Rahmetli Süleyman Demirel tarafından " Göç yolda düzelir " diye 31yıl önce akademik açılışı yapılan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile Muğla şehir merkezi hala bütünleşemedi...
Buönemli bir sorun...
Öyleki bu sorun son yıllarda önceki Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek ve yeni RektörümüzProf. Dr. Turhan Kaçar tarafından dert edinildi. Oysa bu sorun pekala Prof.Dr. Mansur Harmandar 'ın rektörlüğünde çözülebilirdi. Sayın Harmandar bunu bir " Fethiyeli " olarak hiçbir şey yapmasa " hemşerilik kültürü "ile çözebilirdi. Olmadı. Kendisini siyasete kaptırdı. Büyükşehir BelediyeBaşkanı adayı bile yapıldı!
Prof.Dr. Hüseyin Çiçek bu sorunu çözmeyi çok istemişti, ama " çözemeyeceği "kısa zamanda anlaşılmıştı. Bilerek veya bilmeyerek üniversiteyi karşısına almışve Teknoparkta Muğla 'nın iş insanlarını da karşısına almaktan çekinmeyenbir kişilik bu sorunu elbette çözemezdi...
Buanlamda bu sorunun çözümü Prof. Dr. Turhan Kaçar 'a nasip olabilir. Bir " Fethiyeli "olarak, Prof. Dr. Harmandar 'ın yapamadığını yapabilir diyedüşünüyorum. Rektörlükte görüşmemizde bende bu izlenimi bıraktı...
xxxx xx
Muğla 'yı tanımlarken" Kültür, Turizm ve Okullar Kenti " diyenler olsa da Muğla hala bir " Üniversite Şehri " olamadığı gibi, " Turizm "dışındaki kimliklendirmeler tartışılır.
Geçirdiğibeyin kanaması sonucu kaldırıldığı hastanede tedaviye yanıt vermeyerek haftasonunda son yolculuğuna uğurlanan Üniversitemiz Edebiyat Fakültesi ÇağdaşTürk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ali Abbas Çınar ise Muğla ve Muğlalılar ile o bütünleşmeyi sağlamıştı.
Sadece Ali Abbas Çınar hoca değil, bunu " bireysel " olarak başarmış başkahocalarımızda var. Mesela yine bir edebiyatçı olan Prof. Dr. Namık Açıkgöz ,bir tarihçi olarak da Prof. Dr. Bayram Akça ... Elbette başka isimler devar...
Rektör.Prof. Dr. Turhan Kaçar başta rahmetli Ali Abbas Çınar olmak üzere buhocaların neler yaptığına baksa hızlı yol alacaktır. Bu isimlere Tıpçı akademisyenlerden Prof. Dr. Bakiye Uğur ve Tıp Fakültesi önceki DekanıProf. Dr. Nevres Hürriyet Aydoğan da eklenebilir. Uğur ve Aydoğan 'ın' Muğlalılıklarından ' yararlanabilir, ama Prof. Dr. Uğur rektöryardımcılığından istifa etti... Hala nedenini de bilmiyoruz. Rektörlüktegörüşmemizde soracaktım, ama oraya gelemedik. Sayın Kaçar belki kendisi Muğlalıların merakını giderir.
Amaüniversite-Muğla bütünleşmesini gerçekten istiyorsa Namık Açıkgöz ve BayramAkça'nın danışmanlıklarından yararlanabilir...
xxxx xx
AliAbbas Çınar , Muğla ile o bütünleşmeyi öylesine sağlamış ki, bütün Muğla haftasonunda 25.02.2023 Cumartesi günü Kötekli Yerleşkesi 'nde EdebiyatFakültesi Tören Alanında yapılan anma törenindeymiş.
Cenazetörenine Çınar 'ın ailesinin yanı sıra; can dostu Mermerciler DerneğiBaşkanı Mustafa Ercan , AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan , CHP Muğla Milletvekilleri Suat Özcan , Süleyman Girgin , MuğlaBüyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün , Menteşe Belediye Başkanı BahattinGümüş , CHP Muğla İl Başkanı Hüseyin Erol , İYİ Parti Menteşe İlçeBaşkanı Deniz Ekinci ve Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar ile birliktegaliba Kurucu Rektör Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı ve Hamdi YücelGürsoy 'da da oradaymış... Elbette STK temsilcileri de... Veüniversitemizin idari, akademik personeli...
xxxx xx
AliAbbas Çınar 'ıncenazesi, anma töreninin ardından Menteşe Şehir Yeni Mezarlığına defnedildi.
Tedavigördüğü hastanede yaşamını yitiren Öğretim Görevlisi Dr. Ali Abbas Çınar ,fakülte önünde düzenlenen tören ile son yolculuğuna uğurlandı.
