Güzel Ana­do­lu,
Sen ne çok rü­ya­lar gör­dün,
Ne çok kah­ra­man­lık­lar ya­şa­dın.
Kadim Ana­do­lu.
Pu­du­he­pa’yı duy­du­nuz değil mi?

Pu­du­he­pa Hitit ül­ke­si­nin önde ge­len­le­rin­den,
Rahip Pen­tipšarri’nin kı­zı­dır.
Bun­dan 33 yüz­yıl önce Ana­do­lu top­rak­la­rın­dan çık­mış,
Ba­rı­şı ger­çek­leş­tir­miş bir Hitit kra­li­çe­si­dir.
Hitit Dev­le­ti MÖ 14. yüz­yıl­da im­pa­ra­tor­luk dö­ne­mi­ne gi­rer­ken,
Yö­ne­tim­de kra­li­çe­ler de aktif ola­rak görev al­ma­ya baş­lar.
Kra­li­çe Pu­du­he­pa dö­ne­min­de önem­li bir po­li­tik kim­li­ğe sa­hip­tir.
PU­DU­HE­PA çocuk yaş­la­rın­dan iti­ba­ren bol bol hayal kurar,
Ba­şa­rı­la­rı hayal eder­di.
Bir­gün VENÜS ge­ze­ge­ni ola­rak bi­li­nen İŞTAR yıl­dı­zı­na ba­ka­rak,
Ken­di­ne şu söz­le­ri verir:
“Ben Pu­du­he­pa!
Kim­se­ler bil­mez­ken ben oku­ya­ca­ğım,
Bilge in­san­lar gibi ben de ya­za­ca­ğım,
Büyük in­san­lar gibi dü­şü­ne­ce­ğim.
Yo­lu­ma çıkan en­gel­le­ri aşa­ca­ğım.
Yıl­dız­lar şa­hi­dim, sözüm söz olsun”
derdi.
Pu­du­he­pa’nın ço­cuk­lu­ğun­da Ana­do­lu’da sa­vaş­lar da olur­du.
Bazen de coşku ya­şa­nır­dı.
Ba­ha­rın ge­li­şi büyük bir bay­ram coş­ku­suy­la kar­şı­la­nır,
1 ay sü­recek kut­la­ma­lar ya­pı­lır­dı.
Bahar bay­ra­mı­na Pu­ril­li bay­ra­mı de­nir­di.
Halk büyük bir ne­şey­le, şi­ir­le, mü­zik­le, dans­la kut­lar­dı.
Pu­du­he­pa da Pu­ril­li bay­ram­la­rın­da ken­di­ne ver­di­ği ba­şa­rı sö­zü­nü ha­tır­lar,
Ve bunu ye­ri­ne ge­tir­mek için ant içer­di.
Tabi ki de;
Yer­yü­zü­ne bir iz bı­rak­mak en büyük is­te­ğiy­di.
Bunun için yap­ma­sı ge­re­ken­le­rin,
Oku­ma­sı, yaz­ma­sı, öğ­ren­me­si ve dü­şün­me­si ge­rek­tir­di­ği­ni bi­li­yor­du.
Pu­du­he­pa oku­yup dü­şü­ne­rek artık BİLGE bir kadın ha­li­ne gelir.
Tam da o gün­ler­de Hi­tit­ler­le Mı­sır­lı­lar ara­sın­da Kadeş Sa­va­şı ya­şa­nır.
Sa­vaş­tan dönen Hitit ku­man­dan­la­rın­dan bi­ri­si,
Pu­du­he­pa’nın aile­si­nin evine konuk olur.
Ye­mek­ler ye­ni­lir, soh­bet­ler edi­lir.
Bu soh­bet es­na­sın­da ku­man­dan,
Bilge Pu­du­he­pa’nın dü­şün­ce­le­ri­ne hay­ran kalır,
Ve aşık olur.
Ev­len­me­ye karar ve­rir­ler.

Tüm ha­yat­la­rı bo­yun­ca ba­rı­şı sağ­la­mak için ça­lı­şa­cak­lar­dır.
Ev­le­nir­ler.
Pu­du­he­pa’nın ev­len­di­ği ku­man­dan Hattušili Hitit kralı,
Pu­du­he­pa da Hitit kra­li­çe­si olur.
Sa­vaş­tan 15 yıl sonra, KADEŞ BARIŞ Ant­laş­ma­sı’nı im­za­lar­lar.
Kadeş Ant­laş­ma­sı’nı Pu­du­he­pa kendi müh­rüy­le im­za­lar.
Pu­du­he­pa ta­rih­te ken­di­ne ait bir mührü olan ilk ka­dın­dır.
Ana­do­lu’nun güçlü ka­dın­la­rı.
Pu­du­he­pa’nın hi­ka­ye­si sa­va­şın değil de ba­rı­şın hi­ka­ye­si­dir.
Bu top­rak­lar­da kış uy­ku­su­na ya­tı­rı­lan kadın gü­cü­nün tek­rar yük­sel­me­si ge­re­ki­yor.
Bunun için ça­ba­la­yan­lar var.
