Fethiye'nin il olma hayali yeniden gündemde. Devlet Bahçeli'nin 100 İl, 1000 İlçe önerisinde Fethiye'nin de adının geçmesi, yıllardır konuşulan beklentiyi yeniden alevlendirdi. Peki Fethiye gerçekten il olacak mı? Daha da önemlisi, il olduğunda Fethiye ne kazanacak? Bu gelişme erken seçim habercisi olabilir mi?

Çünkü her seçimde Fethiye’nin il olması gündeme getirilir... Fethiye şehir girişinde tabelalar değişir:

Fethiye İli… Hoş Geldiniz…

Sonra seçim geçer bu tabela kalkar. Ancak bu defa bu tabela kalıcı gibi görünüyor… İşte bu noktada yanıtlanmaması gereken pek çok soru var. Bunların başında da “Büyükşehir’den kurtulacak mıyız?” sorusu geliyor. Şimdi “Buna ihtiyaç var mı?” diye de sorulacaktır. Bence var…

Keşke ‘Büyükşehir’ değil de, il merkezi ‘Menteşe’ ile Ula ve Yatağan birleşim “Muğla Anakent” olmuş olsaydı…

*

Fethiye il olursa Muğla ne olacak?

“100 İl, 1000 İlçe” tartışması sadece Fethiye'nin değil, bütün Muğla'nın meselesi…

Aslında bu yeni bir konu değil. Her seçim döneminde gündeme geliyor, Ankara kulislerinde konuşuluyor, yerel siyasetin vazgeçilmez vaatlerinden biri haline geliyor. Seçimler yaklaşıyor. Bu yeni iller, ilçeler gündemi de “Erken genel seçim 2027 de olacak.” hatta “Erken genel seçim erken yerel seçimle birlikte olacak” dedirtiyor. Bunu ayrıca tartışırız…

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya attığı “100 İl, 1000 İlçe” önerisiyle Fethiye’nin yılların il olma tartışması yeniden alevlendi. Üstelik Fethiye'nin il olmaya aday ilçeler arasında gösterilmesi, beklentiyi dahada yükseltti. Peki bu defa olacak mı? Ben bu defa olabilir diye düşünüyorum…

Açık konuşalım. Henüz ortada kesinleşmiş bir karar yok. Bir siyasi öneri var. Bunun kanunlaşması, idari sınırların belirlenmesi ve pek çok hukuki düzenlemenin yapılması gerekiyor…

*

Tabii asıl mesele Fethiye'nin il olup olmayacağı değil. Bunu gözden kaçırmayalım. Asıl mesele, “Fethiye il olursa ne olacak, Muğla ne kaybedecek veya ne kazanacak, Türkiye'nin siyasi ve idari haritası nasıl değişecek?” sorusunun yanıtıdır.

Peki “Fethiye il olmayı hak ediyor mu?” diye sorulursa, Fethiye'nin il olma talebini anlamak için bölgenin potansiyeline bakmak yeterli olacaktır. Bu, Fethiyeliler için “Fethiye’nin yararınadır”, Fethiyeliler böyle düşünüyor. Bence Fethiyeliler kadar Muğlalıların da yararına olacaktır…

Ölüdeniz, Göcek, Kayaköy, Saklıkent… Türkiye'nin ve dünyanın tanıdığı turizm değerleri. Bunlara koyları, termali, çayı ile Dalaman ve Antalya’dan da il merkezine uzak önemli ilçeler katılacaktır.

Yani ortada turizmle birlikte tarım, ticaret, inşaat ve hizmet sektörleriyle güçlü bir ekonomik yapı bulunuyor. Üstelik Fethiye yalnızca kendi nüfusuna hizmet veren bir merkez değil. Seydikemer başta olmak üzere çevresindeki yerleşimlerle güçlü bir ekonomik ve sosyal ilişki içerisinde.

