Emekli aylığının tutarında yalnızca prim gün sayısı ve çalışma süresi belirleyici olmuyor. Dilekçenin verildiği yıl ile bu yıla bağlı uygulanan güncelleme katsayısı, ödenen maaş miktarını doğrudan değiştiriyor. Yapılan son analizler, emeklilik dilekçesini 2026 yılında sunanlar ile başvurusunu 2027 yılına erteleyenler arasında aylık bağlama oranlarında telafisi zor bir fark doğacağını gösteriyor.
Uzmanların değerlendirmelerine göre, 2025 yılı enflasyon ve büyüme verileri baz alınarak hesaplanan 2026 yılı katsayısının 1,3197 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Gelecek döneme dair beklentiler sebebiyle 2027 yılı tahmini güncelleme katsayısının ise 1,2714 civarında kalacağı öngörülüyor. Bu durum, başvurusunu 2026 yılı içinde tamamlayan sigortalılara katsayı avantajı sağlıyor.
EMEKLİ AYLIĞINI BELİRLEYEN ÜÇ DÖNEM
Sözcü'de yer alan habere göre mevcut mevzuatta emekli aylığı tek bir sistem üzerinden hesaplanmıyor. Çalışma hayatı üç ayrı döneme ayrılarak inceleniyor ve nihai tutar bu kuralların birleşimiyle şekilleniyor. 1999 öncesi dönem aylık bağlama oranlarının en yüksek olduğu yıllar olarak öne çıkarken, 1999-2008 yılları arasında farklı güncelleme katsayısı ile ülke büyüme hızı hesaba katılıyor. Ekim 2008 sonrasında ise güncel sistem kuralları ile son aylık bağlama oranları geçerlilik kazanıyor. Her periyot için ayrı ayrı yapılan hesaplamalar bir araya getirilerek kişinin alacağı maaş netleştiriliyor.
AYLIK TUTARINI YÜKSELTEN TEMEL ETMENLER
Maaş miktarını belirleyen ana faktörlerin başında SGK'ya bildirilen brüt kazanç seviyesini gösteren Prime Esas Kazanç (PEK) geliyor. Toplam prim gün sayısına göre belirlenmiş Aylık Bağlama Oranı (ABO), yıllık enflasyon ve ekonomik büyüme oranlarını yansıtan güncelleme katsayısı ile ikramiye ve prim gibi ek ödemeler de hesaplamaya doğrudan katılıyor.
Eş zamanlı şekilde birden fazla iş yerinde sigortalı çalışılması durumunda toplam prim günü artmıyor. Buna karşın prime esas kazanç toplamı yükseldiği için bu durum emekli aylığına olumlu yansıyor.
Muhabir: Haber Merkezi