İnsanlık maddi dünyanın illüzyonuna kapıldı,

Manevi dünyayı unuttu.

Ruhsallığından uzaklaştıkça,

İnsanlığından da uzaklaştı.

Yeni bir döngüdeyiz.

Değişim başlıyor.

Bilincin katmanlarına olan yolculuğumuz kaçınılmaz.

Yakında ‘ Bilim ve Metafizik’,

Birlikte işlev görecek.

Özellikle metafizikten,

İleri düzeyde yararlanan ülkeler var.

Bu konuyu başka bir zaman ele alırım.

Dünyanın eski sistemleri tepe taklak giderken,

Ruhsallık daha da çok şahlanacak.

Astroloji de bir bilimdir.

Pluto kovaya geçiyor.

2025 yılında başlayan bu süreçle,

Tüm dünya dönüşümün içinde olacak.

Tarih tekerrürden ibarettir.

Geçmişe bak,

Geleceği görürüsün.

Pluto kovaya girdiği zamanlar,

Dünya tarihi değişmiş.

2025yılı itibariyle dünya tarihi değişecektir.

Bundan önceki döngüde, 1777-1798 yılları arasında,

Fransız ve Amerikan devrimleri yaşandı.

Halk kralların kellesini aldı.

Despot Monarşileri yıkıp,

Çok uluslu imparatorluklar dağıtıldı.

Cumhuriyet akımları başlatıldı.

Eşitlik, hürriyet, adalet, Egemenlik, demokrasi gibi,

Kavramlar ortaya çıktı.

Mutlak monarşi yerine,

Egemenliğin halktan geldi ilkesi öne çıkmış olup,

Cumhuriyet doğmuştur.

1777-1798 yılları arasından,

Bir geriye gidersek,

1532-1552 yıllarına geliriz.

Burada da derin değişimler olmuştur.

Protestan devrimi yaşanmış olup,

Kilisenin otoritesi sarsılmıştır.

Bir geriye daha gidersek,

1286 -1302 yılları tarihine ulaşırız.

Burada da;

Feodal yapılar çöküyor.

Kapitalizm öncesi,

Batı ve Orta Avrupa ülkelerinde,

Toprak sahibinin politik,

Ekonomik, hukuki, mali,

Askeri olarak sahip olduğu,

Ve temeli toprak köleliğine,

Dayanan düzene feodal düzen diyoruz.

Bu döngüde feodalizim çökmüştür.

Geriye tarihi inceleyince,

Köklü değişim ve dönüşümlerin, Plüto kovaya geçince olduğunu görüyoruz.

Tekrar aynı döngüdeyiz.

2025 yılı itibarıyla plüto kovaya girdi.

Ve bizleri neler bekliyor?

Eski sistemler yıkılacak,

Halkın gücü artacaktır.

Bu değişimler sadece siyasi olarak olmayacak,

Kökten bir değişim olacak,

Ve liderlerde değişecektir.

Aynı zamanda ekonomik,

Ve teknolojik değişimlerde kapıda.

Önümüzdeki günlerde güç dengeleri değişecek.

Süper güçlerin,

Büyük şirketlerin,

Ekonomi devlerinin,

Bir çok kurumun ve kuruluşun,

Büyük sarsıntılar geçireceğini göreceğiz. Bu köklü değişimler olurken,

Kazanan taraf olduğu gibi,

Kaybeden taraf da olacak.

Düzenler değişeceği için,

Dünya’ya hükmeden,

Bir avuç elit,

Sahneden ayrılmak zorunda kalacak.

Kaybedenler ise,

Eski dünya düzeninin klasik oyuncuları,

Geleneksel bankacılık,

Geleneksel medya düzeni,

Bazı iş kolları,

Ve bir çok sistem çökecek.

Kazanalar ise dijital sistemi geliştirenler,

Dijital pazarlama yapanlar,

Yeni sistemde ihtiyaç olacak,

Sektörlere yatırım yapanlar kazanacaktır.

Ülkemiz içinde 2025 den başlayan bu süreçten,

Güçlenerek çıkmak zorundayız.

Ya da eski düzende devam edeceğiz.

Güçlenmemiz tarihsel bir yakalama olacaktır.

Bu sürecin önümüzdeki yıllarda,

Nasıl olacağımızı gösterecek.

Aynı zamanda çok büyük bir sınav olacak.

Bu sınav;

İnsan hakları,

Demokrasi,

Özgürlükler,

Teknoloji,

Bilişim,

Ve finans sistemleri üstünedir.

Bir de siyasi dönüşümleri olacaktır.

Mevcut yönetim sistemi değişebilir.

Parlamenter sisteme dönüş olabilir.

Yeni liderler görebiliriz.

Çünkü;

Değişim ve dönüşümün güçlü olacağı döngüdeyiz.

Aklımızı başımıza almak zorundayız.

Ya bu girdaptan çıkacağız,

Ya da bataklığa gömüleceğiz.

Anlaşılmaktadır ki,

Bu sınavı şimdiden vermek zorundayız.

Sınav başladı.

İnsan hakları

Demokrasi,

Özgürlükler dememiz gerekliyken,

Son günlerde,

İnadına zorbalaştık.

Kazan taraf mı olmak istiyoruz?

Yoksa kaybeden mi?...