Yüz­yıl­lar­ca ge­ri­ye gi­de­rek bu top­rak­lar­da­ki ka­dın­la­rın ba­şa­rı öy­kü­le­ri­ni,
Bu­gü­nün kız ço­cuk­la­rı­na ulaş­tır­ma­yı he­def­le­yen pro­je­ler ya­pı­lı­yor.
PU­DU­HE­PA ve KIZ­KAR­DEŞ­LERİ Pro­je­si bun­lar­dan bir ta­ne­si.
Bu proje kap­sa­mın­da Pu­du­he­pa oyun­cak­la­rı ya­pı­lı­yor,
Ve bu oyun­cak­lar Ana­do­lu ço­cuk­la­rı­na su­nu­lu­yor.
Ge­li­ri ile de kız ço­cuk­la­rı­nın oku­ma­sı sağ­la­nı­yor.
Biz­ler artık bu top­rak­lar­da be­den­len­dik,
Gü­cü­mü­ze ina­nı­yo­ruz.
Yeni bir çağa gi­ri­yor.
Ana­do­lu’nun bu yeni çağda va­zi­fe­li top­rak­lar ol­duk­la­rı­nı bi­li­yor­lar.
Önü­mü­zü kes­me­le­ri ge­re­kir.
Plan­la­rı­nı de­rin­de iler­le­ti­yor­lar.
Öz kül­tü­rü­mü­zü yoz­laş­tır­ma­ya,
Da­mar­la­rı­mız­da mev­cut olan asil kan­da­ki kud­re­ti kır­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar.
Biz ne ya­pa­ca­ğız?
Özü­mü­ze dö­ne­ce­ğiz.
Ne varsa bu top­rak­lar­da var.
Va­ta­nı­mı­za sahip çı­ka­ca­ğız.
Bu top­rak­la­rın kah­ra­man­la­rı­nı ço­cuk­la­rı­mı­za an­la­ta­ca­ğız.
Bir­li­ği­mi­zi ko­ru­ya­ca­ğız.
Mesaj yüklü bar­bie be­bek­le­ri­nin ye­ri­ne,
Ana­do­lu’nun kah­ra­man­la­rı­nı ço­cuk­la­rı­mız­la bu­luş­tu­ra­ca­ğız.
An­la­ma­lı­yız ki!
Geç­miş­te ol­du­ğu gibi,
Gü­nü­müz de de,
Va­ta­nı yü­cel­ten nice kadın kah­ra­man­la­rı­mız var.
Mus­ta­fa Kemal’in ar­ma­ğa­nı olan bu va­ta­nı­mı­zı yük­sel­te­ce­ğiz.
Kadın gü­cü­nü tüm alan­lar­da şah­lan­dı­ra­ca­ğız.
Gü­nü­müz­de ken­di­ni bil­mez ki­şi­ler,
Şe­ri­at över­ken,
Suudi Ara­bis­tan’da şe­ri­at­tan uzak­la­şıp,
Re­form­lar ger­çek­leş­ti­ril­mek­te.
Suudi Ara­bis­tan’da ya­şa­nan son ge­liş­me­ler,
Ül­ke­nin mo­dern­leş­me sü­re­cin­de.
Önem­li bir dönüm nok­ta­sı­na işa­ret edi­yor.
Prens Sel­man çev­re­si­ne;
‘Ben Suudi Ara­bis­tan’ın Ata­türk’ü ola­ca­ğım diyor.
Ve id­di­alı bir ifade ile he­def­le­ri­ni or­ta­ya ko­yu­yor.
Top­lum­sal ya­şa­mın mo­dern­leş­me­si için uğ­ra­şı­yor.
Ka­dın­lar ne is­ter­se giy­me­li­dir diyor.
Ve ilk kez ül­ke­si­nin ka­dın­la­rı gü­zel­lik ya­rış­ma­sı­na ka­tıl­dı.
Ül­ke­miz­de şe­ri­at yan­lı­sı gö­rüş­le­rin yük­se­li­şi,
Ve de­mok­ra­tik de­ğer­ler­den uzak­laş­ma eği­li­mi,
En­di­şe ya­ra­tır­ken,
Diğer yan­dan,
Suudi Ara­bis­tan’da ya­şa­nan de­mok­ra­tik ge­liş­me­ler ve sos­yal açı­lım­lar,
Bu ül­ke­nin ulus­la­ra­ra­sı ima­jı­nı olum­lu yönde et­ki­li­yor.
Ve biz­ler bu ül­ke­nin ka­dın­la­rı ola­rak,
Mus­ta­fa Kemal’in yo­lun­da­yız.
Kadın gü­cü­nü ve var­lı­ğı­nı yü­celt­me­ye baş koy­duk,
Şe­ri­at is­te­yen­le­re yal­lah Suudi Ara­bis­tan’a di­yor­duk,
Şim­di­ler de onlar bize yal­lah Tür­ki­ye di­ye­bi­lir.
Kork­ma­yın Ana­do­lu ka­dın­la­rı yolda.
Top­lu­ma birer me­şa­le olma yo­lun­da.