Bu nedenle Fethiye'nin il olma talebi anlaşılmaz değil…

*

Peki bir ilçenin il olması için yalnızca nüfusunun veya turizm gelirlerinin yüksek olması yeterli olabilir mi? Elbette değil… Yeni bir ilin kamu kurumları, bütçesi, personeli, ulaşım ağı ve hizmet organizasyonu da düşünülmelidir. Yani mesele tabelaya yeni bir isim yazmaktan ibaret değil. İşte sorular:

Fethiye'ye hangi ilçeler bağlanacak? Fethiye il olursa nasıl bir coğrafyaya sahip olacak?

İlk akla gelen ilçe Seydikemer. Fethiye ile ekonomik ve sosyal ilişkileri nedeniyle yeni ilin doğal parçalarından biri olarak değerlendirilebilir. Zaten beraberlerdi… Dalaman ve hatta Ortaca ve Köyceğiz de olası idari yapılanma içerisinde tartışılabilecek ilçeler.

Köyceğiz, Ortaca buna ne der bilmiyoruz da peki Antalya? Burada da gözler Kaş'a çevriliyor.

Fethiye ile Kaş arasında zaten güçlü turizm ve ticaret ilişkileri bulunuyor. Coğrafi yakınlık nedeniyle Kaş'ın yeni Fethiye iline bağlanması zaman zaman gündeme gelebilecek bir seçenek. Ancak bunların hiçbirinin kesinleşmiş bir resmî plan olmadığı da bir gerçek. Şimdiden bir harita çizmek kolay, ama önemli olan, bölgenin ekonomik, sosyal ve idari gerçeklerine uygun bir yapılanma oluşturmaktır…

*

Peki Muğla'nın milletvekili sayısı ne olacak? Ankara bu sorunun yanıtı lehine değilse Fethiye’yi il yapar mı?

Muğla'nın milletvekili sayısı 7'den 8'e çıktı. Peki Fethiye il olursa bu 8 milletvekilinin kaçı Muğla'da, kaçı yeni kurulacak Fethiye ilinde kalacak? Her iki ilin toplamında iktidarın milletvekili azalacak mı çoğalacak mı? Bu sorunun cevabı yeni ilin hangi ilçeleri kapsayacağına ve nüfusuna bağlı. Üstelik Fethiye’nin il olup olmaması birazda yukarıdaki sorulara verilecek yanıtlara bağlı.

Yalnızca Fethiye ve Seydikemer'in dahil olduğu bir il ile Dalaman, Ortaca ve başka ilçelerin de katıldığı bir ilin milletvekili hesabı aynı olmayacaktır. Fethiye merkezli yeni ilin nüfusu arttıkça parlamentoda temsil kapasitesi de değişecektir. Ancak Muğla solu her hâlükârda Fethiye’de sağa ortak olurken, Muğla’da koltukların tamamına sahip olabilir.

Bir başka ifadeyle, Fethiye'nin il olması yalnızca yeni bir valilik kurulması değil, Ankara'daki siyasi temsil haritasının da yeniden çizilmesi anlamına geliyor. İşte bu nedenle “100 İl, 1000 İlçe” önerisini sadece idari bir düzenleme olarak okumak eksik olur…

*

Gelelim bir diğer can alıcı soruya: Muğla Büyükşehir Belediyesi ne olacak?

Bence en önemli soru bu! Muğla, büyükşehir statüsünü ulaştığı nüfusa bağlı olarak 6360 sayılı Kanun ile kazandı. Fethiye'nin ayrılması halinde Muğla'nın nüfusu ve hizmet alanı küçülecek.

Burada hukuki bir ayrıntı var. Büyükşehir olmak için 750 bin nüfus şartının bulunması, mevcut bir büyükşehir belediyesinin nüfusu bu sınırın altına düştüğünde statüsünün kendiliğinden sona ereceği anlamına gelmiyor. Bunun için ayrıca yasal düzenleme gerekiyor. Ancak şu da bir gerçek:

Fethiye'nin ayrılması Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin mali yapısını, hizmet alanını ve kaynak dağılımını etkileyecek. Muğla açısından ‘Fethiye dahil’ bu durumun avantajları da olabilir, dezavantajları da.

