Değerli dostlarım; “Su akar Türk bakar” benzeri bir söylemden bahsedilir hep. Var mıdır yok mudur bilemem ama dilimize pelesenk olmuş bir cümlecik. Bu cümleciğin altını doldurmak hakikaten zordur da... Bizim buralarda yaz-kış akan dere/çay yok gibidir. Sadece kış aylarında yağmurlar yağarken akan derelerimiz mevcuttur. Adına da “Akarsularımız” denilmiştir. Yöremizde yaz-kış akan akarsuyumuz yoktur; kış aylarında akan sularımız vardır. Bunların başında da Nam Nam Çayımız gelir. Karabörtlen'den geçen Akçayı da unutmamak gerekir. İşte bu çayları besleyen, doyuran ve çeşitli yollar kat ederek denizlere ulaşan boşa akan sularımız da mevcuttur.
Geçen yazımın sonuna doğru Gökova Çukuru’nda “GÜR-SU” adında bir proje başlatıldığından söz ederek devamını da bu hafta sizlerle birlikte ele alacağız.
Dağlarda dolaşırken, gezerken boş boş dolaşmamalıdır. İnsana, topluma yarayan bazı ipuçlarını yakalamak gerekmekte olup, insanlarımızın toplumun yararına bir iş yapmak için vesile olması ve bu gözle dolaşması herkese nasip olan bir çalışma değildir. Geçen yazımda söz ettim, yine hatırlatayım: Yaklaşık olarak on seneyi aşkın bir süredir Çıtlık Muhtarımız Sayın Mehmet Kavasoğlu tarafından ortaya atılan bir su projesidir Gür-Su Projesi. Önceleri iki-üç köy için düşünülen bir proje, bugünlere gelindiğinde Gökova’ya mal edilen bir kaynak suyu projesi hâline dönüştü.
İlimiz Muğla, 01 Nisan 2014 tarihinde “Büyükşehir Belediyesi” statüsü kazandı. İçme ve kullanmaya yarayan tüm sular, Büyükşehir Belediyesinin alt birimi olan, kısa adı MUSKİ olan bir genel müdürlük tarafından organize edilmeye başlandı. Daha önceleri köy muhtarlıkları vardı. Kendilerine ait kanunları ve çalışma statüleriyle yıllar yılı “Köy Muhtarı” mührünün hakkını vererek çalışmalarını yürüttüler Köy Muhtarlarımız. İşte o günlerde bir-iki muhtar, buldukları/tespit ettikleri bu kaynak suyunu köylerine getirmek isterler. O yıllarda da İl Genel Meclisi kurulur (seçimle) ve köylerimize ne gibi hizmetlerin götürüleceğine dair kararlar alınarak İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından planlama ve uygulama yapılırdı. 2014 yılının Nisan ayının ilk gününden itibaren İl Genel Meclisleri ortadan kaldırıldı ve tüm yetki ve sorumluluklar Büyükşehir Belediyesine devredilmiş oldu.
Tabii bu işler olurken bulunan ve boşa akan kaynak suyu da akmaya devam ediyordu.
Köy Kanunu/Köy Muhtarlığı zamanında köylerin bütçeleri olurdu. Köylerin gelirleri aynı köye harcanır ve hizmetin getirilmesi kolay olurdu. Ancak bu hizmetler yatırım gerektirmeyen hizmetleri kapsardı. Gür-Su Projesi ciddi bir yatırım gerektiriyordu. Başta Çıtlık Muhtarımız olmak üzere uzun yıllar mücadele ettiler fakat gerek kendi bütçelerinden gerekse Büyükşehir Belediyesi (MUSKİ) tarafından gerekli olan yatırım yapılamadı. Ama kaynak suyu boşa akmaya devam etti.
Sonradan devreye Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü girdi. Tabii bu da kolay olmadı. Seçimler araya girdi. Seçimlerden sonra Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından öncelikle yatırım planına alınması gerekiyordu. Uzun uğraşlar ve çalışmalar sonucunda Gür-Su Projesi yatırım planına alındı. Artık Gür-Su Projesi, devlet eliyle Gökova Çukuru’na getirilecek ve ihtiyacı olan köylere (bugünlerde mahalle oldular) dağıtımı sağlanacaktı.
