Evet aslında başlık “Biz Menteşeliler bir hastaneye bile sahip çıkamadı!” şeklinde olmalıydı.
Çünkü sahip çıkamadığımız hastane ‘Menteşe Devlet Hastanesi’…
Ne zaman yazılarımda “Menteşe” demek zorunda olsam boğazım düğümlenir.
Çünkü biz “Muğlalılar” doğup büyüdüğümüz Muğla’nın adına da sahip çıkamadık!
Muğla ‘Büyükşehir’ statüsüne alındığında bir de baktık, şehrimizin adını almışlar. Kimseye sorulmadan, kimseyle tartışılmadan, hangi akla hizmetse “Menteşe” olmuşuz.
Devlet Hastanemizi elimizden aldıkları gibi, adımızı da elimizden aldılar…
Her vesile ile “Muğla sevdalısı” olduğunu söyleyen sağlı sollu politikacılarımız, milletvekillerimiz ise bir şey demediler… Yerel yönetimlerimiz de ses etmediler…
Ne adımıza sahip çıkabildik ne de hastanemize…
Hafta sonunda Pazar günü saat 15.42 de sosyal medya hesabından paylaşım yapan YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun “Deprem riski taşıdığı bilinen bir hastanede gerekli tedbirlerin alınmaması kabul edilemez. Menteşe Devlet Hastanesi’ne dair ortaya atılan iddialar bir an önce yanıtlanmalı ve tüm önlemler zaman geçirilmeden alınmalıdır.” diyordu.
Sanki sayın milletvekilinin geçen hafta konuyu TBMM gündemine taşıyıp Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi vermesi yetmiyormuş gibi…
Sayın Cumhur Uzun hadi gözün aydın, nasıl haberiniz olmadı şaşırdım, ama hafta sonunda Cuma günü muradınıza erdiniz…
*
Her şey Tıp Fakültesi açılışı ile başladı…
Başta dönemin Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşoğlu olmak üzere bu hizmeti ve dolayısıyla Eğitim Araştırma Hastanesi’ni, ardından Diş Hekimliği Fakültesi ile Muğla Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ni kazandıranlardan Allah razı olsun.
Muğla’nın politikacıları, meslek odası yöneticileri, sağlık turizmi hayali görenleri ve basını ile çok zor, ama umarım Muğla’nın bir Eczacılık Fakültesi, bir Göz Sağlığı Merkezi, bir ÜNİVERSİTE HASTANESİ ve bir GERİATRİ MERKEZİ de olur…
Ancak biz elimizdeki bir devlet hastanesine bile sahip çıkamadık!
Tıp Fakültesi’ne sahip olabilmek için bir “Tıp Fakültesi Hastanesi” de gerekiyordu. Çözüm olarak Muğla Devlet Hastanesi’ni “afiliasyon” ile “Eğitim Araştırma Hastanesi” olarak kullanmaya başladık.
Hastanenin yeni binası için 17 Kasım 2014 de temel atıldı, 29 Ekim 2017 de inşaat tamamlandı, taşınma gerçekleşti. 9 yıl olmuş. Biz “Muğlalılar” sanıyor veya umuyorduk ki, taşınma gerçekleştikten sonra “afiliasyon” sona erecek, “Muğla Devlet Hastanesi” kaldığı yerden hizmet vermeye devam edecek…
Meğer Eğitim Araştırma Hastanesi, Devlet Hastanemizin adını ve kimliğini de beraberinde götürmüş. Bir avuç “Muğla Sevdalısı” değil “Muğlalı” siyasetin yapması gerekeni üstlenip Muğla Devlet Hastanesi’ni geri almak içim mücadele başlattık.
Ben o günden beri “hastanenin yeri” ile ilgili birilerinin bir “rant” planı vardı diye düşünüyorum. Kimseyi suçlamıyorum, ama muhtemelen farkında olmadan o birilerinin tekerine çomak soktuk…
Dönemin Sağlık Müdürü İskender Gençer ile dönemin Milletvekili Nihat Öztürk’ün el vermesi ve sonradan Milletvekili Kadem Mete’nin de katkılarıyla Muğla Devlet Hastanesini geri alamadık, ama Sağlık Müdürü İskender Gençer, Başhekim Şadi Ballı, AK Parti’nin Muğla da ilk Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu’nun da gayretleriyle eski hastanenin SSK binasında Menteşe Devlet Hastanesi’nin açılmasını sağladık.
Ama o birileri pes etmedi… Hani Muğla’daki tüm kamu kurumları deprem dayanıklılığı ile ilgili mercek altına alınmış olsa ‘neyse’ diyeceğim de birden ortaya hastanenin depreme dayanıksız olduğu raporunun çıkmış olması manidar… Özetle anlatıyorum. O noktada da Milletvekili Kadem Mete’nin gayretleriyle 200 Yataklı yeni hastane sözü alındı…
*
Doğrusu neydi?
Tıpkı Denizli’de olduğu gibi o rapor çıkar çıkmaz hastanenin kullanılmayan eski yapıları yıkılıp yeni bina yapılmalı ve hastane oraya taşınınca şu anda kullanılan bölümlerde yıkılarak, burada yapılacak yeni yapı ile 200 yataklı hastane 500 yatağa çıkarılmalıydı.
