Şehirlerin en ortak mekânlarından birisi ve belki de birincisi pazar yerleridir. Yüzyıllardır insanlar haftalık ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir araya gelirler. Çoğu zaman pazar yerleri ve bunlara bağlı olarak arasta ve çarşılar şehirlerin kuruluş aşamasındaki çekirdekleridir. Bazı yerleşim merkezlerinin adı da pazarın kurulduğu gün olmuştur. Çarşamba, Perşembe, Cuma Pazarı, Pazar, Ezine (Farsça Âdine’den gelir ve “Cuma” demektir.) gibi ilçe isimleri, adlarını pazardan alırlar.

Biz kuruluş aşamasındaki şehirlerin pazarlarına fazla dalmayalım, yoksa yolumuz Tacikistan’ın başşehri Düşanbe’ye kadar gider. “Düşanbe”, Farsça’da “İkinci gün” yani “Pazartesi” demektir. Düşanbe’de de pazar, Pazartesi günü kurulduğu için, şehir adını oradan almıştır.

Bak gene şehirlerin kuruluşu ile pazarın kurulmasına takıldın ey klavye!... Çık artık bu konudan, sadede gel!... (Vaktiyle bir edebiyatçı akademisyen “sadede gelmek” ifadesini “saâdete gelmek” şeklinde söylemişti de çok gülmüştük. Hâlâ güleriz.)

Artık pazar yerleri, başlangıçtaki kuruluşun değil, yeni aşamaların merkezi olmalıdır. Bizde bir “agora” veya “amfiteatr” kültürü yok. Biraz meydan kültürü var… O kadar…

Artık şehirlerimiz şehir kimliğine kavuştu ve her şehrimiz kendi içinde bir sosyal olguyu barındırıyor. Toplumsal dokunun gerçekleşmesi ve güçlenmesi için ortak alanlara ihtiyaç var. Bunun için en güzel imkânlardan birisi pazar alanları. (Bir ara düğün salonları, kapalı sinemalar falan da bu işlere yarardı.) “Hocam belediye ve üniversite konferans salonları doldu da mı pazar yerlerine göz diktiniz?” diyenleriniz olacaktır. Nitekim bunu Süheylâ sordu.

Arkadaşlar, üniversite ve belediyenin konferans ve gösteri salonlarının yeri ayrıdır. Onlar daha çok kurumsal ve profesyonel işlerde belirli bir bürokratik işlem çerçevesinden kullanılır. Sosyal dokunun güçlenmesini isteyen insanlar ve gruplar, buralardan pek istifade edemezler. Bu tür gruplar ve insanların en hızlı istifade edebilecekleri alanlar, pazar yerleridir. Muğla merkezde sabit pazar ve Perşembe pazarı alanı, Pazar dışında daha çok otopark olarak kullanılıyor ve şehrin dokusuna katkısı bundan ibaret. Oysa bu alanın bir kısmı, her türlü sosyal faaliyet için kullanılabilir. Geçenlerde balıkçıların önünün mevlit okumak için kullanıldığını duydum. İyi olmuş. Daha çok kullanılmalı. Meselâ belirlenen periyodlarla halka hesap vermesi gereken seçilmişler ve atanmışlar, buralarda halka açık sohbetler yapmalıdır.

Gelelim Kötekli’ye…

Yeniköy mahallesi pazar yerinin üstü kapatıldı ve Cuma günleri Pazar kuruluyor. Geçenlerde köyün muhtarı Serkan kardeşimizin çocuğunun düğünü burada yapıldı. Ne güzel oldu!… Uygun, geniş, boğmayan bir mekân. Yeniköy pazarının üstü kapatılır da Kötekli pazarının üstü kapatılmaz mı? Kötekli’nin başı kel mi?

Kötekli’ye Pazar yeri açıldığında önce kalın mıcır ile kaplanarak çamurdan kurtulmaya çalışıldı ama bir süre sonra Bahattin Gümüş başkanımızla yapılan görüşmeler sonunda beton döküldü ve kapalı kısımlar da yapıldı. Cumartesi günleri pazara çıkanlar biraz rahatladılar… Ammaaaa… Yirmi bini aşan üniversite öğrencisinin yaşadığı mahalledeki pazar yeri, sadece “pazar yeri” olarak kullanılıyor. Bu kadar öğrencinin bulunduğu bir mahallede kültürü ve demokrasiyi yeşertecek alanlardan ilk sırada geleni, bu pazar yerinin pazarcılık dışında da kullanılmasıdır. Pazar yerinin üstü, sanat değeri taşıyan bir şekilde örtülür ve bir tarafta portatif amfiteatr şeklinde oturma yerleri yapılır ve herkesin kullanımına açılırsa, gençler buralarda kaliteli sanat gösterilerini yapabilirler. Bazıları sade bir stand açar, kimleri, enstrümanını alır bir köşede çalar, kimileri el işi yapıp satar; yazları da bazı köylerde kullanıldığı gibi, açık hava sineması olarak kullanılır. Gençlerin barlarda vakit öldürmesinden bin kat iyidir bir şeyler üreterek günlerini doldurmaları.

Konuyu 4 Mart günü gene bu köşede gündeme getirmiştik ama duyan olmadı galiba. Kötekli ve Yeniköy’ün inşaat şantiyesine döndüğü şu günlerde tekrar hatırlatarak Menteşe Belediye Başkanımız Sayın Gonca Köksal Aras, pazar yerinin üstünü sanatsal bir yapı ile kapatıp içinde düzenleme yapmaya da bir el atsa da demokrasi fideliğimizi kursak.