SAYIŞTAY RAPORU

Başlık benim değil... Odatv’den Murat Sökdü’ye ait;

Muğla'nın en büyük çiftliği: Sıtkı Koçman Üniversitesi

Yerelde de Esma Turan haberine “Sayıştay’ın MSKÜ Raporu: Eşitlik ve liyakat ilkesine aykırı alımlar” başlığı atmıştı.

İki başlık da düşündürücü...

Nedense yerel basınımız bu çok önemli habere yeterince ilgi göstermedi...

+

DÜNYA VE TÜRKİYE ÜNİVERSİTELERİ İÇİNDE NEREDEYİZ?

Garip olan bir şey var o da üniversite yönetiminin hala yukarıdaki başlıklara neden olan “Sayıştay Raporu” ile ilgili bir açıklamada bulunmamış olması. Üniversite bu topa girmiyor, ama son günlerde öğrencilerin ve akademisyenlerin başarı hikayelerini paylaşıyor.

Bu yazımı kaleme alırken, ben de üniversitemiz “Dünya üniversiteleri sıralamasında nerededir?” diye merak ettim. İlk 100’de, 200’de göremedim. Şaşırmadım da... 300 içindeyiz diye sevinsek mi bilemedim... Elbette Türkiye’deki üniversitelerin neresindeyiz diye de meraklandım. Türkiye’deki üniversitelerin içinde 24. sıradaymışız. Buna çok şaşırdım.

Tabii beni bir düşünce aldı. Şimdi bu 24. sırayı nasıl yorumlamalıyız.

Acaba Türkiye’de eğitim kalitesi, düzeyi, niteliği, başarısı, çok gerilediği için mi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 24. sırada yer alabildi? Yoksa Dünya Üniversiteleri sıralamalarında ilk 500 de üç üniversitesi bulunabilen ülkemizde eğitim bizim anlayamayacağımız ölçüde kaliteli hale geldi de o kalitenin içinde  Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi de 24. olabildi?

Böyleyse ayakta alkışlarım. Ancak yorum yapmak istemiyorum. Akademisyen değilim...

+

ÜNİVERSİTE ŞEHRİ MUĞLA

Tabii “Sayıştay Raporu” yerel basınımız önem vermese de incelemeye değer.

Bakacağız. Bir başka yazıma bırakıyorum.

Fakat size güzel bir haber verebilirim.

Üniversitemizin Dünya ve Türkiye Üniversiteleri içindeki yerini araştırırken, araştırmalardan birinde “Öğrenci dostu şehirler sıralaması” ara başlığı ile karşılaştım.

Yerel seçimler sırasında “Kadın Dostu, Çocuk Dostu, Engelli Dostu, Hayvan Dostu, Öğrenci Dostu Şehir” vaatleri ile ortaya çıkan belediye başkanı adaylarımız olmuştu.

Üniversite Şehri Muğla”nın ‘üniversite’si aksıyor olsa da ‘şehir’ çoktan “Öğrenci Dostu” olabilmiş. Muğla olarak öğrenci dostu şehirler içinde 5. sıradayız.

İşte puan düzeyleri ile sıralama;

1. Eskişehir 91 (A+); 2. Ankara 89 (A+); 3. Çanakkale 88 (A+); 4. Aydın 87 (A+); 5. Muğla 86 (A+); 6. Antalya 85 (A+); 7. Edirne 85 (A+); 8. Samsun 85 (A+); 9. İstanbul-Asya 84 (A); 10. Manisa 84 (A).

Araştırmanın sonuçlarına göre, sadece 27 şehirde öğrenciler yüksek bir memnuniyet duymaktaymış. 38 şehirde ise öğrencilerin memnuniyeti oldukça düşük görülmüş. Bununla birlikte, Türkiye'nin üniversite öğrenci başkentleri Eskişehir, Ankara ve Çanakkale gösterilmekte.

Özellikle Büyükşehir Belediyemiz ile Menteşe Belediyemizin Eskişehir, Ankara ve Çanakkale’de olup ta bizde olmayan ne araştırmalarında yarar var...

+

‘YILMAZLAR’ SUÇ ÖRGÜTÜ

Birkaç gündür yaygın basın “Muğla merkezli suç örgütü operasyonu” ile sallanıyor.

Yerel basın olarak sallanmıyoruz!

Haberi Muğla Valiliği değil, İçişleri Bakanlığı açıkladı ve İHA tarafından servis edildi. İHA’ya abone olan yerel gazetelerimizde bu haber şöyle yer aldı:

Muğla merkezli 4 ilde elebaşılığını Ahmet Tanyel’in yaptığı ‘Yılmazlar’ organize suç örgütüne yönelik ‘Kuyu-29’ operasyonu düzenlendi. Operasyonda organize suç örgütü üyesi 14 şüpheli yakalandı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, Jandarma Genel Komutanlığı KOM Daire Başkanlığı koordinesinde; Muğla İl Jandarma Komutanlığınca yapılan çalışmalar sonucu Muğla merkezli Trabzon, Antalya ve İzmir’de elebaşılığını Ahmet Tanyel’in yaptığı ‘Yılmazlar’ suç örgütüne yönelik ‘Kuyu-29’ operasyonları düzenlendi.