Muğla 'nın kültürelyapısının tanıtılarak yaşatılması adına, başta " Yer Gök Aşkına "," Ateş ve Su Aşkına " ve " Muğla Aşkına " olmak üzere,pek çok edebi yapıta ve akademik çalışmaya imza atan, üniversite ile birliktekent için önemli bir değer olan ve " Muğla Aşıklarından " diyebileceğimiz AliAbbas Çınar için fakülte önünde yapılan törende MSKÜ Kurucu RektörüProf. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı ile Muğla Mermerciler Derneği BaşkanıMustafa Ercan ve Hamdi Yücel Gürsoy 'un yanında akademisyenarkadaşlarından konuşma yapanlar olmuş. Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar dayaptığı konuşmada şu ifadelerde bulunmuş:
" Biliyorsunuzben buraya geleli çok olmadı. Hastaneye yattığı gün merak ettim. SadeceMuğlamız için değil, Türk Halk Kültürü Tarihçiliği için bilhassa Orta Asya,Hazar, Yakutistan bölgelerindeki çalışmalarıyla da dikkati çeken bir hocamızolduğunu hastaneye yatışı vesilesiyle öğrendim. Aynı zamanda, hocamızın sadeceKazakistan ve Yakutistan ile ilgili değil, Muğlamız içinde değerli bir isimolduğu burada toplanan siz kıymetli insanların varlığından çok açık şekildeanlaşılıyor. Az önce Öcal hoca, hocamızın kütüphanesinin üniversitemizkütüphanesine bağışladığını, burada bir Ali Abbas Çınar Kitaplığıkurulabileceğini söyledi. Böylelikle adının üniversitemiz içinde yaşaması içinadım atmış olacağız. Eminim ilerleyen zamanlarda üniversitemizde vefakültemizde hocamızla ilgili etkinliklerde bulunacağız. Böylesine kıymetli birisanın, kıymetli dostları olan bir insanın adını yaşatacağız. Kendisine rahmetdiliyorum, nur içinde yatsın. "
AKParti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan , da " Hocamızı Muğla'yageldiği ilk günden beri tanırım. Özellikle televizyonumuz olduğu zamanlarHocamız çok sık gelirdi, televizyon programları yapardı. O bir Muğla aşığıydı.Gerçekten Muğla için çok çalıştı. Muğla'da bugün hocamızı yalnız bırakmadı. "derken, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ise şu ifadelerdebulunmuş:
" Hepimizinbaşı sağ olsun. Bir eksiklik hep hissedeceğiz ama onu anmak için belediyemizede kazandırdığı 5 eseri var. Onlarla ve başka şeylerle onu anmaya devamedeceğiz. Çünkü o tip gönüllü insanın topluma örnek bir kişilik olarak tam daaltını çizerek göstermenin zamanı. Hepimizin onun gördüğü gibi insan sevgisineihtiyacımız var. "
xxxx xx
Kendisiiçin " Muğla Aşığı " denilmeyi hakeden ve " Şiir benim içinsığınaktır. Kendimi kendimde kendimle var etme yoludur. Aşktır, akıldır,hayaldir... Dirilme ve direnme ortamıdır " diyen Ali Abbas Çınar geride pek çok akademik eser yanında edebi eserde bırakmıştır. Şairdir,eserlerinin çoğu " Aşıklık geleneğine " uygun düşen " tasavvuffelsefesi " dememeleri hissi veren ürünlerdir.
Oşiirlerinden birinde " Şiir aşka düşmektir, / Şiir vecd ile dönmektir. / Şiirkendine gelmektir, / Şiir kendinden gitmektir. / Şiir suyun akışıdır, / Şiirsevgilinin bakışıdır. / Şiir hakka yanmaktır, / Şiir Hak ile dolmaktır. / Şiirhayalde dolanmaktır / Şiir gerçeğe yol almaktır... " derken birinde de şöyledemiştir:
" Birgün giderim bu denizlerden
Ben giderim sularım çekilir
İnanmalarım yok hükmünde.
Yerin üstü hırs, kibir arsız yalan deryası
Belki altı daha güzeldir üstünden
Bir gün giderim bu evden
Arayanım soramam olmasın
Dostlar yorgun görüyorum
Düşleyemedim düşündüğümü düşünmekten
Bir güm giderim bu kentten
Ben giderim yıldızım düşer
Hiçbir şeye üzülmem
Ölüm değil korkum korkuyu korkutarak yendim
Çok oldu
Korkum yardan ayrı düşmekten
Bir gün giderim kendimden
Ben giderim güneşim ay ışığım kalır
Toprağım göğüm dağlarım kalır
Talihim yıldızım kalır
Hasret gitmez gözlerinden
Bir gün giderim ben benden
Arkamdan sala verilmesin
Cenazem yok ki namaz olsun
Cümleten kalanlara bir öğüt
Can ölmez yıldızında doğar yeniden
Ve hainlik, gıybet, haram daha beterdir ölmekten "
---------------------------------
GÜNÜNSÖZÜ: Nasıl bir zamana denk geldik. Kervan hırsızın, devran arsızın oldu..! (Alıntı)