Gerekli planlamalar ve projeler tamamlandı ve geçtiğimiz ay içinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce ihale edildi. 233 milyon (küsuratı var) TL bazında Gür-Su Projesi ihale edildi. Yatırımın gerçekleşmesi için gerekli çalışmalar tamamlandı ve bu ihaleyi alan firma ile protokoller imzalandı. Gür-Su Projesi artık hayata geçiriliyor. Kaynak suyu, ihtiyacı olan mahallelerimize tevzi edilecek/dağıtılacak.
Geçen hafta Gür-Su Projesi hakkındaki başlattığım yazıyla ilgili bir takım tenkitler de aldım. Tenkitlerin bir tanesi oldukça manidardı. Tenkit eden arkadaşım diyordu ki: “Sen bu Gür-Su Projesi’ni Devlet Su İşleri yapacak ve ihale edildi diye paylaşımda bulunuyorsun. Ula Belediye Başkanı Sayın Mehmet Caner Beyefendi de su kaynağının başında ve arkadaşlarıyla çalışmalara katılıyor görüntüsü veriyor. Bu işin hangisi doğru?” diye bir tenkitte bulunuyor. Tenkitlere gönlümüz açıktır, saygı duyarız. Bizim daha iyi ve daha yapıcı hizmetlerin duyurulması bakımından dikkate çağrılmamız kadar önemli bir şey yoktur.
Yaklaşık bir yıl kadar oldu, biraz da geçti sanırım seçimler olalı. Ula Belediye Başkanlığı seçiminde iki aday yarıştı. Adaylardan Mimar Özay Türkler, merkezi iktidar partisine mensup siyasi partiden (AK Parti), diğer aday emekli asker Mehmet Caner ise muhalefet partisine mensup siyasi partiden (Cumhuriyet Halk Partisi) yarıştı. Halk kararını vererek seçimlerde muhalefet partisine mensup arkadaşımızı seçerek Belediye Başkanlığı koltuğuna layık gördü. Artık seçimlerden sonra Mehmet Başkanımızın yakasında parti rozeti değil Ula Belediye Başkanı rozeti takılıdır diye düşünüyor ve zaman zaman da kendisiyle yaptığım görüşmelerde “Ula Belediye Başkanı” sıfatını taşıdığını görebiliyorum siyasi anlamda. Bana göre de, herkese göre de bu işin doğrusu bu değil midir?
Gür-Su Projesi’nin başlatıldığı kaynak suyunun çıktığı mevkide bulunması, oralarda ekibiyle dolaşması kadar doğal ne olabilir? Sonuçta Ula ilçemize bağlı mahallelere kaynak suyu gelecek. Suyun getirilmesi önemlidir, gelmesi de önemlidir. Zira bu suyun yatırım sahibi Devlet Su İşleri olmasından neden rahatsız olsun Başkanım? Esas olan bu güzel kaynak suyunun ihtiyacı olan mahallelere dağıtılmasıdır. Bu işlem de Muğla Büyükşehir Belediyesi alt birimi olan MUSKİ tarafından yapılacaktır. Yerinde inceleme, paylaşma ve bu sevinci köy halkıyla/mahalle halkıyla paylaşması kadar doğal ne olabilir? Tekrar ediyorum: Esas olan boşa akan suyun insana, topluma kazandırılmasıdır.
Devlet dediğimiz yapıda şu anda oradaki suyun alınarak öncelikle Çıtlık Mahallemize getirileceği, oraya bir depo yapılacağı ve bu depodan da ihtiyacı olan mahallelere verileceği ifade edilmiştir.
Muhtarımız ve aynı zamanda Ula Ziraat Odası Başkanımız olan Sayın Mehmet Kavasoğlu Beyefendi'nin uzun yıllar önce çalışma yaptığı ve öncülük ettiği bu Gür-Su Projesi hayata geçirilmiş oldu.
Yöre halkına ve ilçemize hayırlı ve uğurlu olsun. Sebep olanlardan, vesile olanlardan da Allah razı ve hoşnut olsun.
TAZİYE:
Yaklaşık Mahallesinde 60 yıl muhtarlık yapan, Ula’mızın seçkin ve yerli ailelerinden olan ve “Koca Muhtar” diye anılan İlhami Oğuz Ağabeyimiz 93 yaşında Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Ailesine, sevenlerine ve tüm dostlarına Allah cennette kavuştursun diyor, sabırlar temenni ediyorum. Nasip olursa gelecek hafta merhum İlhami Oğuz hakkında paylaşımlarım olacak.