Kendiyledost olamayanlar, başkalarıyla dost olamaz. Çünkü dostluk, kişinin kendindenbaşlayarak diğerine doğru taşan ve sonunda kendisinde gördüğü diğerini de içinealan bir sevgi küresidir, yani kendilik sınırını genişletmektir.
İştetam da bu nedenle dostluğun ilk hareket noktası kişinin kendisiyle barışıkolması, kendisini tanıması ve sevmesidir. Yani dostluk, öncelikle kişininkendiyle dost olmasından geçmektedir. Çünkü başkasına açılan pencere, kişininkendisidir.
Başkalarıile dost olmanın bir provası olan "kendiyle dost olmak", ilişkilerin olgunluğuöncesinde kişinin olgunluğu için önemli bir koşuldur. Kendisinde olmayanı vedostuna veremediğini başkasından istemek, bir iç zayıflıktır. İnsanın iyiolması ve sonra kendisine benzeyenler ile dostluk kurabilmesi için önceliklekişinin kendiyle dost olması lazımdır.
Kendiyledost olmak; öncelikle kendimizle olan ilişki biçiminin ne olacağına kararvermek, kendimiz ile barışık olmaktır. Bu kendisi ile barışık olma hali debaşkaları ile barış içinde olmanın zeminini temellendirir.
Kendiyledost olmak; kendiyle geçinmeyi kolaylaştırmak ve iç uyumu yakalamaktır. Bu dabaşkaları ile geçinebilir olmanın, çevresi ile uyum içinde yaşamanın zemininitemellendirir.
Kendiyledost olmak; her türlü aşırılıktan uzak, dengeli bir ruh haline sahip olmak vekendisi ile arzuları arasına mesafe koymaktır. Bu dengeli ve mesafeli iç dünya, başkaları ile uyuşmanın ve anlaşmanınzeminini temellendirir.
Kendiyledost olmak; narsistik duygu, düşünce ve davranışlardan uzaklaşmak, "ben"den"biz"e doğru yol almaktır. Bu yolculuk, yaşam boyu sürecek dostluklarınbaşlangıcıdır.
Kendiyledost olmak; kişinin kendisine karşı dürüst olması, yani kendisi hakkındadoğruyu söyleyebilmesi ve kendisini olduğu gibi ortaya koyabilmesidir. Budürüstlüğün başkasına doğru akması da dostlukların başlangıcıdır.
Kendiyledost olmak; kendine dikkat etmek, bedeniyle dost olmak ve kendisine özengöstermektir. Çünkü kendine özen göstermek, ruhuna özen göstermektir. Bu özen,bedenin enerji santrali olan ruha enerji yüklenmesi demektir.
Kendiyledost olmak; duyguların çeşitliliğini ve tezatlarını da kabullenmektir.Duygularını tanıyamayan kendisini tanıyamaz. Bu tanıma ve kabullenme; kişininönce kendisi, sonra da başkaları ile uzlaşmasını ve barışmasını sağlar.
Kendiyledost olan insan, kendini bilen insandır. Kendi benliğini dizginleyebilen,kendisini yönetebilen insandır. Özsaygı ve özgüven sahibidir. Bu özsaygımuhataba saygının, özgüven ise muhataba güvenin temelidir. Kendisiniyönetebilen, ilişkilerini de yönetebilir. Bu da dostluğun kapısını aralar.
Kendiyledost olan insan, anlık ve günlük şeylere daha az bağımlıdır. Anlık duygu vedüşüncelere karşı daha dirençlidir. Kolay kolay çizgisini bozmaz. Bu nedenle deilişkilerinde daha istikrarlıdır. Arkadaşlığında ve dostluğunda daha fazlasebat gösterir.
Kendiyledost olan insan, kendi eksikliğinin, yalnızlığının, ihtiyaçlarının farkındaolan insandır. Mükemmel olmadığının farkındadır. Bundan rahatsız da olmaz.Dolayısıyla başkalarını da olduğu haliyle benimser. Dostlarını bu haliylesever. İş birliğine açıktır.
Kendiyledost olan insan, iç huzuru yakalayan insandır. Samimidir, içten gelenduygularla hareket eder. Dolayısıyla ötekilerle yakınlaşması, arkadaşlığı vedostluğu bir ihtiyaç ya da zaruretten değil; yaşama sevincinden ve güçlerinibirleştirme arzusundan kaynaklanır. Sevincini ve imkanlarını yaymaktan sevinçduyar. İç huzurunun dışa taşmasından keyif alır.
Özetlemekgerekirse; dostluk, kendiyle dost olan kişinin attığı adım ile başlayan ve onunbu adımına karşılık veren bir başka kişinin attığı adımlar ile süreklilikkazanan bir ilişkidir.
Kendiyledost olmak, dostluğun provasını yapmaktır.
Kendiyledost olmak, güzel dostluklar kurmanın tasarım aşamasıdır.
Kendiyledost olmak, başkaları ile dostluk kurabilmek için adım atmaktır.
26.08.2020