Düzenlenen operasyon sonucu 14 şüpheli yakalanırken, şüphelilerin Muğla’nın Menteşe ilçesinde faaliyet gösteren işletmelere yönelik baskı ve cebir kullanarak; suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kasten yaralama, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti, 6136 sayılı kanuna muhalefet ve nitelikli yağma suçlarını işledikleri tespit edildi.

+

Bu haberin İHA abonesi yerel gazetelerimizde yer aldığını belirttim.

İçişleri Bakanlığı açıklamayı İHA’ya değil de AA’na yapsaydı, bu haberi yerelde bir iki gazetede görecektik. Çünkü yerel gazeteletimizin tamamı İHA abonesi. İHA yanında AA’na da abone bir iki gazetemiz var.

Ya İHA (İhlas Haber Ajansı) olmasaydı?

O zaman bakanlık olan ajanslardan birine açıklama yapardı.

Burada amacım “İHA olmasa yerel gazetelerimiz çıkmayacak” yargısına ulaşmak değil. Çünkü mutlaka bir ajans olacaktır. Hiçbiri olmasa devletin ajansı kalacak, var olacaktır.

Ama...

Haber bir kere bana “Muğla ne hale gelmiş de haberimiz yok” dedirtti. Ve ben bunların elebaşılarının “Muğlalı” olduğuna ihtimalde vermek istemiyorum. Ki operasyonu jandarma yaptığına göre, suç örgütünün üretin, sevk ve idaresi Menteşe kırsalında olmalı...

Elbette Muğla eski Muğla değil ve Muğla’da, özellikle turizm merkezlerimizde organize suç örgütlerinin uzantılarının bulunduğunun ve “mafyöz” lokal hareketlerin varlığının farkındayız. Ancak Muğla’nın uyuşturucunun hem üretimini hem pazarlamasını yapan bir suç örgütünün merkezi haline gelmiş olması beni fazlasıyla şaşırttı ve üzdü.

Peki kim bu ‘Yılmazlar’? Ahmet Tanyeli kim, neyin nesi? Bunlar Muğlalı mı? Nerede üretim yapıyorlar? Menteşe’de hangi işletmele baskı cebir uygulamışlar?

Haberde bu soruların yanıtı yok?

Gazeteler ajanslara bağımlı hale gelirse “gazetecilik” bu kadar olur...

+

YUNAN SAHİL GÜVENLİK TACİZLERİ VE YEREL BASIN

Bu arada Muğla’da bir de Yunan Sahil Güvenlik botu tacizleri yaşandı.

Nedense yerel basınımız bu kepazeliğe de seyirci kaldı. “Batının şımarık çocuğu kendine gel” bile diyemedik.

Acaba “sabrımızı” nereye kadar sınayacaklar? Mesela Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Devlet Konuk Evi’nde dinlenirken, Okluk Koyu’na da girip, karaya çıkmaya kalkışabilirler mi?

Akıl alır gibi değil...

20 Eylül günü sabah saat 10.00 sıralarında Bodrum/Akyarlar Mahallesi’ndeki Akçabük koyunun içine kadar girerek Türk karasularını ihlal ederek göçmen kaçakçısını kovalama bahanesi ile karaya 50 metre kadar yaklaşan Yunanistan sahil güvenlik botu, hızını alamayıp ardından 4 gün içinde bu kez Türk karasularını Datça kıyılarında ihlal etti.

Her iki ihlalde de Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı yetki ve sorumluluğu çerçevesinde gereğini yapıp,  Yunan Sahil Güvenlik botunu kendi sularına çıkarırken, CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşıp “Türk makamlarının kayıtsızlığını ve umursamazlığını görünce Yunanistan cüretkarlığını bir üst seviyeye taşıdı” diye tepki gösterdi.

+

Bu arada İçişleri Bakanlığından “İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya ile Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanı Sayın Christos Stylianides arasında bugün akşam saatlerinde, Yunan botlarının Türk karasularını ihlaliyle ilgili bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Yapılan görüşmede Bakan Sayın Yerlikaya, Yunan Sahil Güvenlik botlarının karasularımızı ihlal etmesinden duyulan rahatsızlığı ifade etti ve iyi komşuluk ilişkilerinin korunması için bu tür ihlallerin kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanı Sayın Christos Stylianides, iki ülke arasındaki komşuluk ilişkilerine önem verildiğini, olayın siyasi bir yönü bulunmadığını, yaşanan ihlallerin tekrarlanmayacağını belirterek konuya ilişkin hemen inceleme başlatıldığını ve gelişmelerden Türk makamlarının bilgilendirileceğini ifade etti. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” diye açıklama yapıldı.

Açıklama yerel basınımızın çoğunda yok. Herhalde ajans servis etmedi!...

Şimdi bana kızanlar olacaktır, ama söyleyelim “gazeteci edilgen değil, etkin olursa” gazete de “etkin gazete” olur... Yoksa gazeteler, “ajansların çiftliği” haline gelir...

---------            -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Herkes ölür yeğen, kimi toprağa gömülür, kimi yüreğe...--Tuncel Kurtiz