Gazetelerimizböyle başlık attı.

" DoktorTahliye Edildi / Genç Kıza İftira Suçundan Soruşturma Açılacak "

Gazetelerimizönce;

" Muğla'dasapık doktor skandalı! 17 yaşındaki kızı taciz etti ", " Sapıkdoktor 17 yaşındaki kızı muayenede taciz etti: Çıplak elle göğüslerine dokunupiç çamaşırını... ", " Ahlaksız doktor 17 yaşındaki kızı muayenebahanesiyle taciz etti " başlıkları atmıştı...!

HamleGazetesi olarak biz bir şey yazmadık. Ben de özellikle Menteşe Kent Konseyi önceki Başkanlarından Kardiyoloji Uzmanı Dr. Vehip Keskin 'inhaklı yorumlarını dikkate alarak bekledim.

Amao başlıklar aklımda kaldı. Söz konusu çocuk doktorunun " sapık ", " ahlaksız "olduğunu nereden biliyorsunuz? O başlıklar " ahlaka " ne kadar uygun?

" DoktorTahliye Edildi / Genç Kıza İftira Suçundan Soruşturma Açılacak " başlığıdeğil, öteki başlıklar belleklerde kalacak? Genç kız cezası neyse çeker.Talihsiz doktorun mağduriyetinin cezası ne olacak?

Beninanıyorum ki o doktor, o gazeteler kadar acımasız davranmayacak o genç kızlailgili şikayetçi olmayacaktır...

xxxx xx

Talihsizolay alelacele haber yapılıp duyulurken Kardiyolog Dr. Vehip Keskin "AsılSuçlu Kim?" başlığı ile sosyal medya hesabında yaptığı yorumda şu ifadelere yervermişti:

"... 17 yaşında genç bir kız Muğla EAH Çocuk Bölümüne nefes darlığı vehalsizlik şikayeti ile başvurmuş, hekim (doğal olarak) kalbini dinlemekistemiş, bunun için çamaşırını sıyırmasını istemiş, eldivensiz çıplak ellemuayene etmiş (eldivenli muayene diye bir şey yok), muayene sırasında rahatsızedici sorular sormuş (muhtemelen adet düzenini, düzensizlik olup olmadığını,gebelik testi isteyip istememek için de cinsel yönden aktif olup olmadığınısormuş olabilir). Sonuçta bu muayeneden 1 ay sonra istismar iddiasıylaşikayetçi olmuş ve de hekim sözlü beyan esasıyla tutuklanmış.

Şimdi gelelim sorunun nasıl çözüleceğine ve de asılkaynağına. Normalde bu tür iddialar her zaman olasıdır, bu durumda odadahekimin yanında bulunan ideali hemşire olmak üzere yardımcı sağlık personelininifadesine başvurulur. Bu kişi kesinlikle kadın olacağından istismar veya taciziddiası gibi bir durumda kadın hastanın iddiası doğruysa kesinlikle müştekininyanında yer alır, iftira ise de gerçeği söyler (ki bu durum dünya örneklerindede sık rastlanır. Ailesinden, sevgilisinden vs yeterli ilgiyi göremeyen şahıstıpta sekonder kazanç denen duyguya kapılarak hayali şeyler anlatabilir). Pekişimdi kimin doğru söylediği nasıl anlaşılacak? Tabii ki ortada bir şahitolmadığı için anlaşılamayacak ve kanaatlere veya araya giren başka hatırlıilişkilere göre karar verilecek. "

xxxx xx

Yani Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Doktoru , önce Kardiyolog Dr.Keskin 'e göre, " hastası ile baş başa bırakan uygulamanın "sonra da bilinçsiz, kifayetsiz gazetecilerin kurbanı oldu...

