Gitmek...Bırakmak... Şekline ve nedenine bağlı olarak farklı anlamları ve sonuçları olanbir eylem. Kişisel bir tercih olarak "gitmek" ya da "bırakmak", çoğu zaman hemilk adımı itibarıyla zor hem de sonuçları itibarıyla güç bir eylem.
Gitmenin/bırakmanınfarklı bir versiyonu olan istifa, siyasi gündemin yegâne tartışma konusu olsada ülkemizde pek rağbet görmeyen bir mekanizma. Oysa gelmek ne kadar doğal isegitmek de o kadar doğal. Hatta zamanı geldiğinde bir gereklilik... Bunun içindirki gerektiğinde gitmeyi/bırakmayı bilmek, önemli bir erdem.
Bazenyenilirsiniz ve gitmeniz/bırakmanız gerekir. Çünkü kişisel başarısızlığınızınbaşkalarının yaşamını olumsuz etkilediği durumlarda bırakmak ve kenara çekilmekdoğal ve etik bir davranıştır.
Bazenyenilmemek için gitmeniz gerekir. Değerinizin bilinmediği, engellendiğiniz vedışlandığınız durumlarda onurunuzu ve itibarınızı korumak için gitmenizgerekir.
Bazenortada somut bir başarısızlık olmasa bile vazifenizi hakkıyla yerinegetirememenin verdiği vicdanî rahatsızlığı dindirmek için gitmeniz gerekir.Gerektiğinde yerinizi başkalarına bırakma erdemini göstermeniz gerekir.
Bazenişinizle/görevinizle ilgili bir kusur veya başarısızlık olmasa dahi özelyaşamınızdaki kusurlarınız ya da etik dışı davranışlarınız nedeniylegitmeniz/bırakmanız gerekir. Kabahatinizi bilip bırakmanız gerekir.
Bazenbildiğiniz şarkıları daha yüksek bir sesle, daha büyük kalabalıklar önündesöyleyebilmek için gitmeniz/bırakmanız gerekir. Bazen de yeni şarkılaröğrenebilmek, söyleyebilmek için. Yani kazanmak için vazgeçmek gerektiğinibilerek bırakıp gitmeniz gerekir.
Misafiriseniz vakti geldiğinde kalkıp gitmeniz gerekir. Ev sahibinin ikramının vegösterdiği hürmetin bir karşılığı olarak vakti geldiğinde müsaade isteyerekteşekkür edip ayrılmanız gerekir.
İnsan,noksan bir varlık. Sahip olduğu güzel meziyetlerin yanı sıra kusurları da olan,yanılıp şaşabilen, doğru tercihlerinin yanı sıra yanlışa da düşebilen birvarlık. Bunun doğal bir sonucu olarak da gitmeyi/bırakmayı gerektirendurumlarla karşı karşıya kalabilen bir varlık. İnsanın bu durumun farkındaolması güzel. Gitmesi/bırakması gerektiğini bilmesi güzel. Gerektiğinde bir dışmüdahale ve zorlama olmadan gitmeyi/bırakmayı başarabilmesi daha da güzel.
Asılsorun, gitmesi/bırakması gerektiğini fark etmeyenler... Hatırlatıldığı hattazorlandığı halde gitmeyi/bırakmayı tercih etmeyenler, zamanla daha da artantoplumsal duyarsızlığın gölgesine sığınarak şahsi duygularını tatmin etme veemellerini gerçekleştirme peşinde koşmaya devam ederler.
İnsanyaşamının bir yolculuk olduğu ve bu yolculuğun "iki kapılı bir handagündüz-gece" sürdüğü bir dünyada, vakti geldiğinde bu bilinç ve sorumlulukla"gitmek" ya da "bırakmak" normal bir tercih. Anormal olan ise bırakıp kenaraçekilen kişiyi "kötü" olarak sıfatlandırmak.
Çoğuzaman olaylara salim bir kafayla baktığımızda gidenden/bırakandan ziyade, onlarhakkında değerlendirme yapanların "kötü" olduğunu görebiliyoruz. Ne yazık kiinsan olarak sahip olduğumuz "kötü" huylardan biri de her gidenin, bırakanın,kenara çekilenin ardından olumsuz değerlendirmeler yapıyor olmamız. Kulptakmada, dedikodu üretmekte oldukça mahiriz. Çocuk yaşlarda zihnimize kazınmışolan "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz." gibi şeytanî söylemler de bu zehirlibakışın gerekçesi oluveriyor.
Oysagörüyoruz ki çoğu zaman kalanlar daha kötü... Yine görüyoruz ki kalanlarınkötülüğü yüzünden birileri, gitmek/bırakmak zorunda kalıyor. Kendisine oradayaşam hakkı tanınmayan, nefes aldırılmayan, iş yapmasına fırsat verilmeyen,daha da ileri gidip itibarsızlaştırılan insanların; kendisine olan saygısını veitibarını korumak için gitmek/bırakmak zorunda kalması, adeta bu coğrafyanınbir kaderi.
Ardındangelsin "dönek" muhabbetleri... Acaba kim dönek?
Savunduğutüm değerleri ters yüz edip kendi egosu, menfaati ve hırsı uğruna bulunduğuyerde kimseye yaşam hakkı tanımayanlar mı; yoksa değer ve fırsat verilmemesi,kukla olmayı kabul etmemesi sebebiyle kendisine olan saygısını ve itibarınıkorumak için gitmek/bırakmak zorunda kalanlar mı?
29.03.2023