1994yılında Muğla'ya gelirken, yörenin müzik kültüründen haberdardım. "Alı da verinbenim barıdımı saçmama", Ormancı, Feraye, Çökertme, Deniz Üstü Köpürür, KaraovaDüğünü, Kerimoğlu gibi türkülerini biliyordum. Rahmetli Bahri ağabeyim "Karaovadüğünü" türküsünü ne güzel söylerdi!...Kendim de zeybek havalarını söylerdim eskiden beri. Muğla'ya gelirken birzeybek sempozyumu gerçekleştirmek amacım da vardı.

6Nisan 1994 günü, tayinen Muğla'ya geldim ve ilk işim şehrin kültürel boyutunakulak tutmak oldu ve tabii ki önce şehrin nabzının attığı yer olan gazetelereuğradım. Sonra, şehre kulak verdim ve "kanaat önderi" özelliği taşımasalar dabu şehrin kültürel dokusunu bilmesi muhtemel insanlara ulaşmaya çalıştım. İbrahim Ethem Yağcı ile tanışmamız 1994yaz aylarıdır. Adını bana ilk defa kim söyledi hatırlamıyorum ama bir arkadaş"Hocam, Muğla halk müziği ile ilgili bilgilere ve uygulamalara, İbrahim EthemYağcı ile ulaşabilirsiniz." dedi ve ben onu aramaya koyuldum. Birkaç kişiyesorduktan sonra, av malzemeleri sattığı dükkânına ulaştım. Kendimi tanıttım veedebiyatçı olmakla beraber kültür tarihçisi ve halk müziği tutkunu birisiolduğumu söyledim. O da av malzemesi satmakla beraber, dükkânı daha çok adresibelli olsun diye kullandığını söyledi.

MuğlalıMustafa Caddesi'ndeki dükkânına sık sık uğramaya başladım. Konu hep türküoluyordu ve arada coşup bir güzel Feraye, Muğla Zeybeği, Kerimoğlu çalıyordu.Tabii benim en çok tercih ettiğim Feraye idi. Bu türkünün ağır havası ve aranağmesindeki kıvraklık tezadı bana büyük bir müzik hazzı veriyordu.

Zamanzaman zeybek tavırlarından da söz ederdi. Zeybek ritmini çok bilinçli birsavunucusu idi ve piyasada icra edilen bazı Muğla zeybeklerinin ritmininbozulduğunu; daha doğrusu icra edenlerin ritmleri bozduğunu söyler ve bağlamasıile bozuk ritmi ve doğrusunu anlatırdı.

Kendisiaslen Isparta Uluborlu'lu imiş ama babası vaktiyle buraya göçüp manifaturacılıkyapmış. Bu göç bir tür müzik göçü de yaşatmış aileye. Isparta-Burdurtaraflarında daha çok Teke zortlatması çalınırken araya zeybekler de karışır.İbrahim Ethem Yağcı, daha çok zeybek kulağı ile donandırmış kendini. O yüzdenondan daha çok zeybek havaları dinledik. Gerçi zeybek olmayan havaları da çokbaşarılı bir şekilde icra ederdi. "Şu Köyceğiz yolları"nı çok güzel çalar vesöylerdi mesela.

Bodrumtürküsü olan,

Haydi benim şahboylum,

Şah boylum

Şebboy çiçekbaşında

türküsününözgün icrasını ilk ondan dinledim. Ne yalan söyleyeyim, Fethiye'nin kırıkhavalarını söylediğini hiç duymadım. Oysa "Pazarda bal var gelinim" türküsünüçok iyi icra edebilirdi. Bu güzel kına havasının ritmi ve ezgisi onun tarzınaçok yakındı.

TRT'ninve Kültür Bakanlığının mahallî sanatçısı idi. Çoğunlukla dost meclislerindeçalıp söylese de, arada TRT Radyosunda sohbetlerde bulunur türküler söylerdi.Ben "Kesme Mehmet yolumu" türküsünü radyodan ilk defa ondan dinlemiştim. Bütüntürkülerini olduğu gibi "kesme Mehmet yolumu" türküsünü de youtube'dandinleyebilirsiniz.

Sazçalmasında bir karakteristik vardı; bir de ses kullanımında bir karakteristiğivardı ki, ses dalgalandırırken baskı yapıp sesini incelterek bir sekme yapardı.

30yıldır çarşıya indiğimde dükkânına uğramaya çalışırdım. 2019 sonunda başlayancovid-19 salgını günlerinden kurtulup çarşıya-pazara çıkmaya başladığımızdaİbrahim Ethem ustanın dükkânına uğradım. Doğal ürünler satan biri vardı.İbrahim Ethem ustayı sordum; dükkânı kendine kiraya verdiğini ve daha çokevinde olduğunu söyledi. Hemen aradım tabii. Durumu anlattı ve daha çok eş-dostmuhabbeti ile vakit geçirmek istediğini söyledi. Son zamanlarda daha çoktelefonlaştık ve sosyal medya üzerinden videolarını gönderdi de haberleştik.Bir türlü denk getirip sohbet edemedik. Kendisini 8 Temmuz 2023 günükaybetmişiz. Muğla için güzel şeyler yapmıştı ve daha çok güzel şeyleryapacaktı; olmadı. Allah rahmet eylesin.