Yazlıktanmemlekete gidiş gelişim elbette Milas-Söke üzerinden olacak. Bu yolukullanırsanız, 10 kilometre kadar Bafagölü kenarından geçersiniz. Bir taraf zeytinlik ve orman, bir taraf göl. Güzelbir yoldur. Duble yol olunca daha da güzel oldu. Turizm yolu olunca özengösterilmeliydi; gösterilmiş de.
BafaGölü sahil yoluna Milas tarafından girecekseniz, Pınarcık köyünü çıkınca sağtarafta güzel bir uyarı levhasıyla karşılaşıyorsunuz: Dikkat çeken ünlemişareti altında " TİLKİ GEÇİŞ ALANI "ve " OKLU KİRPİ GEÇİŞ ALANI "uyarıları konmuş. Aynı uyarı levhası, Söke'den geliş tarafında da Didimayrımını geçtikten biraz sonra var.
Hertürlü karayolunda hayvan ölülerini görmek yürek sızlatınca, zaman zaman bu türuyarıların yapılmasından memnun oluyoruz elbette. Memnun oluyoruz da direksiyonbaşına geçince vahşileşen insanoğlu (Şu insanoğlu da vahşileşmek için bahanearıyor ha!...) uyarı-muyarı dinlemeden dikkati kaybedip sür'at yapınca pek çokhayvanı ezip geçiyor. Hepimiz yol boyunca pek çok hayvan cesedi görüyoruz. Neacı!...
Geçenyıl Yatağan Termik Santralinin oradaki ayrımdan Bozüyük'e giderken gördüğümkirpi cesedi hâlâ gözümün önündedir. Yol eski usûl ve yan yana iki arabanı zorgeçtiği bir yol. Yani hız yapılamaz bir araç hız yapmış ve benden az önce birkirpiyi ezip geçmiş. Ben görüp yanına vardığımda canlıydı ama alıp yol kenarınagötürürken "pısss" diye bir ses çıkararak son nefesini verdi.
Oanda elimde tuttuğum kirpinin oklarının sivriliğini hiç hissetmedim. İnanın oanda o oklar, pamuk gibi geldi bana. Hani kirpi, yavrusunu "Pamuğum!..." diyesevermiş ya. O kirpide o can pamukluğunu hissetmiştim.
Yolkenarlarında pek çok kedi, köpek, çakal, tilki, kirpi, gelincik gibihayvanların ölümüne şahit oluyoruz. İnsanlara göre düzenlenen dünyada, diğercanlılar için hiçbir şey yapılmaması bizleri kahrediyor.
Bazıkarayollarında yabani hayvan geçişleri için yolun üstüne ormanlı geçityapıldığını görünce içimiz ferahlıyor ve bütün canlılara dünyayı cehennem edeninsanın bu basireti ve tedbiri, ümitvar olmamıza vesile oluyor.
Zamanzaman yollarda değişik hayvanların çıkabileceği uyarıları da nispetenyüreklerimizi ferahlatan bir gelişme elbette. Keşke uyarılarla beraber,karayollarında bariyerlerin altına bir kuşak daha çekilse ve hayvanlarınburadan geçişi engellenebilse ve geçişleri için yolun altından veya üstündengeçiş yolları yapılabilse.
Muğlaili Karayolları sorumluları, Bafa Gölü kenarına bu uyarıyı koyarakgönüllerimizi ferahlattı. Milas Meslek Yüksek Okulu Takı Tasarım Bölümü öğretimüyesi Canan Kork Çiftçi , oklu kirpiokundan çok güzel takılar yapıyor. 2 ay kadar önce bir sohbetimizde, bu uyarılevhalarından söz ettik. O da uyarıyı çok yerinde bulduğunu; çünkü o yörede çokkirpi bulunduğunu ve attıkları oklarını topladıklarını söyledi. Tabiatıninsanlara sunduğu bir nimet demek ki bu garip hayvanlar. Nimet olmasa bile hercanlıya sahip çıkmak bizim boynumuzun borcu.
Bugünlerdekonuşulan Hayvanları Koruma Kanunu tasarısında yaban hayvanlarından hiç sözedilmemesi ne kadar dar düşündüğümüzü gösteriyor. Oysa sokak hayvanları kadartabiatın kucağında yaşayan ama bakıma muhtaç olan hayvanlar da var yeryüzünde.
HaniKastamonu'ya izafe edilen bi karayolu ikaz levhası vardır: DİKKAT DAŞ DÜŞEBÜLÜÜ, AYU ÇIKABÜLÜÜ . Bu tür ikazlar, "dikkat edin;zarar görmeyin" demekti. Artık bu zihniyet aşıldı ve "zarar vermeyin" demekiçin levhalar konuyor. Bu çok güzel bir gelişme
***
Fakaaat!...
BafaGölünün oradaki uyarı levhasını sosyal medyamda olumlu bularak paylaştım amabirkaç gün sonra, Karayolları 26. Şube Şefi Duru Öztop telefonla aradı ve benimsosyal medya paylaşımımdan olumsuz bir eleştiri çıkarıldığını ve amaçlarınınöyle olmadığını anlatmaya çalıştı. Demek ki birileri benim paylaşımımı nasılanladıysa, yetkililere yanlış yansıtmış. Duru bey de beni arama nezaketigösterdi ve bir yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdık.
Hâlâanlamış değilim. Benim o levhaların fotoğrafını paylaşıp altına "Bu insanlıkçizgisini bir kaç tık daha yükseltmemiz lazım" yazmamdan nasıl bir olumsuzeleştiri çıkarıldı?
