Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin bağlı kuruluşlarından MUSKİ (Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi), Mayıs 2025’te Bodrum’daki içme suyu isale hattı ve ihale süreçlerine ilişkin iddialarla gündeme gelmişti.

O zaman kamuoyuna yansıyan haberlere göre, Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılı faaliyet raporunun görüşüldüğü meclis toplantısında, MUSKİ’nin Bodrum’daki bazı altyapı ve bakım ihalelerinde pazarlık usulünü tercih etmesi eleştirilmiş; konuyla ilgili adli soruşturma başlatıldığı bildirilmişti.

Soruşturma kapsamında ihale dosyalarının incelendiği, KOM ekiplerinin MUSKİ’deki bazı belgelere el koyduğu haberleri yayımlanmıştı. MUSKİ ise işlemlerin mevzuata uygun yürütüldüğünü açıklamıştı. Temmuz 2025’te de kurum bünyesinde bazı görev değişiklikleri ve yönetimsel düzenlemeler yapılmıştı.

Sonra ne oldu?

Sonrası yok! En azından kamuoyuna yansıyan bir sonuç yok.

Ben de pek çok kişi gibi, aradan geçen zaman nedeniyle dosyanın kapandığını düşünenler arasındaydım. Ancak bir soruşturmanın sonucuna ilişkin kamuoyuna açıklama yapılmaması, dosyanın kapandığı anlamına gelir mi bilmiyorum…

*

Gelelim asıl meseleye…

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MUSKİ’nin Bodrum Güney İsale Hattı ihalesine yönelik başlatıldığı bildirilen soruşturma, özellikle 328 milyon lira bedelli proje, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/B maddesi kapsamında pazarlık usulünün tercih edilmesi ve ihale komisyonundaki değişiklikler hakkındaki iddialarla gündeme gelmişti. İhaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma iddiaları kamuoyunda tartışılmıştı.

Peki, bu soruşturma ne aşamada? Kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar verildi mi? Soruşturma devam ediyor mu? Dosya hakkında başka bir karar alındı mı?

Kamuoyuna açıklanmış, doğrulayabildiğim kesin bir sonuç bulunmuyor.

Bu soruların yanıtını öğrenmek için yapay zekâya da başvurdum. Aldığım yanıtta, dosyanın hâlâ açık olduğu ve incelemelerin devam ettiği öne sürülüyordu.

Ancak yapay zekânın bu değerlendirmesini doğrulayacak resmî bir belgeye ulaşamadım.

Dolayısıyla dosyanın açık olduğunu da kapandığını da kesin bir dille söylemek mümkün değil…

*

Keşke bu önemli konuda MUSKİ’den ya da ilgili makamlardan kamuoyunu aydınlatan bir açıklama yapılmış olsaydı. Çünkü mesele yalnızca bir soruşturmanın akıbeti değil; kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı, ihalelerin hangi yöntemlerle gerçekleştirildiği ve iddiaların nasıl sonuçlandırıldığı meselesidir.

MUSKİ soruşturmasının ardından Muğla yerel basınında Büyükşehir Belediyesinin çeşitli birimleri, özellikle de MUSKİ ve MUPA hakkında pek çok iddia ve soru gündeme getirildi.

Bu iddiaların tümünün doğru olduğu söylenemez. Ancak kamuoyuna yansıyan soruların yanıtlanması, iddiaların açıklığa kavuşturulması ve varsa yanlış bilgilerin düzeltilmesi gerekir.

Buna rağmen, bugüne kadar kamuoyunu tatmin edecek kapsamlı açıklamaların yapılmadığı yönünde bir eleştiri var.

Yakın zamanda Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut’a verilen ve kamuoyunda tartışılan yanıtı da hatırlayalım. Muğla Büyükşehir Belediyesi, sanki “Görmedim, duymadım, bilmiyorum” politikasını tercih ediyor. Oysa kamu kurumlarının şeffaflığı, yalnızca işler yolunda giderken değil, eleştiri ve iddialar karşısında da önemlidir.

Mayıs 2025’ten bu yana Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriyle ilgili tartışmalar sürerken, kamuoyunun gündemine bu kez çok daha somut ve beklenmedik bir adli gelişme geldi…

*

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, 20 Ekim 2026 Salı günü Milas Belediyesine yönelik operasyon düzenlendi. Muğla merkezli 13 (Muğla, Adana, Ankara, Bursa, Elazığ, Hakkari, İstanbul, Gaziantep, Kilis, Kocaeli, Manisa, Van ve Ordu) ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyon kapsamında 35 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda, aralarında Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve oğlunun da bulunduğu şüpheliler hakkında işlem yapıldı.

Soruşturma; suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya örgüte üye olma, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve resmî belgede sahtecilik gibi iddiaları kapsıyor.

