Dünkü yazımla ilgili arayanlar, Hasan Telli’nin “Baca Tütmedi Barbekü Ateşi Yandı” sözünden neden söz etmediğimi soranlar oldu. Merak edenler için söyleyeyim, dünkü sözüm uzadı, yerim kalmadı. Bugün söz ederiz.

Bir de Hasan Telli’nin yazısından alıntıladığım “Bahattin başkan döneminden borç kaldığını söyleyenler bir baksınlar hangi yıl borç kalmış. Yıl ortasında borç olur yıl sonu borçlar temizlenir. Bahattin başkan hiçbir dönemde çalışan işçilerin emekleri gasp etmedi haklarını almalarını sağladı. Ek mesai ücretlerini bile eksiksiz ödedi.” şeklindeki vatandaş ifadesine takılanlar olmuş. “Buna neden cevap vermediniz?” diyenler çıktı.

Çok güldüm... Menteşe Belediyesinin avukatı veya sözcüsü değilim...

Bir de “Hem Bahattin Gümüş’ten kaldığı söylenen borçları ödemek için arsa/arazi satıyorlar hem de şarkıcılı türkücülü şenlik yapıyorlar. Bunlara neden değinmiyorsunuz” eleştirileri aldım.

Haksız da değiller... Böylesine “Ayranı yok içmeye tahterevanla gider ...maya.” derler, ama galiba ayranlar Büyükşehir Belediyesinden gelmiş...

+

Bu sene orijinal adıyla “ Muğla Kültür ve Sanat Şenliği” olarak yapılan 31 yıllık geleneksel etkinlik ilk kez Menteşe Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde veya “ortaklığında” gerçekleştirildi.

Zaten Büyükşehir Belediyesi bütün ilçe belediyeleri için “kolaylaştırıcı” olmaya, ağabeylik yapmaya çalışıyor... Bu bariz görülüyor...

Henüz doğrulatamadım, ama hafta sonunda yapılan Bodrum Belediyesi’nin “Uluslararası İki Yaka Kültür Festivali”nin son günü konser veren Şevval Sam ile Menteşe Belediyesi’nin “Uluslararası Muğla Kültür ve Sanat Şenliği”nin birinci ve ikinci günü yapılan Pinhani ve Yeni Türkü konserlerini üstlenmiş.

Bu durumda “İlçe belediyeleri durumları el vermiyorsa bu tür etkinlikleri yapmasınlar” da denebilir. Diyenler de var. Ben diyemiyorum.

11 gün sonra 29 Ekim... Yerel yönetimler Cumhuriyet’in kuruşunun 101’nci yılını geleneksel olarak, alışılageldiği gibi kutlamasınlar mı?

Bunu önermek, istemek hakkımız olamaz! 29 Ekim Cumhuriyet kutlamaları, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos kutlamaları en iyi şekilde yapılmalıdır. Gerekiyorsa bunun için başka tasarruflar, fedakarlıklar yapılabilir...

Tabii festival, şenlik, açılış ve benzeri etkinliklerde daha dikkatli davranılabilir...

Tolga Çandar’ın, Hüsnü Özbilgi’nin, Ali Ötünç’ün, Uygar Karaca’nın, Oral Günüç’ün, Ender Kasal’ın, Bodrumlu müzisyenlerin, Milas’ın Pusula topluluğunun, bizim çocuklar Began ve Berhan Çağlav kardeşlerin neyi eksik... Ki bu isimler hemen aklıma geliverenler...

+

Yine de hiç değilse Yeni Türkü için iyi akıl edilmiş diyebilirim.

31. Muğla Kültür ve Sanat Şenliği’nin armadası Yeni Türkü oldu diyebilirim. Bir kentin şenliğinden o şehrin insanlarını bir araya getirmesini, birlikte eğlenmelerini sağlamasını bekliyorsak Yeni Türkü konseri bunu başardı. O gece Cumhuriyet Meydanı’nda Muğla’nın her kesiminden ve her kuşağından insanlar vardı...

Orta yaş kuşağından dans edenleri bile gördük...

Ama açılışta Hasan Telli’nin saptadığı gibi “Baca Tütmedi Barbekü Ateşi Yandı”...

