Herinsanın ve insan hayatının her evresinin kendine özgü bir öğrenme şekli var.Bebeklik, çocukluk, ergenlik, gençlik, orta yaş şeklinde kategorizeedebileceğimiz her döneme özgü birtakım özellikler var. Doğumla başlayan vegençlik yıllarına kadar devam eden dönemdeki öğrenme (keşfetme) çok detaylı birkonu. Bu yazının konusu ise son gençlik ve yetişkinlik ile birlikte kişininöğrenmesi...
Budönemde öğrenme büyük oranda içsel yönelim ve kişisel-informal bir çabayabağlı. Çünkü bu dönemdeki öğrenme bir fark ediş. Bu fark ediş ise büyük orandakişisel-içsel bir değişim ve gelişim...
Yetişkinbirey, yaşamın her aşamasında birtakım sebeplere bağlı olarak öğrenme ihtiyacıolduğunu görüyor/fark ediyor. Bu ya yeni bir bilgi/gelişme ile tanışma, birkonudaki eksikliği nedeniyle kendisinde oluşan boşluğu görme ya dabeklenmedik/travmatik bir durumu deneyimleme şeklinde oluyor.
Buiki öğrenme şeklinden en etkili/kalıcı olanı ikincisi. Bu öğrenme; kişininkendi eksikliğini görerek, bu eksiklikten kaynaklanan bir nedene bağlı olarakortaya çıkan zorlukla (beklenmedik/travmatik) yüzleşerek öğrenme yoluna girmesişeklinde gerçekleşiyor.
Buöğrenme kalıcı bir öğrenme, çünkü bizzat deneyimlenen bir ihtiyaca binaengerçekleşiyor. Oysa yeni bir bilgi veya yenilik ile tanışan kişi; eğer onaihtiyaç duymuyorsa, o konuda kendinde bir boşluk hissetmiyorsa alıcı olmuyor.
İştebu noktada kişiye eksikliğini, bilgisizliğini, zayıflığını, acizliğinihissettiren güçlü duygunun-hissin ortaya çıkmasını sağlayan beklenmedik/travmatikdurum aynı zamanda öğrenme için en etkili motivasyon oluyor.
Birşok, kayıp, musibet, aniden yüzleşilen zorlayıcı bir durum, can yakan bir acı;yetişkin bireye noksanlığını, acizliğini ve ihtiyacını gösteren önemlimotivasyonlar.
Yetişkinbirey için en etkili öğrenme ise bu şok, kayıp ve acı sonrasında gerçekleşiyor.Çünkü şok, kayıp ve acı fark ettiriyor. Yaşanılan şok, kayıp, musibet ve acıherkes için güçlü bir uyarıcı olmakla birlikte yetişkinin fark etmesi için enkısa yol.
Herfark ediş ise yeni bir öğrenmeye kapı aralıyor. Her fark ediş öğrenmeye,düşüncesini ve davranışını değiştirmeye sevk ediyor. Çünkü acı, ıstırap,musibet ve ölüm en güçlü fark ediş...
Buitibarla; üç yıl önce yaşadığımız pandemi ve yakın zamanda yaşadığımız depremve sel felaketlerinin bize yaşattığı şoklar ve kayıplar, verdiği acılar, bufelakete maruz kalanların çektiği ıstıraplar, yaşattığı travmatik kırılmalar buanlamda değerlendirildiğinde acı-kötü olduğu kadar da değerli bir tecrübe.İnsanlık, tarih boyunca buna benzer tecrübeleri hep yaşadı ve kıyamete kadar dayaşamaya devam edecek.
İştebu noktada insanı öğrenmeye sevk eden farkındalığın olup olmadığı önemli birhusus. İnsanın kurban olmayı ya da öğrenen olmayı seçmesinde etkili olanfarkındalığın oluşup oluşmadığı önemli bir konu. İnsanın yaralarınınzincirinden kurtulması ya da ona esir olması... İnsanın bu uyandırma çağrısınakulak verip vermemesi, hayatının nasıl devam edeceğini belirleyen bir husus.
Farkındalık,insanın zamanla öğrenmeye karşı körelen hislerini her seferinden yenidenharekete bir güç... Olup bitene karşı tepkisizliği ve umarsızlığı seçen insanısilkeleyen bir güç... Belirsizleşen gerçekliğin üzerindeki tozu temizleyensüpürge... İnsanın zihinsel etkinliğini ve iç yaşantısını ilkel düzeyeindirmesine engel olan iç motivasyon... İnsanın duygu ve düşüncelerinikörelmekten kurtaran bir uyarıcı...
Farkındaolmayan insan "faruk" olamaz. "Frk" yarmak demek... Ayırdına varmak, farkınavarmak, farkında olmak, dert edinmek demek. Dolayısıyla da fark edemeyen,ayırdına varamayan, dert edinmeyen insanın; varoluşun anlamını ve kendivarlığının gayesini bulması, doğru seçimlerle imtihanını kazanması,yaşadıklarından bir şeyler öğrenmesi mümkün değil.
"GüzeliKurtarmak" kitabının yazarı Byung-Chul Han bunu şöyle ifade ediyor: " Acı veyaralanma yoksa aynı, alışıldık olan, adet olan devam eder. Tecrübe, özündeacıdır ."
Bununiçindir ki, fark edişimize iyi gelen ve farkındalığımızı artıran her şey; biziuyandıran, bize kazandıran olarak çok değerli. Bu bir acı, ıstırap, kayıp,musibet ve ölüm olsa da...
09.08.2023