Tabii Fevzi Topuz ile ilgili suçlama bu iddiaların tamamını kapsıyor mu bilmiyoruz…

Anadolu Ajansının aktardığı bilgilere göre, incelemelerde 34 şirkete ilişkin 35 ihale evrakının sahte olduğu ve 32 şirkete toplam 33 iş deneyim belgesinin düzenlendiği iddia edildi. Yapılmadığı hâlde yapılmış gibi gösterildiği belirtilen işlerin ihale bedeli toplamının 2 milyar 579 milyon lirayı aştığı bildirildi.

Elbette bunlar soruşturma kapsamında gündeme gelen iddialar ve tespitlerdir. Şüphelilerin hukuki sorumluluğu, yargı süreci sonunda ortaya çıkacaktır…

*

23 Ekim itibarıyla basına yansıyan bilgilere göre, şüphelilerin bir bölümü emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi; bazı şüphelilerin ise serbest bırakıldığı bildirildi.

Yani haber bu kez Milas’tan geldi.

Muğla siyasetinin kulislerinde yalnızca Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın CHP’den ayrılıp ayrılmayacağı ve böyle bir durumda hangi partiye geçebileceği konuşulmuyor.

Büyükşehir Belediyesi hakkında yeni soruşturmalar açılabileceğine ilişkin söylentiler de dolaşıyor. Bu söylentiler üzerinden Ahmet Aras’ın siyasi geleceğine ilişkin çeşitli yorumlar yapılıyor.

Ancak bunların doğrulanmış bilgiler değil, siyasi kulislerde dile getirilen iddialar olduğunu özellikle belirtmek gerekiyor. Herhangi bir soruşturma ihtimali ile bir siyasetçinin parti değiştirmesi arasında doğrulanmış bir bağlantı bulunmadan bu ikisini birbirine bağlamak doğru olmayacaktır.

Keşke bütün bu tartışmaların yerini şeffaflık, açıklık ve zamanında yapılan bilgilendirmeler alsaydı. Keşke kamuoyunun sorduğu sorular yanıtsız kalmasaydı. Çünkü sorular cevapsız kaldıkça söylentiler büyüyor; söylentiler büyüdükçe de kamuoyundaki kuşkular artıyor.

Muğla’ya nazar değmesin diyecektim… Ama üzücü haber Milas’tan geldi.

Şimdi asıl beklenti, soruşturmanın hukuka uygun biçimde yürütülmesi, iddiaların somut delillerle açıklığa kavuşturulması ve kamuoyunun doğru, eksiksiz bilgilerle bilgilendirilmesidir. Çünkü mesele hangi belediyenin, hangi partinin ya da hangi yöneticinin gündeme geldiği değil; kamu yönetiminde hesap verebilirliğin ve şeffaflığın sağlanmasıdır…

*

Sahte ihale evrakı ve iş deneyim belgelerine ilişkin 13 ilde yürütülen soruşturmada, Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve oğlu Doruk Topuz’un da bulunduğu 20 şüpheli dün adliyeye sevk edilirken, hakkında gözaltı kararı bulunan 6 firari şüphelinin ise yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

2 şüphelinin Muğla’dan, 13 şüphelinin ise bulundukları illerden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılacağı öğrenilirken, yazımı baskıya gönderdiğimde savcılıkta ifadelerin alınması devam ediyordu.

Edindiğimiz bilgilere göre, ifadelerin bu sabaha (Cumartesi) kadar sürmesi bekleniyor…

Sevenleri Fevzi Topuz’u Muğla Adliyesi girişinde yalnız bırakmadı, alkışlarla karşılandı…

Adliye girişinde Fevzi Topuz’u yalnız bırakmayan, suçsuz olduğuna inandıklarını ifade eden sevenleri, alkışlarla destek vererek “Yanındayız Başkanım” mesajı verdi…

*

Bugün yarattığı sansasyon ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı gölgede bırakan Bodrum Belediye Meclis Üyesi Asuman Gülsoy’un nasıl AK Partili olduğundan ve YENİ Parti Muğla İl Başkanı seçimi ile ilgili itirazı Genel Merkez de reddedilen Süleyman Girgin’den söz edecektik.

Pazartesi gününe erteledik…

Bir de YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun mecliste Menteşe Devlet Hastanesini gündeme getirmiş. Kendisi Yatağanlıdır. Kapanan Yatağan Devlet Hastanesi dururken Menteşe’yi gündeme taşımasının yarattığı şaşkınlıktan da söz ederiz…

VEFAT VE BAŞSAĞLIĞI

İYİ Parti’nin Muğla İl Başkanlığı kurucu yönetim kurulu üyesi, 2019 yerel seçimlerinde Menteşe Belediye Başkan Adayı olan Ayçin Evgeç Dalgıç’ın kalp krizi sonucu vefatını üzüntüyle öğrendim. Merhume Ayçin Evgeç Dalgıç’a Allah’tan rahmet; kederli ailesi ve sevenleri ile İYİ Parti camiasına sabır ve başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun…

--------- -----------

GÜNÜN SÖZÜ; İnsanlara yalnızca nasıl başarılı olunacağını değil, nasıl iyi bir insan olunacağını da göstermek gerekir. --Pele