Bir tarafta daha küçük bir coğrafyaya hizmet götürecek bir büyükşehir belediyesi olacak. Diğer tarafta nüfus, ekonomik hareketlilik ve turizm bakımından önemli bir bölge ayrılmış olacak. Bodrum, Milas, Marmaris, Menteşe ve diğer ilçeler açısından bu değişikliğin sonuçları iyi hesaplanmalıdır…

*

Muğla'nın büyükşehir statüsünün devam etmesi mi, yoksa yeni bir idari yapılanmaya gidilmesi mi daha doğru olur? Bu konu da siyasi sloganlarla değil, hukuki ve mali verilerle tartışılmalıdır. Bana kalsa Muğla il merkezi, Yatağan ve Ula ile birleşerek “Anakent” olmalıydı… Bir önemli soru da “Erken seçim hazırlığı mı?” sorusudur.

Bir başka dikkat çekici konu da zamanlama. Türkiye'nin idari haritasını değiştirecek böylesine büyük bir önerinin gündeme gelmesi ister istemez siyasi tartışmaları beraberinde getiriyor. Yeni iller demek, yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi, yeni seçim çevreleri, değişen milletvekili dağılımları, yeni belediye başkanlıkları ve yeni siyasi teşkilatlar demek. Elbette bu durum siyasi partilerin hesaplarını da etkileyecektir.

Peki bu gelişme erken seçim habercisi olabilir mi?

Sadece bu öneriden hareketle erken seçim sonucu çıkarmak mümkün değil. Böyle bir kararın anayasal ve siyasi süreçleri var. Ancak “Her seçim döneminde yeniden gündeme gelen il olma talepleri, bu kez daha geniş bir idari reform projesinin parçası olarak neden konuşuluyor?” sorusunun yanıtı da önemlidir. Önümüzdeki süreçte TBMM'ye sunulacak düzenlemeler ve siyasi açıklamalar bu sorunun cevabını daha net ortaya koyacaktır…

*

Fethiye kazanırken Muğla kaybetmek zorunda mı?

Benim üzerinde durduğum asıl konu bu. Fethiye'nin il olması, Muğla'nın kaybetmesi anlamına gelmek zorunda değil. Aynı şekilde Muğla'nın büyükşehir olarak kalması da Fethiye'nin il olma talebinin önünde bir engel olarak görülmemeli. Ancak her iki tarafın da geleceği düşünülmelidir.

Fethiye il olduğunda sağlık, eğitim, ulaşım, altyapı ve kamu yatırımlarında nasıl bir değişim yaşanacak? Muğla'nın geriye kalan ilçeleri nasıl etkilenecek? Yeni Fethiye ilinin bütçesi ne olacak? Kamu kurumlarının personel ihtiyacı nasıl karşılanacak? Turizm sezonunda katlanan nüfusa hangi yatırımlarla hizmet verilecek?

Bunlar cevaplanmadan yalnızca il olmanın heyecanını yaşamak yeterli olmamalıdır. Çünkü vatandaşın beklediği şey yeni bir valilik binası olmasa gerek; daha iyi hastane, daha güçlü ulaşım, daha iyi altyapı ve daha yaşanabilir kentler olsa gerektir…

Tabelalar değişirken yaşamda kalite bakımından olumlu anlamda değişebilmelidir… Menteşe Devlet Hastanesi “Muğla Devlet Hastanesi” olarak yaşamaya devam ederken, Muğla Tıp Fakültesi’nin kendi hastanesi olmalıdır…

---------- ----------

GÜNÜN SÖZÜ: İçgüdülerimiz bize dostlarımızı seçtirir; fakat onları yanımızda tutmamızı sağlayan şey muhakememizdir. Alfred Capus