Hasan Telli şöyle yazmış:

Logosunda bile Muğla Bacası yer alan Menteşe Belediyesi bu yıl şenliklerde barbekü ateşi yaktı. Türk geleneğinde çok önemli bir yer tutan ‘Ocak’ kavramı büyük bir kutsiyeti ifade eder. Yıllardır üzerinde Muğla Bacası bulunan ocak yakılarak başlayan şenliklerde bu kez ocak kullanılmaması bir kültürün  unutturulması amacına mı hizmet ediyor? Şenliğin açılışına katılan vatandaşlar yakılan ateşe anlam veremezken; ‘yıllardır yakılan ocak neden şimdi yakılmıyor sanki olimpiyat meşaleleri ile ateş yakıyorlar. Bizlerin kültürünü hiçe sayarak unutturmak istiyorlar.’ şeklinde tepki gösterdi.

Hasan Telli gazeteciliğini göstermiş, durum tespiti yapmış. İyi de etmiş, ama şenliğin açılışına katılan ‘vatandaşların’ hepsinin aynı düşüncede olduklarını sanmıyorum...

+

Bu şenlikte yakılmayan ve hatta yıkılan “Muğla bacalı ocak” Osman Gürün’ün 10 yıllık Büyükşehir Başkanlığı’nın simgelerinden biriydi. Muhtemelen bir benzeri Karabağlar Yaylası’ndaki yurdunda da vardır. Ancak bu bir sanat eseri de değildir. Kabul etmek gerekir ki sevgili Hasan’ın da vurguladığı gibi, ateşe Türk örfünde kutsiyet atfedilmiştir. Hele ‘ocak’ başlı başına bir külttür... “Ocağın tütsün” diye dua edildiği gibi “Ocağın sönsün”, “Ocağında baykuş ötsün” diye beddua da edilir. Ki “Ocağında incir ağacı bitsin” diye de yaygın bir söz vardır... Aslında özellikle ateşe dair pek çok söz bulunmaktadır “Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın” gibi...

Ancak o ‘vatandaşlara’ maalesef katılamıyorum, Muğlalıların “şenliklerde baca tüttürmek” gibi bir “kültürü” ve hatta “geleneği” de yoktur. O yüzden ben yeni gelenlerin “Osman Gürün’ü unutturmak” derdinde olmadıkları gibi, bu şenlikte ocak kullanmayarak bir kültürün unutturulmasını amaçladıklarını da sanmıyorum.

“Muğla Bacası” evet “Muğla Mimarisi”nin bir parçası, bir figürüdür de ama şenliklerde baca yakılması, tüttürülmesi diye bir kültürümüz ise bulunmamaktadır.

Ancak Osman Gürün’ün başlattığı bu “baca yakma ritüeli” bir gelenek halini almaya da başlamıştı. Aslında burada “gelenek” halini alan bacalı ocakta ateş yakılması mıdır yoksa salt ateş yakılması mıdır diye de bakmak lazım.

Bence gelenek halini almaya başlayan şenlik açılışında ateş yakılmasıdır ve bu şenlikte de bu yapılmıştır. Yani Osman Gürün ile başlayan gelenek sürüyor. Yoksa Osman Gürün şenlik açılışına katılır mıydı?!

+

Evet 31. Muğla Kültür ve Sanat Şenliği’nde Bahattin Gümüş yoktu, ama Osman Gürün vardı...

Vallahi ben de merak etmeye başladım, Bahattin ve Osman başkanlarşenlik açılışına davet edildiler mi edilmediler mi? Davet edildilerse Bahattin Gümüş neden icabet etmedi? Davet edilmedilerse Osman Gürün neden katıldı?

Siz merak etmiyor musunuz?

Muğla 31. Kültür ve Sanat Şenliği ile Muğla üç gün boyunca biraz da Cumhuriyet Gazetesi’nin 79. Yunus Nadi Ödül Töreni sayesinde ünlü isimleri ağırladı. Geleneksel hale gelen Şenlik Ateşi’nin halef selef başkanlar Ahmet Aras ve Osman Gürün ile Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ın yanı sıra Menteşe Kaymakamı Mehmet Eriş, CHP Muğla Milletvekilleri Süreyya Öneş Derici ve Gizem Özcan, CHP İl Başkanı Zekican Balcı ve Menteşe İlçe Başkanı Nail Kızıl tarafından yakılması ile başladı.

