Yol arkadaşım Nevrez Yıldız 'ıson yolculuğuna uğurladık. Sevgili Efe Sayın 'ın belediye önündekitörende yaptığı konuşmasında " Nevrez Amcam sana sevdiğin bir şiirle vedaetmek isterdim. Ancak gittiğin yerde şiirlerle karşılandığını ve hiç birinineline su dökemeyeceğimi biliyorum. Hepsi seni kollarını açmış bekliyor. "demişti... Öyle olmalı... Kavuşmuş olmalılar...
Kurşunlu Camii 'nde yapılan dini törende bir dost " Sennasılsın? " diye sordu. Neredeyse ağzımdan " Türkiye gibiyim "çıkacaktı, " Öfkeliyim " diyerek ekledim; " Nevrez için seviniyorum.Burada neredeyse kimse kalmadı. Bu kadar kötülüğün, menfaatperestliğin,hainliğin, riyakarlığın, vefasızlığın, nankörlüğün, ihanetin, alaveredalaverenin ve daha pek çok çirkinliğin içinde yaşamak 'insani tahammülleri'aşarken insanın buralarda kalası gelmiyor. Nevrez kurtuldu. "...
Törenin üzerine yukarıdasaydıklarımın önemli bölümünün gölgesi düşürülmüş olsa da Nevrez hakettiği güzellikte uğurlandı...
xx xx xx
İlk " sivil " konuşmalarıdün paylaştım.
O gün orada " gazeteci "değildim. Not tutacak halim de yoktu. Konuşmalar gazetelerde bölük pörçük yeraldı. Bazıları hiç yoktu. Yeni nesil gazetecilik farklı... O yüzden ikibelediyemizin " yerel basına destek " diye otu çöpü haber yapıpservis eden Basın Halkla İlişkiler birimlerinin paylaşımlarına baktımtek satır yoktu. Anlaşılan onlar için Nevrez 'e yapılan ve başkanlarınında konuşma yaptığı törenin haber değeri yokmuş...!
Menteşe (mülga Muğla) Belediyesi önünde yapılantörenin resmi bölümünde Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş aklımdakaldığı ve başkalarından dinlediğim kadarıyla üç aşağı beş yukarı şu ifadelerdebulundu:
" Nevrez BeyÇamolukludur, Celal Orhan Göktepeli... Ben de Esençaylıyım. Köy çocuklarıyız.Köylerden geldik Muğla'yı güzelleştirdik. Nevrez Bey bu binada 10 yıl boyuncaBasın Yayın Müdürü olarak hizmet verdi. Bu 10 yıllık süreç içinde geçmişteşehir tiyatrolarına önem vermiş. Bizde bugün onun yolundan gidiyoruz. Hepimizinbaşı sağ olsun. "
Bizim Hamle 'de MuğlaBüyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün 'ün konuşması tam ve doğru olarakolmalı şöyle yer aldı:
" Kızını, Efe'yi vearkadaşını dinlerken, çok değişik bir karaktere sahip olduğunu ve etrafınıolabildiğince kendi doğrularıyla etkilediğini görüyoruz. Kızının veda mektububütün karakterini adeta ortaya koyuyor. Bazen insanlar doğar, yaşar ve ölür amabazı insanlar farklı kesimlerden çok farklı bir ortam, alan yaratır. Gerçektenkendisi bu konuda fevkalade halkla ilişkiler ve insanla ilişkileri kendi tarzıkendi karakteri doğrultusunda kurmuş ve orada iz bırakmış birisi. Aramızdanayrılması hepimiz için çok üzücü ama vazgeçilmez bir sonuç. Hepimizin başı sağolsun. "
xx xx xx
Gerçekten de öyle, Nevrez , yoldaşı Saim Sayın 'ın sevgili oğlu Efe 'nin " Nevrez Amcabaşka hiç kimseye benzemeyen ve aslında hepimizin içinde gerçekleştiremediğimizve başarısız olduğumuz ideallerimizin son temsilcisiydi " ifadesindevücut bulan bir karakterdi.
Başkan Gürün 'ün de dediği gibi değişik bir karakterdi...Benzerliklerimiz de vardır hani... Mesela Nevrez hiç " politik "davranmamıştır. Ali Ferudun Ceylan gibi en son söylenecek (hatta hiçsöylenmeyecek) sözü en başta söylemiştir... " Doğruları " ileyaşamıştır...
