okumayan kendi karanlığına mahkumolan insan da kötülükleriyle karşımıza çıkıyor.

Oysa okuyan, sadece gökyüzüne bakaninsan özünde saklı sevgiye ulaşsa bu karanlıklarından, acziyetinden kurtulacakve hak ettiği güzellikler adına savaşmak için kendinde cesaret bulacak. Okumakaydınlanmanın yanında var olmanın cesaretini de yaşatır insana.

Aydınlanan insan okumanın rehberliğindeyaşadığı hayatı da değiştirir. Sıradan ve sürüden olmaktan kurtulur. Sıradanhayatının bağnazlığından kurtulur. Basit ve fasit kısırdöngülerden kurtulur.Hayatta alacağımız her nefes ne kadar kıymetlidir aslında. Gündelikçekişmelerin, kıskançlıkların, bencilliklerin kayıtsızlığa dönüştüğü anlardainsan kendi içindeki karanlık kuyuda kaybolup gitmektedir bir bakıma.

Oysa okuyan insan dalıp gittiğikısırdöngüden kurtulur. İlk güneşi gören badem çiçekleri gibi kansalardaokudukça mücadele güçleri artar. Okuduğu her sözcük bir geçite dönüşür vehayatla yepyeni buluşmalar sağlar.

Okuyorum, okumayı özlüyorum, okuyorumokudukça okumayı hayatımda vazgeçilmezim yapıyorum. Okumaya inanıyorum, okumayateslim oluyorum. Okudukça benliğim olgunlaşıyor. Okudukça alıyorum, okudukçavermeyi öğreniyorum. Okudukça tamamlanıyorum, okudukça insan oluyorum.

Son sözlerim okuyarak hayatınıfarklılığını yaşayan,yaşatan bir güzel insandan.. "Sen bu hakikatin canlıtanığısın; seyret, müdahelesizce ve fazlaca anlam yüklemeden, mevcut anlamıokuyarak." G.K

Direnmeyelim, okumaya sevgiyle, aşklakoşalım. Çok fazla vaktimiz yok belki de. Hayat okumamızı bekliyor.