Açılışa katılanlar arasında Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner de bulunurken Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ni temsilen kimsenin bulunmaması dikkat çekiciydi.

Açılış ve şenlik kortej yürüyüşü her zamanki gibi oldukça kalabalıktı, ama açılışa katılan Osman Gürün’ün yürüyüşte yer almaması da dikkat çekici bulundu...

+

Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal 31. Muğla Kültür ve Sanat Şenliği’nde üç gün boyunca kültür, sanat, spor, konserler, yarışmalar ve daha birçok etkinlikle hemşehrilerine dolu dolu bir program sunduklarını söyledi ve etkinliklere katılan, destek veren tüm vatandaşlara teşekkür etti. Cumhuriyet Gazetesi’nde yer aldığı şekliyle Başkan Köksal şu ifadelerde bulundu:

31. Muğla Kültür ve Sanat Şenliği’mizde Arastamız, Değirmenderemiz, Saburhanemiz, Kent Meydanımız birbirinden değerli isimlerle düzenlenen etkinliklere ev sahipliği yaptı. Menteşemizde 7’den 70’e herkesin kendinden bir şey bulabileceği etkinliklere katılarak bizlerle oldu. Cumhuriyet Gazetesi okurları Yunus Nadi ödüllerinde buluştu. Kültür ve sanatın tüm renklerini buluşturduğumuz Muğla Kültür ve Sanat Şenliği’ne katılan, destek veren, alkışları ile yanımızda olan hemşehrilerimize, sanatçılarımıza ve şenliğimizi birlikte düzenlediğimiz, desteğini esirgemeyen Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Ahmet Aras’a teşekkür ediyorum

Gonca başkanın “Cumhuriyet Gazetesi okurları Yunus Nadi ödüllerinde buluştu.” sözüne katılamıyorum, çünkü o ülkemiz ödüllendirmelerinde iyi bir yere sahip olan etkinlikte Cumhuriyet okuru olmayan ya da okumayı bırakanlar da vardı... Bir de “Kültür ve sanatın tüm renklerinin buluşturulduğuna” inanmıyorum. İnşallah seneye...

+

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da Dünya Kenti Muğla vizyonu ile çıktıkları yolda kültürü ve tarihi ile korunmuş Muğla’yı Kültür ve Sanat Şenlikleri ile dünyaya anlatmak istediklerini belirtirken şu ifadelerde bulundu;

Bugüne kadar korunmuş tarihi yapısı, dünya mirası zenginlikleri ile Muğla yerli ve yabancı misafirlere anlatılması, tanıtılması gereken bir kent. Dünya Kenti Muğla vizyonumuzun en önemli ayaklarından biri kültür kenti Muğla. 31. Kültür ve Sanat Şenliği ile Muğla’nın tarihi dokusunu, kültürünü, Cumhuriyet tarihine katkı sunmuş hemşehrilerini, sinemasını, coğrafi işaretli ürünlerini, yürüyüş parkurlarını tek bir şenlikte katılımcılara anlatmak istedik. Şenlikte emeği geçen tüm paydaşlara, katılan sanatçılarımıza, hemşehrilerimize ve işbirliği için Menteşe Belediye Başkanı’mız Gonca Köksal’a teşekkür ediyorum. Muğla turizmde olduğu gibi kültür ve sanatında çekim merkezi olmaya devam edecek

Eh tam olarak olmasa da bir tek şenlikte Muğla’nın değerleri anlatılmaya çalışıldı. Bu 31. Kültür ve Sanat Şenliği olmuş olsa da “bir başka türlü” ilkti... Seneye çok daha başarılı olacaktır diye umuyorum...

-------------------                      ------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Belki hiçbir şey yolunda gitmedi; ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi! --Ernesto Che Guevara

Bu yüzden Ahmet Arif de “Terk etmedi sevdan beni..” deyiverdi...