Mesela Nevrez , o gün OsmanGürün 'ün yerinde olsaydı, söze " Kızını, Efe'yi ve arkadaşınıdinlerken, ... " diye başlamazdı. Onların isimleri ve birer ' kimlikleri 'olduğunu bilirdi...
Nevrez gerçekten de benim kadar mızılı ve kavgacıydı, ama " sevgisiz "değildi...
Neyse, öyle ya da böyle madembir tören yapılmıştı, o zaman orada Nevrez 'in başkanlarından biri olmuşolarak Osman Gürün 'ün bir konuşma hakkı elbette vardı, ama BahattinGümüş 'ün hiç ama hiç yoktu...
xx xx xx
Belediye önündeki törendensonra dini tören Kurşunlu Camii 'nde yapıldı.
Gözümden kaçanlar olmuşturkusura bakmasınlar, her iki törende orada eski il başkanları Mustafa Öztürk ve Süleyman Uslu ile 27. Dönem Muğla Milletvekilleri Süleyman Girgin , Suat Özcan , Burak Erbay , Mürsel Alban ile eskilerden FevziTopuz 'u, Akın Üstündağ 'ı gördüm.
Gelen CHP'lileri yazmayakalkarsam, sayfam yetmez... Zaten gelmeyenlerde vardı Hüseyin Anıl gibi, Sezai Avşar gibi... Onlar mazeretlerini telefonla arayıp, " Başsağlığı dileyip tören belediye önünde olunca gelemedik " diyebelirttiler. Aslında ben de ilk duyduğumda biraz duygusallığımdan birazmızılılığımdan gitmemeyi düşündüm. Sonra " Orası kimsenin malı değil "düşüncem ağır bastı ve nerede olursa olsun Nevrez 'in yanında olmak istedim...
xx xx xx
O değil de Muğla 'nın 28.Dönem Muğla Milletvekilleri neden yoklardı anlayamadım.
Sosyal medya hesaplarınabaktım. Gizem Sayar Özcan ve Süreyya Öneş Derici , Osman Gürün 'ün" Muğla Belediyesi'nde Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürü olarakgörev yapan Nevrez Yıldız'ın vefat ettiğini üzülerek öğrendim. KendisineAllah'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. "şeklindeki paylaşımı paylaşmışlar, cenazeden bir şey yoktu... Cumhur Uzun hiçbir şey yazmamıştı. Ki Osman Gürün ve Bahattin Gümüş konuştukları törenden de söz etmemişlerdi...
O zaman o töreni nedenyaptınız Allah aşkına, alnınıza tabanca mı dayandı?!
Aslında üç milletvekili içinçok da yadırganacak bir durum değil bu tabii. Nevrez 'i tanımıyor veya Nevrez yaşamlarında yer almamış olabilir, ama...
Kimse Muğla 'nın aslında" CHP 'nin" değil " Demokrat Parti'nin kalesi " olduğunuunutmamalı... Ta ki yerel yönetimlerde Bodrum,Marmaris, Datça, Fethiye, Ula, Dalaman, Ortaca, Milas, Köyceğiz, Yatağan SHP 'ye, CHP 'ye geçinceye kadar... Ve kimse unutmasın rahmetli Tufan Doğu 'nun İl Başkanlığı 'nda ve rahmetli Ali Ferudun Ceylan 'ın İl GençlikKolları Başkanlığında MİYO'lu (Muğla İşletmecilik Yüksek Okulu) ve Muğlalı 78 kuşağı gençlerin örgütlenmesi ve örgütlemesi ile " bedellerödenerek " Muğla 'nın " Solun Kalesi " olduğunu...
Yani hepiniz 78 kuşağınınmirasını tüketiyorsunuz! Bu sayede o koltuklardasınız... Bugün artık Yatağan,Ula, Köyceğiz, Dalaman, Ortaca yok... Kredi limitini aştınız, bu kafayla giderseniz Muğla'da yok...