KardiyologDr. Keskin yukarıdakiyorumunda bu anlamda da şu ifadelerde bulunmuştu:

" Gelelimasıl sorumluya ve suçluya. AKP'den önce, tüm dünyada olduğu gibi, her muayeneodasında hekim yanında mutlaka kadın hemşire bulunurdu. Yaklaşık 17-18 yılönce, polikliniklerdeki hemşireleri alıp yerlerine çoğu malum partininreferansıyla şirket üzerinden hastaneye alınan tıbbi sekreterler yerleştirmekistediler. Aklı başında hekimler Tabip Odası ve gerçek sendikalar öncülüğündebu uygulamaya karşı çıktı, eylemler, grevler vs yapıldı. Zira muayeneodalarında gerçekte sağlık personeli olmayan kişilerin görevlendirilmesi hastamahremiyetine aykırı idi. Tabii ki bakanlık ve emri uygulamaktan ibaret robotbürokratları bizi dinlemedi ve hemşireler çekildi. Aradan 1-2 yıl geçtiktensonra bu sefer de tıbbi sekreterleri çektiler. Hekim ile hastayı kapalı birmuayene odasında yalnız bırakan ve her türlü suistimale açık bırakan buuygulamaya bir kez daha karşı çıktık. Temel argümanımız da işte söz konusu olaydaolduğu üzere iddiaların yaşanabileceği, bu durumun hem hasta mahremiyetine hemde hekim haklarına aykırı olduğu idi. Yine eylemler, yine grevler, yinemarjinal gruplar olarak suçlanmalar vs. Sonuç? Sonuç işte bu haberde. Şimdi kimhaklı hekim mi, hasta mı? "

xxxx xx

Şimdibu satırları okuyanların bazıları uygulama ile ilgi " Aaa ben bunubilmiyordum " demiştir... Başka neyi biliyorlarsa... Muhtemelen o başlıklarıatan gazeteciler de bilmiyordur!

Sonuç,hasta çocuk, pardon genç kız değil hekim haklı çıktı...

Amaburada suçlu bir başka doktorun kurbanı iftiracı hasta çocuk da değil,uygulaması ile bu duruma meydan veren Sağlık Bakanlığıdır ...

Kamuoyundainfial uyandıran " haberlerin " ardından, genç çocuk doktorunun ifadesibasına sızdırıldı. Kardiyolog Dr. Vehip Keskin bunun üzerine " Dünkamuoyuna Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 'istismar skandalı' olarakservis edilen olayda bugün hekimin ifadesi servis edildi ve dünkü yazımdatahmin ettiğim gibi sıradan bir muayene ve de herhangi bir hastadan öyküalınırken sorulan sıradan sorulardan başka bir şey olmadığı ortaya çıktı.Hekimin ifadesi ve kısa bir süre sonra kamuoyunun da haberdar olacağı tanıkifadelerine göre; şikayet edilen hekimle arasında anlaşmazlık olan aynıklinikte görevli bir başka hekimin genç kızı kışkırttığı, savcının da sözkonusu hekimin (yanıltıcı) tanıklığı sonucu, tutuklama istediği anlaşılıyor.Olayda tanıkların anlattığı ayrıntılar da var, eğer basına servis edilirseöğreneceğiz. Böylece, pırıl pırıl genç bir hekimin nasıl alçakça bir iftirayakurban edildiği açığa çıkacak. " yorumunda bulundu...

xxxx xx

Veasıl Menteşe Kent Konseyi eski Başkanı Kardiyolog Dr. Vehip Keskin haklıçıktı...

Gazetelerbu defa " Doktor Tahliye Edildi / Genç Kıza İftira Suçundan Soruşturma Açılacak "başlığı atıldı. Dün genç çocuk doktoru " linç " ediliyordu, şimdigelişmeleri takip edenler tarafından hasta genç kız linç ediliyor...

Biz Türkler de " linç kültürü " de yoktur, ama bu olayla aklıma HalideEdip Adıvar 'ın ikinci romanı " Vurun Kahpeye " geldi. Roman Türk sinemasında 1949 , 1964 ve 1973 yıllarında olmak üzere üçkez film yapıldı. Ben çocukluğumda Hülya Koçyiğit 'in başrolde olduğufilmi izlemiştim. Bütün okul gitmiştik...

