Geçtiğimiz ay Bilim Kurulu toplantısınınardından Corona virüs salgınına karşı alınan yeni kararları duyuran SağlıkBakanı Fahrettin Koca 'nın Covid-19 ile ilgili getirilen birçokzorunluluğun kaldırıldığını ancak Covid-19 önlemleri gerekçegösterilerek gece 24.00 'den sonra uygulanan canlı müzik yasağının devamedeceğini açıklaması büyük tepki toplamıştı.
Başta CHP Muğla MilletvekiliSüleyman Girgin ve MUTSO Başkanı Mustafa Ercan olmak üzere cılızdaolsa sektörden tepkiler gelirken, Milletvekili Girgin " Bütünyasaklar kalktı müzik yasağı hariç! " başlıklı açıklamada bulunmuş ve İçişleriBakanı Süleyman Soylu tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle soruönergesi vermiş ve şu soruları sıralanmıştı:
" 1-Koronavirüs BilimKurulu'nun gece 12'den sonra müzik yasağının sürdürülmesi konusunda bir önerisivar mıdır? Yoksa bu yasağın sürdürülmesi İçişleri Bakanlığı'nın kendi kararı mıdır?Eğer İçişleri Bakanlığı'nın kararı ise, bunun bilimsel gerekçesi nedir? 2-Gece12'den sonra müzik yasağının sürmesi kararı bağlamında, 'pandemi insanlarınyaşam tarzına müdahale amacıyla kullanılıyor' eleştirisine ne diyorsunuz?3-Gece 12'den sonra müzik yasağını ne zaman kaldırmayı düşünüyorsunuz? "
Milletvekili Girgin 'in soruları gayet açık, net ve anlaşılır... Ancak benkendisinin açıklamasında yer alan " Gece 12'den sonra müzik yasağınındevam etmesi yalnızca eğlence ve müzik sektöründe çalışanları değil, tüm yöreesnafını olumsuz etkiliyor. 'Gece 12'den sonra müzik olmuyor' diye esnaflardükkânlarını erken kapatmak zorunda kalıyor. " ifadesini anlayamadım. ' Gece12'den sonra müzik olmuyor ' diye dükkânlarını erken kapatmak zorundakalan esnaflar hangi esnaflar acaba? Kokoreç, midye, kelle-paça satanlar iletekel maddesi satan büfeciler ve bir de taksici esnafı tamam da ya başka?
xx xx xx
MUTSO 'dan (Muğla Ticaret ve Sanayi Odası) gelen yazılıaçıklamada " Tedbirlerin neredeyse tamamı kaldırıldı. Yalnızcahastanelerde ve toplu taşımalarda maske kullanım zorunluluğu ve gece 12'densonra müzik yasağının sürmesi bu kapsamda faaliyet gösteren işletmeler,müzisyenler ve arka planda çalışan tüm ekip başta olmak üzere, turizm ağırlıklıilimizde tüm işletmeleri ciddi oranda etkilemektedir. " diyen MUTSOBaşkanı Mustafa Ercan şu ifadelerde bulundu:
" Salgın döneminde enuzun süre kapalı kalan ve en ağır şekilde etkilenen müzik ve eğlence sektörününbu şekilde kısıtlamasının sürdürülmesi, işletmelerin, müzisyenlerin,çalışanlarının ve bölgede faaliyet gösteren farklı sektördeki işletmelerinemeklerine haksızlıktır. Bu haksızlığa ivedilikle son verilmesi hem tüm busektörler ve emekçileri için hem de turizm faaliyetleri için önem arzetmektedir. 2 yıldır pandemi ve ekonomi ile mücadele eden işletmelerimizin,normalleşen hayat koşullarında, kendi normallerine biran önce kavuşmalarıgerekmektedir. "
' Müzik dünyasının kendi normalleri ne? 'bilmiyoruz, ama Mustafa Ercan 'a katılmamak mümkün değil. Bir de benolsam Bakan Soylu 'ya bir tek soru sorardım: Bu uygulamanın bir ortasıyok mu?