xx xx xx
Dünkü yazımın altına Bodrum 'dan Ahmet Degirmenci " Birde onun yaşadığı vefasızlıkları konuşmakyürek yetmiyorsa anımsamak lazım. " diye yazarken, Ali Turbalıoğlu şu ifadelerde bulundu:
" Efem bir Allahın kuluçıkıp Nevrez abiye yapılanları söylemiyor, rahmetliyi oradan oraya sürdüler. Bunasıl devrimcilik bu nasıl kırmızı bültencilik... Bu nasıl 68 kuşağı bu neyinkorkusu? Çıkıp bir kişi Osman başkan nerelere sürdü demiyor. Yaşarken sahipçıkmadılar, hiç olmazsa ölüsünün arkasından bile çıksınlar. Rahmetli Nevrez abirahat uyusun. Dostuna sevdiklerine yaşarken de rahmetli olunca da sahip çıkacakinsanlar nasip etsin Rabbim "
Marmaris 'ten Oğuz Alp Koca da " Orhan (Çakır) beyve dönemin meclis üyelerini yolsuzluk yaptılar diye İçişleri Bakanlığına şikayetederek yargılanmalarını sağlayan kişi ile bugün Nevrez ağabeyi garajda biletkestirerek cezalandıran o kirli ruhu gördükçe insanlığımdan utanıyorum. Buparti evlatlarına bu kadar vefasızlık yapmamalı.. ." diye yazdı.
Ben bu yazımı yazdıktan sonra yazılanlar olmuştur,lütfen 'beni yazmamışsın' diye sitem etmeyin...
xx xx xx
Evet, Nevrez Yıldız ilkseçiminde Osman Gürün 'ün karşısında olmuştu. Ön seçimde ben " Doktorum,dostum " diye Tünay Ürper ile birlikte belediyeden yanında yer alantek belediyeci olurken, Nevrez 'de " Yoldaşım, dostum, ağabeyim "diye Orhan Çakır rahmetli ile Hüseyin Ülkü 'nün arkasında yeralmış ve seçimde de dönemin İlçe Başkanı Erol Kutlay ve İl BaşkanıVecdet Seçer ve yönetimleri de ayak sürümüştü.
Acaba Osman Gürün'ün halaaradığı İrlandalılar için de Erol Kutlay da olabilir mi bilmiyorum, ama NevrezYıldız seçimden sonra önce Mezbaha'ya, sonra Graja sürülürken kılları bilekıpırdamamıştı...
Evet bu yüzden törendeprotesto etmek isteyenler vardı, ama enterne ettik. Yoksa orası başka bir halalırdı ve bu ne Nevrez 'e ne de Muğla 'ya yakışmazdı...
xx xx xx
Gelelim Erol Kutlay 'ınantrenörlüğünde Osman Gürün 'ün Hilmi Giresun 'u harcaması sonucu BelediyeBaşkanı seçilen Bahattin Gümüş 'e... Törende aşağı yukarı " NevrezBey Çamolukludur, Celal Orhan Göktepeli... Ben de Esençaylıyım. Köyçocuklarıyız. Köylerden geldik Muğla'yı güzelleştirdik. " ifadesindebulunduktan sonra Osman Gürün de konuştu ve Kurşunlu Camii KentMeydanı 'na (B.G. ifadesiyle) geçildi. İnsanlar namaza kadar çil yavrusugibi dağıldı, gölge aradı...
Fışkiyeleriniçalıştırmadıkları gibi, oraya üç beş çadır açmayı da beceremediler...
Sen hangi güzelleştirmektensöz ediyorsun? Hem senin Nevrez Yıldız 'la ne alakan var? " Köylülüğünüz "bile aynı değil, çok ama çok farklı! "Köylülüğün" bile raconu vardır...
Bir de " Nevrez Bey bubinada 10 yıl boyunca Basın Yayın Müdürü olarak hizmet verdi. Bu 10 yıllıksüreç içinde geçmişte şehir tiyatrolarına önem vermiş. Bizde bugün onun yolundangidiyoruz. Hepimizin başı sağ olsun. " sözüne ne demeli?
O gün ettiğin tek doğru laf, " BasınYayın Müdürü olarak hizmet verdi. " sözün oldu. Nasıl ağabeylerin gibi " Şubemüdürü " demedin, hayret... Bir de Nevrez her zaman tiyatroyasanata önem vermiştir, ama Muğla 'da tiyatro Erman Şahin 'in BelediyeBaşkanlığı 'nda İsmail Işılsoy yönetiminde MİYO öğrencileri vebelediye çalışanları ile " Deneysel Halk Tiyatrosu " olarak başlamıştır.
Hadi partinin ve Muğla'nıntarihini, hikayesini bilmiyorsun, bari yönettiğin belediyenin tarihini öğren.Bak seçimlerde geldi, olur olmaz her yerde konuşma...
----------------
GÜNÜN SÖZÜ : Allah'ım bana harcayamayacağım para,taşıyamayacağım unvan verme.