ABD, dünyanın süper devletidir...
ABD, 336 milyon nüfusa sahip bir ülkedir de...
ABD ileri teknoloji dediğimiz elektrik, yazılım, genetik, yapay zeka, uzay ve silah sanayi konularında da lider ülkedir.
Dünyadaki insanların çoğu ABD'ye gidip, orada yaşamak istemektedirler.
İnsanlar, ABD rüyasını yaşamak için, yeni kıtaya gitmek istiyorlar.
Bu haller madalyonun ön yüzüdür.
Madalyonun arka yüzüne bakarsak neler görüyoruz?
ABD, 90 trilyon dolar borcu olan bir ülkedir.
Bu borcun 21,8 trilyon doları dış ülkelere olan borcudur.
Bu ülkeler sırası ile Japonya, Çin, İngiltere, İrlanda ve Lüksemburg’dur.
Geriye kalan 90 trilyon- 21,8 = 78,2 trilyon dolar borç ise, FED, yöresel yönetimler, yerel bankalar, sosyal sigorta kurumlarına ait fonlar ile yatırım fonlarına aittir.
Doğal olarak bir yerde borç var ise alacaklı da olacaktır.
Bu kadar borç, borçlu gibi alacakları da zor durumda bırakıyor…
2024 yılında borç üzerine kurulan batakçı kumarı kapitalist düzen çökmüş durumda.
Bu düzen, faiz kurumu üzerine kurulan bir düzendir.
Daha fazla bu yöntemle ilerlemek mümkün değil.
O zaman "Peki, çıkış noktası nedir?" sorusu gündeme geliyor.
Bu çıkmaz sokaktan çıkmanın yolu bazılarının "Armegedon", bazılarının da "III. Dünya Savaşı" dediği büyük bir savaşı çıkarmak, gibi gözüküyor.
Ukrayna - Rusya savaşı ile Gazze ve Lübnan'da yaşanan savaşları bir de bu pencereden bakmakta fayda var.
Ayrıca dünyamız ilk defa 8 milyar nüfusun üstüne çıkmış durumda.
İnsan nüfusu artarken diğer taraftan yapay zekalı robotlar, mavi yakalı insanların yaptığı işleri yapmaya başladılar.
Bu durum karşısında piramidin tepesinde oturan karar verici ve güçlü insanlar, "Madem mavi yakalı emekçilerin işlerini robotlar yapabiliyor, o zaman dünya nüfusunu makul bir seviyeye indirmek lazım" diye düşünmeye başladılar.
Böylece, büyük bir savaş, bir taşla iki kuş vurmak anlamına geliyor.
Hem borç çıkmazından, hem de fazla nüfustan kurtulacağız, diye düşünülüyor.
Evdeki hesap çarşıya uymaz genellikle.
Borçtan ve fazla nüfustan kurtulalım der iken, bin bir zahmetle ulaştığımız medeniyetimizin sonunu getirebiliriz.
Bir ihtimal daha var…
O da, farklılıklarımızı hoşgörü ile bakarak, paradan para kazanmak olan faizi terk ederek ve çevremize saygılı davranarak yaşamaktır...
Bakalım, bu doğru yolu bulabilecek miyiz?
Ummuyorum ama, olanları yaşayıp göreceğiz…