xx xx xx
Nasıl becerdiysek " canlı müzik yasağı " meselesi bir anda " laiklik " ve " yaşama müdahale "meselesi haline geldi. Hayatında bara meyhaneye gitmemiş biri kalkıyor sosyalmedya hesabından " Yaşamıma müdahale etme " diye paylaşımdabulunuyor. Bilmem kaçıncı kere rakıya, şaraba, biraya zam geldi " yaşamımamüdahale etme " diyen oldu mu? Hayır, herkes kimyager oldu... Herkesrakısını, şarabını, hatta birasını evde yapıyor. Ne yapalım ölen ölür kalansağlar bizimdir!
Sadece alkollü içkiyeyapılan ve daha yapılacak zamları protesto için bir miting düzenlense kaç kişigelir acaba?
Kaç kişi bir yana, kalabalıkolup olamayacağını bile kestiremiyorum. Şundan eminim; miting alanında AKPartililerden "gören olur" diye gelen olmayacaktır, ama sağ partilerden de solpartilerden de gelen olacaktır.
Marmaris ve Datça 'da pahalılığı, yoksulluğu protestoeden " Geçinemiyoruz " yürüyüşleri yapıldı. 13 ilçeli Muğla 'dadaha üçüncü ilçeyi göremedik... Bir de bir siyasi parti düzenlemesi olmadığıhalde Marmaris ve Datça 'da yürüyenlerin çoğunun CHP'li olması ilginçti. Demek ki yoksulluk daha çok CHP'liler de var!
Arkadaşım " Pahalılık veyoksullukla yaşama müdahale daha kolay değil mi? " dedi. Beni birdüşünce aldı...
xx xx xx
Bence müzik yasağı meselesindeünlü müzisyen Fazıl Say 'ı dinlemekte yarar var. Fazıl Say 'ınaklına gelen İbrahim Tatlıses ve taifesinin aklına gelip söyleselerdi,kıyamet kopardı. İktidarın yandaşları, yalakaları diye sosyal medyada saldırılırlardı...Hadi bakalım Fazıl Say 'a da saldırın! O " laik " ve " özgürlükçü "...O zaman O'nu görmezden gelelim öyle mi? Fazıl Say 'ın 3 Mayıs 'tayaptığı " Müzik yasağı gece 12'den sonra konusu. " başlıklı müzikyasağı yorumu;
" Bence aslında dert,tatil beldelerinde yüksek desibel müzik çalan mekanlar, tüm şehri inletip,sağır edici mertebede ses kirliliğiyle diğer herkesinhayatını-dinlencesini-tatilini yaşanmaz kılanlar. Onlar hem sessizliği hemdiğer her şeyi engelliyorlar. Bunun önüne geçilmeli.
'Müzik yasağı' çokyanlış bir deyim sadece. Normal olarak, pek çok müzik dalında 'konser', gece12'den sonra olan bir şey değildir zaten. Dj -club faaliyetleri de şehre uzakyerlerde, plajlarda vs. olur. Hallolur o da. Bakın, Datça'da dışardan farklımekanlardan gelen yüksek sesler yüzünden Datça açık hava sahnesinde geçen yaztiyatrolar oynanamadı, ben konserimi durdurdum, içerde 1 konserin değil 3konserin (!) eşit sesi karışıyordu çünkü. Bunun adı gürültü! Alaçatı ise tambir felaket. Resmen öyle açıyorlar ki, tüm insanların hayatını mahvediyorlar.Uyuman, kitap okuman, hatta evde müzik dinlemen bile imkansız. Yazık günahinsanlara. Bu hale mekanlar getirdi. Burada konu 'müzik' değil 'desibel'. Vekimseyi rahatsız etmeyen bir kulüp, yalıtımını yaptıysa dışarı seskaçırmıyorsa, başımızın üstünde, isterse 24 saat müzik yapsın.
