Mirasçılardan birinin kişisel borcu nedeniyle miras payına haciz uygulanabiliyor. Diğer kardeşler bu borçtan kendiliğinden sorumlu tutulmasa da hukuki süreç, koşulları oluştuğunda ortak evin tamamının satışına kadar uzanabiliyor.

Anne veya babadan kalan evde kardeşlerden birinin borçlu olması, diğer mirasçıların haklarını da ilgilendiriyor. Burada iki ayrı işlem bulunuyor: Borçlu mirasçının hakkına haciz konulması ve ortaklığın giderilmesi yoluyla taşınmazın satılması.

Bir kardeşin kişisel borcu, diğer kardeşlerin miras paylarının doğrudan o borca karşılık alınabileceği anlamına gelmiyor. Ancak borçlu kişinin mirastaki hakkının paraya çevrilmesi için başlatılan süreç, ortak mülkiyetin sona ermesine neden olabiliyor. Bu nedenle haczin kapsamı ile evin satış ihtimalini ayrı değerlendirmek gerekiyor.

Haciz hangi mirasçının hakkına uygulanır?

İcra ve İflas Kanunu’nun 94. maddesi, henüz paylaşılmamış mirastaki hakkın haczedilebilmesine imkân tanıyor. Bir mirasçının kişisel borcu için yürütülen takipte esas alınan, borçlu mirasçının miras ortaklığındaki hakkı oluyor.

Miras henüz paylaşılmamışsa mirasçılar, tereke adı verilen miras malvarlığına elbirliğiyle sahip bulunuyor. Bu aşamada borçlu kardeşin evin belirli bir odasına veya katına tek başına sahip olduğu kabul edilmiyor; haciz, tasfiye sonunda kendisine düşecek hak üzerinde etkili oluyor.

Taşınmaz paylı mülkiyete geçirilmiş ve tapuda paylar belirlenmişse borçlu kişinin kayıtlı payının haczi ve icra yoluyla satışı gündeme gelebiliyor. Diğer mirasçıların payları, yalnızca kardeş olmaları nedeniyle aynı kişisel borcun kapsamına girmiyor.

Kardeşin Borcu Yüzünden Miras Kalan Ev Satılabilir Mi (1)

Evin tamamı hangi durumda satılabilir?

Borçlu mirasçının hakkına haciz konulması, evin tamamının hemen satışa çıkarılması anlamına gelmiyor. Paylaşılmamış mirastaki hakkın paraya çevrilmesinde özel bir hukuki süreç izleniyor.

İcra ve İflas Kanunu’nun 121. maddesi kapsamındaki süreçte, icra mahkemesinden alınan yetkiye dayanılarak ortaklığın giderilmesi davası açılması mümkün olabiliyor. Bu yol, alacaklının borçlu mirasçının hakkına karşılık gelen bedeli tahsil edebilmesini amaçlıyor.

Taşınmazın bölünerek paylaştırılması mümkün olmaz ve mahkeme satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verirse evin tamamı satılabiliyor. Dolayısıyla diğer kardeşlerin borçlu olmaması, ortak evin her koşulda satış dışında kalacağı anlamına gelmiyor.

Satış parasının tamamı alacaklıya mı gider?

Evin tamamının satılması ile satış parasının tamamının borca verilmesi farklı sonuçlar taşıyor. Ortaklığın giderilmesi yoluyla satışta bedel, hak sahiplerinin payları gözetilerek dağıtılıyor. Borçlu mirasçının kişisel alacaklısı, diğer mirasçıların payına yalnızca bu borç nedeniyle el koyamıyor.

Örneğin, yalnızca konuyu açıklamak amacıyla üç kardeşin eşit hak sahibi olduğu bir ev düşünüldüğünde, kardeşlerden birinin kişisel borcu diğer ikisinin hakkını ortadan kaldırmıyor. Satış gerçekleşirse borçlu kardeşe düşen bedel üzerinden, haciz ve alacak sırası dikkate alınarak ödeme yapılması gündeme geliyor. Dağıtılacak tutarı satış giderleri ve taşınmaz üzerindeki diğer haklar da etkileyebiliyor.

Kardeşin Borcu Yüzünden Miras Kalan Ev Satılabilir Mi (3)

Tapu intikali yapılmadıysa haciz engellenir mi?

Evin tapuda hâlâ vefat eden anne veya babanın adına kayıtlı olması, miras hakkının doğmadığı anlamına gelmiyor. Türk Medeni Kanunu’na göre miras, ölümle birlikte kanun gereğince mirasçılara geçiyor.

İcra ve İflas Kanunu da borçlunun miras yoluyla kazanmasına rağmen henüz tescil ettirmediği hakların, gerekli yetki alınarak borçlu adına tescilinin istenebilmesine imkân tanıyor. Bu nedenle tapu intikalini geciktirmek, miras payını hacze karşı kendiliğinden korumuyor.

Kardeşin Borcu Yüzünden Miras Kalan Ev Satılabilir Mi (2)

Borcun kime ait olduğu belirleyici

Bu kurallar, kardeşlerden birinin kendi kişisel borcu için geçerli olan genel çerçeveyi açıklıyor. Borç vefat eden kişiye aitse mirasçıların sorumluluğu farklı hükümlere göre değerlendiriliyor. Diğer kardeşlerin ayrıca borçlu veya kefil olması ya da ev üzerinde borcu güvenceye alan ipotek bulunması da sonucu değiştirebiliyor.

Somut dosyada haczin hangi hakka uygulandığı, tapudaki mülkiyet biçimi ve varsa satış talebi birlikte incelenmeli. Mirasçıların kendilerine ulaşan icra ve mahkeme tebligatlarını, belgede belirtilen süreleri dikkate alarak değerlendirmesi gerekiyor.

Muhabir: Mukaddes Yelin