Hayvanhastanesi konusuna taaa 1992'de muttali olmuştum. Hem de Paris'te. Paris'ingöbeğinde meşhuur Cumhuriyet Meydanı'nda. Büyük Fransız Devrimi merakı benihayvan hastanesine götürmüştü. Meydandan biraz ileride 4 katlı bir hayvanhastanesini görünce inanın gözlerim yaşardı. Hayvanlar için elinden gelen bütünimkânları seferber eden bir medeniyetin torunlarının gündeminde hayvan sadeceekonomik değer taşıyor ve sokak köpeklerini 1910'larda Hayırsız Ada'yahapsediyordu. Hayvan koruyan gelenekten vahşet zamanına geçen biz torunlar, ne atalarımıza hesap verebilirdikne hayvanlara!... Ama "elin gâvuru" hayvanlara değer vermiş ve Paris'ingöbeğine 4 katlı hayvan hastanesini dikmişti.
Hepülkende de hayvan hastanelerinin yaygınlaşmasını istemişimdir.
Veterinerfakültelerimiz vardı ve her şehirde veterinerlerimiz vızır vızır çalışıyorduama çoğunun teknik ve cihaz donanımına maddi gücü yetmiyordu. Bu engelinaşılması için irili-ufaklı hastaneler şarttı. Sevgili Necati Demirel , Gökova'ya bir hastane açmıştı ve yöre hayvanlarınınsağlığı için gayret sarf ediyordu. Bu hastanede evcil hayvanların yanı sıra,tilki, ceylan, şahin ve baykuş gibi yaban hayvanlarına da bakılmıştı.
Necatibeye hep takılır ve Muğla merkeze de bir hastane gerektiğini söylerdim. Eylülayında böyle bir faaliyetin başladığını görünce çok sevindim. Daha öncekiyıllarda bir başka arkadaşımız Atapet hayvan hastanesini açmış ve bizleri sevindirmişti ama Necati beyin Muğla Hayvan Hastanesi 'ni açacak olmasıbizleri daha da mutlu etti.
Biryandan Milas Veteriner Fakültesi hastanesi kararının çıkmış olması, öbürtaraftan Muğla Hayvan Hastanesi'nin açılması, hayvanseverleri ve ekonomikolarak hayvancılık yapanları çok sevindirdi. 3 katlı bir binada, muayeneodaları, ameliyathane, barınma ve bakım odası, röntgen, laboratuvar, aşı, acilodası ile tam bir kurumsal yapı arz eden hastanede biyokimya, hemogram, röntgen, ultrason, EKG ve endoskopi cihazlarının olmasına, hayvanlar adına ben sevindin vallahi!... Bu imkânlarla, Corona-FİB, gençlik hastalığı, kanlı ishalve zoonoz testleri yapılmakta; ağır sağlık sorunu yaşayan hayvanlar derhalameliyata alınıp tedaviye başlanmakta. 7 veteriner hekim, 2 veteriner teknisyenve 2 idari personel çalışan hastanenin başhekimi sevgili Dilan Bayramlı.
Hastaneyegirerken sağlıklı ve hasta hayvan girişinin ayrılması isabet olmuş. Bulaşıcıhastalık konusundaki bu duyarlılık takdire şayan.
"Giriş"demişken, her iki girişte de eczane kısımlarının Muğla mimarisinin ahşapboyutunu yansıtması, hastaneye ayrı bir sıcaklık katmış. Sevgili Ceyhun Baydur 'un emeği hastane girişinizenginleştirilmiş.
Resmiadı " Vetpark " olan kurumun bana göreen güzel tarafı, araç trafiği ve parksorunu olmayan bir yerde olması. Yeni yeni gelişmeye başlayan ve belediyenin"Sosyo-Kültürel Alan" dediği yerin karşısındaki Muğla Hayvan Hastanesi'nin açılması,hayvansever olarak bizleri çok mutlu etmiştir. Tabii, buna, hastanenin farkındaolmayan hayvanların sevinmesi gerekir ama ne yazık ki Tanrı Teâlâ, haberdarolma, akıl etme ve bilinç geliştirmeyi onlara değil, bizlere verdiği için,hayatlarını onlar adına kolaylaştırması gereken bizler seviniyoruz.
Muğlaher şeyiyle gelişmek zorunda olan bir şehir. Artık "Azıcık aşım, dertsiz başım"diyemeyiz. Çağın gereği bütün imkânlar, bu güzelim şehirde olmak zorunda.İnsanlarıyla, evcil ve yabani hayvanlarıyla (Yabani hayvan konusunda Dr. Öğretim Görevlisi Yasin İlemin 'itakip etmenizi tavsiye ederim.), mimarisiyle, turizmiyle ve hepsinin yanındaüniversitesiyle bu şehir çağı yakalamaktan da öte çağlar üstüne sıçramakzorunda. Bunda hepimizin sorumluluğu var. Birey birey, kurum kurum hepimizin.Devlet kurumları, yerel yöneyimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörolarak hepimiz gayret ederek bu şehri "yaşanır bir şehir" haline getireceğiz.
SevgiliNecati, hayvan hastanesiyle, bu şehri zenginleştirmiştir. Kendisini ve tümpersonelini tebrik eder, hayırlı hizmetler dilerim.