Milletvekili Kadem Mete de dahil Cumhur İttifakı siyasetçileri o 200 yataklı hastane binasının hemen yapılması mücadelesine girişmediler…
Onlar bunu yapmadıkları gibi başta YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun muhalefet milletvekilleri, siyasetçileri, belediye başkanları ve yine başta MUTSO olmak üzere meslek odaları 200 yataklı hastanenin hemen yapılması için parmaklarını bile kıpırdatmadılar.
Sözüm ona bir Muğlalı gazeteci de çıkıp, “Hastanemizi geri verin” diye bağırmadı.
Hepimizin Muğlalı lığını sevsinler!
*
Ve Yeni Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun bütün olup bitenlere tüy dikti…
Cumhur Uzun 25 Ekim Pazar günü saat 15.42 de sosyal medya hesabında, geçen hafta TBMM’de Sağlık Bakanı tarafından yanıtlanmak üzere verdiği soru önergesini haber yapan Cumhuriyet, Yenigün, Devrim, Hamle ve Egesaati gazetelerinin küpürleri ile şu paylaşımı yaptı:
“Deprem riski taşıdığı bilinen bir hastanede gerekli tedbirlerin alınmaması kabul edilemez.
Menteşe Devlet Hastanesi’ne dair ortaya atılan iddialar bir an önce yanıtlanmalı ve tüm önlemler zaman geçirilmeden alınmalıdır.”
Ben de altına “ALKIŞLIYORUM SİZİ... HELAL OLSUN... Sayenizde bir başka türlü ameliyat başladı. Kaç senedir hastaneyi oradan silmek isteyenlerin bahanesi oldunuz. Helal olsun size.” diye yazdım…
*
Bizim Hamle’de de çıkan habere göre, YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Menteşe Devlet Hastanesinin depreme dayanıklılığına ilişkin iddiaları, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı.
Uzun zamandır bir sürü memur ve işçi sendikası içinde, hastaneye ilişkin deprem raporu üzerinde tepinen Demokratik Sağlık Sen Anadolu Şubesini referans gösteren Cumhur Uzun hastanenin açılış sürecinde depreme dayanıksızlık raporunun Sağlık Bakanlığından gizlendiği iddiasından söz ettiği önergede şu soruları sormuş:
“Yıkım kararı bulunduğu belirtilen bölümde doğumhane ve ameliyathane hizmeti verilmekte midir? Bu hizmetlerin sürdürülmesine hangi teknik raporla, kim tarafından izin verilmiştir? Anne ve bebeklerin, hastaların ve sağlık çalışanlarının can güvenliği nasıl sağlanmaktadır?”
De gidi küheylan de…
*
Anlaşılan sayın milletvekili bu köşenin okurlarından değil…
Olsaydı bu soruları sormak yerine “Menteşe Devlet Hastanesi’nin 200 yataklı yeni binasının temelini atıp, hizmete açmak için daha kaç yıl bekleyeceksiniz?” diye sorar, bu hastaneyi ortadan kaldırmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürmezdi.
Sayın Cumhur Uzun bu mesele bugünün meselesi, “kavgası” değil… En az 10 yıldır gündemde. 10 yılda bir gün bu hastaneyi ziyaret ettiniz mi? Keşke ziyaret edip olası bir depreme karşı, olması halde hapse girecek olan ve bunu göze alabilmiş olan Başhekim Op. Dr. Şadi Ballı’ya aldıkları önlemleri sorsaydınız?
Sorsaydınız da bu hastaneyi kapatmak isteyenlerin gerekçesi, bahanesi keşke siz olmasaydınız…
Sayın Cumhur Uzun siz Yatağanlısınız, keşke “Kapatın bu hastaneyi” dercesine sorularınızı sorarken kapatılıp Eğitim Araştırma Hastanesi’nin parçası haline getirilen Yatağan Devlet Hastanesi’ni de sorsaydınız…
Neyse, istediğiniz oldu, sorularınızın yanıtı için bakanlık yazısı hafta sonunda Muğla İl Sağlık Müdürlüğü’ne geldi. Muhtemelen bu hafta olmazsa gelecek hafta hastane tahliye edilir…
Hiç merak etmeyin madalyanızı bizzat ben takarım…
“Menteşe Devlet Hastanesi kapatılırsa ne olur?” diye sorulursa yanıta bu sayfa yetmez. Bir tanesini söyleyeyim, özel hastanelere gün doğar… Menteşe’den “özel hastane” gibi “butik” hizmet alanlar Eğitim Araştırma’yı değil, özelleri tercih ederler… Bunu ayrıca yazabiliriz de…
İl Sağlık Müdürlüğü kendisine yeni bina yeri arıyor. Oradaki eski Sağlık Koleji binası da yıkılıyor. Devlet Hastanesi binası da tamamen ortadan kalkınca burada şehrin orta yerinde çok kıymetli bir arazi ortaya çıkıyor. Baştan beri burnuma rant kokusu geliyor. Umarım yanılıyorumdur…
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ: Herkes kendi yolunu izler. İnsan bir ağaç gibidir. Neden kiraz vermiyor diye incir ağacını hiç azarladığın oldu mu? --Nikos Kazancakis