Konusunu Millî Mücadele günlerinden alan romanda, idealist İstanbullu öğretmen Aliye 'nin Anadolu 'da bir kasabaya gidişi ve bölgede MilliMücadele düşüncesine destek faaliyetleri aktarılır. Romanda, söz konusumücadelenin sembolü konumuna gelmiş Kuvâ-yi Milliye oluşumunualgılayışının yanı sıra çözülen Osmanlı devlet mekanizmasınıntemsilcileri ve eski düzen karşıtları yansıtılır. O karşıtlar Kuvvacı Aliyeöğretmeni mahallenin " kahpesi " ilan eder ve ahali Aliye 'yilince kalkışır...

xxxx xx

Basınagerçeğin yansıdığı son haberlere göre, 18 'ini doldurmadığı için çocukdoktoruna sevk edilen E.Ç., 'yi muayene ettiği sırada cinsel istismardabulunduğu iddiasıyla " tutuklanan " Muğla Eğitim-Araştırma Hastanesi 'ndegörevli Çocuk Doktoru U.S. 'nin avukatları, Nöbetçi Sulh CezaHâkimliği 'ne tutukluluk haline itirazda bulundu. Hakimlik tarafından mevcutdelil durumunun lehine değişmesi nedeniyle U.S. 'nin tahliyesine kararverildi.

MuğlaEğitim ve Araştırma Hastanesi 'nde Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıUzmanı olarak görev yapan Dr. F.Ç. , savcılığa verdiği ifadede; E.Ç. 'nin, U.S. 'yi kendisine ayarlaması için teklifte bulunduğunu belirterek, gençkıza tepki gösterdiğini ve olayın iftira olduğunu söylediği anlaşıldı.

MuğlaCumhuriyet Başsavcılığı tarafından E.Ç., hakkında iftira suçundan kamu davasıaçılacağı bildirildi.

xxxx xx

Eeene olacak şimdi?

Olayıntamamen tahmin ettiği şekilde geliştiğini, gencecik, pırıl pırıl bir hekimin,eşinin, çocuğunun, anne-babasının onuruyla oynandığını belirterek, " Sorumlulardanhesap sorulup aynı şekilde afişe edilmeli (afişe edilmeli derken kesinlikleolayın öznesi olan kız çocuğunu kastetmiyorum, adı üstünde çocuk. Ahlaksızcamanşetler atıp yargısız infaz yapanlardan ve kişisel anlaşmazlığına bir çocuğualet eden şahıstan bahsediyorum) Bir de polikliniklerden yardımcı sağlıkpersonelini çekerek bu olaylara zemin hazırlayan tüm sorumsuz sorumlulardanhesap sorulmalı. " diyen Kardiyolog Dr. Vehip Keskin bu konudaşunları söyledi:

" MuğlaEAH'da istismar skandalı diye basına yansıyan ya da köpürtülen olayda hekime yargısızinfaz yapanlar, gerçeğin ortaya çıkmasıyla şimdi de yalan beyanda bulunan kızçocuğunu infaz ediyor. Her ne kadar olayın öznesi olan kız çocuğunun yaptığıkabul edilebilir olmasa da aslında sonuçta bir çocuk. Çocukça hayaller kurmuş,olmayınca öfkelenmiş vs vs olabilir. Çocukken hangimiz olmayacak hayaller kurupmesela bir sanatçıya aşık olmadık ki, en azından derin hayranlık duyduğumuzolmuştur. Sonuçta dediğim gibi sadece 17 yaşında bir çocuk, yaptığı affedilirgibi olmasa da, her çocuk gibi hatalar yapacak, öğrenecek ve bu şekildebüyüyecek. 2 gün önce hekimin ve ailesinin hayatını karartmak ne kadar yanlışidiyse, şimdi de affedilemez gibi görünen bir hata yapmış çocuğu linç etmek deo kadar yanlış.

Bu noktada asıl bedel ödemesi gerekenler öncelikle aynıhastanede çalıştığı bir hekimle kişisel anlaşmazlığına bu çocuğu alet edipyalan beyan veren diğer hekim ve de daha olayı duyar duymaz hem yargılayan heminfaz eden hem de teşhir eden sorumsuz yayın anlayışı... "

xxxx xx

Bütünbunlar olup biterken, ortada Muğla Tabip Odası yoktu... Genç çocuk doktorunu " acaba " demeden baştan sona savunan Kardiyolog Dr. Vehip Keskin Muğla Tabip OdasıBaşkanı mı olmalı ne...

------------------

GÜNÜNSÖZÜ: Bazı insanlar geniş bir merhameti haketmiyor. --Joseph Conrad

ÇİVİ

Arkadaşım"Hayat felsefem felsefeden uzak durmak" dedi.

BeniBi Gülmek Aldı;)))