Son dönemin en popüler tarihçisi Prof. Dr. İlber Ortaylı hocayı maalesef 13 Mart 2026 günü kaybettik. Rahmetlinin vefatından sonra, hakkında çıkan ilk köşe yazısı olan yazımı, aynı gün Tarihistan web sitesinde yayımladım. (https://www.tarihistan.org/yazarlar/prof-dr-namik-acikgoz/ilber-ortayli-da-fenadan-bekaya-goctu/39478) Bu yazımda İlber hocayı tanıdığım kadarıyla anlattım. Bu yazımda da ifade ettiğim gibi, İlber hoca ile Muğla’da ilk defa 2005 yılı 11 Kasım günü beraber olduk. Hoca, 10 Kasım günü Atatürk hakkında, o güne kadar dinlediğim en güzel konuşmayı yapmıştı. (Keşke üniversite o konuşmayı kaydetmiş olsa da şimdi internette yayımlasa.)
Metinbilim Enstitüsü Derneği olarak İlber hocayı 2011-2012 yıllarında konferans vermek üzere davet ettik. Hoca her konuşmamızda gelmek istediğini ifade etti ama bir türlü takvimi denk getiremedik.
İlber hoca geçtiğimiz yıllarda birkaç defa Muğla’ya geldi… Maalesef karşılaşamadık ama en son geçen 2025 yazında geldiğinde, teşehhüd mikdarı da olsa, yayladaki restoranda karşılaştık. O son görüşmemizmiş…
İLBER HOCANIN KİTAP BAĞIŞI
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Aras ve Menteşe Belediye Başkanımız Sayın Gonca Köksal Aras 25 Ocak 2025 günü yaptıkları açıklamada, eski Halkbak binasını satın alıp kültür merkezi yapacaklarını ve bir kısmına da İlber hocanın bağışlayacağı kitapları koyacaklarını ve binaya İlber Ortaylı Kültür Merkezi adını vereceklerini açıkladılar. (“İlber Ortaylı kütüphanesini Muğla’ya bağışladı” yazıp tıklarsanız videoyu görebilirsiniz.) Basında bu haberler çıktığında ne kadar sevinmiştim!... Hem İlber hocanın kitaplarından bir kısmı Muğla’da olacaktı, hem de bu vesile ile İlber hoca arada Muğla’ya gelecek ve görüşecektik. En büyük temennilerimden biri, onu Agademi’de misafir edip dostlarla sohbete vesile olmaktı.
***
Rahmetli İlber hoca aslında kütüphanesinin büyük bir kısmını 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’ne, bir kısmını da emekli olduğu Galatasaray Üniversitesi Kütüphanesi’ne, bir kısmını da İzmir Büyükşehir Belediyesi Kütüphanesi’ne bağışlamış ve 24 Eylül 2025 günü belediye büyük bir kadirşinaslık örneği olarak kütüphaneye onun adını vererek açılış yapmıştı.
Biz de Muğla’da İzmir’de yaşanan heyecan ve sevgi selini yaşamayı bekliyorduk… Hoca, yazın bir ara geldi ama dediğim gibi yaylada çok az konuşabildik.
İLBER HOCA VE ZİHNİ DERİN
Hoca ile sonraki ilişkim, Zihni Derin üzerindendir…
Hoca birkaç konuşmasında, Türkiye’ye ve Rize’ye çay tarımının getirilmesini yanlış buluyor ve bunu bir “sivri akıllılık” olarak görüyordu ve Rize mandalinası (Klemantin)’nın daha iyi bir ekonomik getirisi olacağını söylüyordu. Bendeniz de bu konuda rahmetliye katılmadığımı ifade ettiğim görüşlerimi, 18 Kasım 2025 günkü Hamle’de yayımlamıştım. (https://www.hamlegazetesi.com.tr/turkiyede-cay-tariminin-babasi-zihni-derin-sivri-akilli-biri-mi) Bu yazımı neşretmiştim ama esas amacım, hoca buraya geldiğinde, konuyu yüz yüze konuşmaktı. Olmadı… Biz bir araya gelmelerimizi erteledik ama hayat, biçtiği ömrü ertelemiyor…
İLBER HOCA VE TURİZM
Hoca rahmetli son gelişlerinden birinde Muğla için şunları demişti: “Muğla’nın geleceği, aklı başında turistlerin gelmesi ve mütevazı insanların bu kente yerleşmesidir. Çünkü Muğla sıradan bir şehir değil. Doğasıyla, tarihiyle, kültürüyle çok özel bir yer ama bu güzelliğin korunması gerekiyor. Plansız göç ve betonlaşma, Muğla’nın en büyük tehlikesi. Muğla büyüyebilir ama ruhunu kaybetmeden büyümeli. Belki de Muğla’yı Muğla yapan şey tam olarak bu. Sakinliği doğallığı ve kendine has güzelliği.” (Güven Yılmaz paylaşımından)
Rahmetli, 25 Ocak günü Menteşe’de düzenlenen basın toplantısında da Muğla turizmi için çarpıcı tespitlerde bulunarak şöyle demişti: “Buranın istikbali, aklı başında turist ve aklı başında sakin… Yani buraya gelen insanlar, Yunan adasındaki (hizmetler gibi hizmet isterler. Ekleme bana ait.)Bunların üzerinde durulmuyor. Turizmin kıyağı az ve paralı turistle olur. Cahil insanlar harabelerinizi gezmeye kalkarsa, sadece çöp kaldırırsınız.” Benzer bir ifadeyi 2001 yılında üniversitede toplanan bir turizm sektörü toplantısında ben de etmiştim de turizm derneği başkanı “Hocam bu konuları basın önünde konuşmayalım.” demişti.
***
Keşke hocanın sağlığında kitap bağışı gerçekleşseydi ve Muğla ile hoca arasında bir kitap köprüsü de kurulmuş olsa idi!...
Olmadı!…
Ecel erken davrandı…
Elbette ecel ile pazarlık olmaz… Bizler İlber hoca olmasa da onun tarih perspektifiyle geleceği de kurabilecek nesiller yetiştiririz inşallah…
Hocamıza Allah’tan rahmet, sevenlerine baş sağlığı diliyorum.