Muğla'nınher ilçesinin ayrı bir zenginliği var ve bir kültür tarihçisi ve edebiyatçıolarak ister istemez bu tür zenginliklerle ilgileniyorsunuz.

Fethiye başlı başınabir zenginlik. Türküleriyle, tarihiyle, etnografyasıyla ve tabii ki turizmiylebaşlı başına bir değer. Yanı başındaki Dalaman ve Ortaca neredeyse Fethiye'ningölgesinde kalmış gibi. Marmaris, başta Kanuni Sultan Süleyman mekânıolarak önemli. Datça, Knidos ve Tuhfezadeler 'le beraber Mehmet Ali Ağa Konağı ile gündemde. Köyceğiz ise minik bir biblogüzelliğinde. Ula, camileri ve türbesiyle olduğu kadar ahşapağırlıklı mimarisiyle önemli. Merkez ilçe Menteşe ,camileri, arastası, evleri ve yaylasıyla güzel. Yatağan her ne kadar termik santral ile gündeme geliyorsa da kadîmbir ahi merkezi olarak kültür ve yöre tarihinde yerini alıyor. Kavaklıdere bakırcılığıyla hep önde; Bodrum 'u anlatmaya gerek bile yok.

Ya Milas ?...

TabiiMilas demek aslında Beçin demektir. Menteşe Beyliği merkezi olan Milas'ınsavunma gücü, Beçin Kalesi idi vekale etrafındaki eseler de kalenin lojistik ve ilmî desteğinin olduğunugösteriyordu. Ahmet Gazi 'nin kabriile varlığını daha da değerlendiren Beçin, ovaya kurulmuş Milas'ın müstahkemmevkii olarak da önemliydi. Yıllardan beri orada kazılar yapılıyordu ama en gözalıcı eserler Prof. Dr. Kadir Bektaş 'ınyürüttüğü kazılarla ortaya çıkmış; sevgili Kadir bey kardeşimiz, kale veetrafını şimdiden bir kültür merkezi hâline getirmeyi başarmıştır.

Milassadece Beçin kalesinden ibaret değildir elbette. Şehrin ve ovanın altı tarihizenginliklerle dolu. Senede birkaç haberde "Çiftçi tarlasını sürerken, pulluğatarihi eser takıldı" haberi herhalde en çok Milas'ta çıkıyordur.

Milas,tarihî ve güncel dönemler için son derece zengin bir yer. Bilindiği gibi Büyük İskender Milattan Önce 330'lardaMilas'a gelmiş ve bir süre burada kalmıştır. Diğer medeniyetler, Milas'tahatırı sayılır eserler bırakarak tarihe mâl etmişlerdir. Hacivat-Karagöz 'ün mucidi ŞeyhŞüsterî/Küşterî 'nin memleketi Milas'tır. Eski Milas'ta neredeyse hersokakta tarihi bina ve çeşme gibi yapılar mevcuttur. 20. yüzyıl başlarındaşehre şahsiyet katan Macar Evleri ,hâlâ güzelliklerini koruyarak şehre değer katıyor.

Ya Abdülaziz Ağalar Mezarlığı !...

Şehrinmerkezindeki bu aile kabristanında aslen Ermenekli olup da Milas'a yerleşen bir ailenin mezarları var ve her mezarın başındabulunan mezar taşları, Milas'a Türk mührünün vurulduğunun sembolüdür.

Tarihîdönemlerdeki zenginliğinin içinde Baz-nâme adlı bir avcılık kitabı da vardır. Bu eser, alanındaki ilk kitaptır ve eskiAnadolu Türkçesi ile Milas'ta Mahmutel-Barçınî (Beçinî) tarafından 1410'larda yazılmıştır. Bu eser yayınahazırlanıyor. Gene aynı yıllarda Yahya BinHalil bin Çoban 'ın yazdığı ve Türkçe ilk fütüvvet-name (Ahi gençlik kitabı)Milas'ın Burgaz mahallesinde yazılmıştır; bu yüzden " Burgazî Fütüvvet-namesi adıyla bilinir. Doç. Dr. Ayhan Pala bu eseri yayınladı.

MilasMüzesi bahçesindeki beylikler devri mezar taşları, hem metinleri ve hem deişlemeleri açısından son derece zengindir.

Helebir de o Firuz Bey Camii . Anadolu'daki ilk dinî mimarîörneklerinden olup bu mimarinin gelişmesinde doğrudan etkili eser, Milas'a ayrıbir zenginlik katmaktadır.

SakaryaOkulunun eski yazılı kitabesi mesela. "Numûne mektebi" yazıyor. Hicrî 1338yılına ait bir kitabe bu. Miladi 1919-1920'de yapılmış. Yani bir Millî Mücadelehatırası.

Milasile ilgili zenginlikleri say say bitmez.

İşte"güzellikleri say say bitmez" şehirde, şehir yapılanması öyle bir hal almış ki,mesela Milas'a Beçin kalesinden bakın bir tane bile minare göremezsiniz.

Şehriniçine girin. İster Beçin tarafından, ister Söke tarafından girin, ufkunuzuapartmanlar kaplar ve kapatır; aralara gizlenmiş camileri ve minarelerigöremezsiniz. Şehri başta sona ikiye ayıran caddeye bir girin. Koskocaman şehribaştan sona bu caddeden geçin; bir tane bile minare göremezsiniz. Sokaklardangeçerken pek cami göremezsiniz. Sanayideki cami ile Müştak Bey Caddesi 'nin sonundaki camiyi görürsünüz yoldan. Arkamahallelerde de cami var elbet ama şehir yapılanması camileri ve minareleribaskılamış. O güzelim Firuzbey Camii (Ulucami) bile şehrin siluetinde yeralmıyor. Oysa bir Müslüman-Türk şehrinin karakterini ufku süsleyen minarelerverir. Bu tarihi zenginliğiyle dikkat çeken Milas'ta maalesef bu ufukzenginliği yok. Demek ki Milas şehirleşmesinde bir sorun var.