#fazılsay "
xx xx xx
Fazıl Say'a katılmayan varmı?
" Müzik Yasağı "diye adlandırılan şeyin " yaşama müdahale " ile alakası yok. Asılyaşama müdahale isteyenin istediği zaman, istediği yerde, istediği kadar müzikyapabilmesidir...
Geçmişte Bodrum 'da HalikarnasDisko çevresinde oturanların çoğu muhit değiştirdi. Barlar Sokağı 'nınçevresinde konut yaşamı kalmadı. Eğlence yerleri ve sınırsız müzik hep " BodrumEğlence Merkezi. Turist Bodrum'a eğlenmeye geliyor " diye savunuldu.Doğruydu da...
Bodrum " eğlence merkezi " olarak adetatescillenmişti. Datça için, hatta Marmaris ve Fethiye için" Dinlence Merkezi " deniliyordu... Ancak geçen zaman içinde heryer Bodrum 'a öykündü. Her yerin bir " Barlar Sokağı " oldu. FazılSay , bir zamanların dingin Datça 'sını ne güzel anlatmış. CanYücel bugün yaşıyor olsaydı, öyle " yaşama müdahale ", " özgürlük "filan demez " Bir kafamızı dinleyemeyecek miyiz? " diye " gürültücülere "küfrederdi...
Tatillerde eğlence de olurdinlence de... Birinin ötekini bastırmaya başladığı yerde "yaşama müdahale" debaşlamış olur...
xx xx xx
İçişleri Bakanı SüleymanSoylu , CHP Muğla MilletvekiliSüleyman Girgin 'in sorularına yanıt verdi mi, verdiyse nasıl verdi çokmerak ediyorum, ama " yasak " iki gün önce bir saat daha geri çekildi.Oysa mesele " saat " meselesi değil, " ses " yani " desibel "meselesi. Adam çalınan veya yapılan müziğin mekanından dışarı sızmasınıengelleyen önlemini aldıysa bırakın 24 saat müzik yapsın...
Fazıl Say olayı doğru yere çekti,ama anlayan dinleyen yok...
Önceki gün Haber Türk 'teizledim, Kültür Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy dinlemiş de anlamışda... O da Fazıl Say gibi düşünüyor. " Sektör temsilcileriile bir araya gelip sorunu çözeceğiz " diyor. Eğer meseleye Fazıl Say 'ınbaktığı, Bakan Ersoy 'un yaklaştığı gibi yaklaşılırsa uygulama " müdahale "olmaktan çıkar. Yeter ki İçişleri Bakanlığı tek belirleyici olmasın.Bütün Türkiye için " tek tip " uygulama olmamalı.
Muğla 'da uygulamanın nasıl olacağına vali, ilçekaymakamları, Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları ile sektör temsilcileribirlikte karar verebilirler. " Destinasyonların özelliklerine " göre;mekanların müziklerinin birbirlerine karışmasına izin vermeyecek şekilde vegece 12 'den sonra kapalı mekanlarda desibel sınırıyla müzik yapılmasınaizin verecek şekilde karar verilebilir...
Eskiden sokak aralarındadüğün, mevlit yapılırdı. Şimdi mevlitler camide, düğünler düğün salonlarında...Böyle iyi olmadı mı?
--------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ : Geçmişte önemsediğim, kırıldığım,üzüldüğüm, kabullenmekte zorluk çektiğimpek çok şey bugün için anlamsız... --Ayşe Sucu
SÜLEYMAN DEMİREL : "Demokrasilerde çareler tükenmez" DEMİŞTİ...
ÇİVİ
Bir Engelliler Haftası dahageldi gidiyor. Arkadaşım "Eee ne oldu?" dedi..
Beni Bi Gülmek Aldı:)))