Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan hafta sonunda AK Parti 8. Olağan İl Kongresi için Muğla’daydı. Kongreden sonra da Muğla Valiliği’nce Marmaris’te yapılan “Sivil Toplum Kuruluşları, Kanaat Önderleri ve Muhtarlar Buluşması”na katıldı. Bu tempoya rağmen Muğla’dan ‘yorgun’ değil, ‘dinlenmiş’, ve memnun ayrıldı. Muğla kongresinde adeta moral buldu demek de mümkün...

Erdoğan’ın yurt içinde ve dışında gündemin yoğunluğuna rağmen araya Muğla’yı sıkıştırmasının nedeni ise merak konusu oldu?

Ben kesinlikle bu ziyarette Ayaydın hocanın etkisinin olduğunu düşünüyorum. Ki, Erdoğan’ı Dalaman Havaalanında İl İkinci Başkanı Av. Ayşegül Mungan ile karşılayan Ayaydın hoca kongreden sonra Marmaris’te yemeğin yapıldığı Grand Yazıcı Otel’e Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık eşliğinde Erdoğan ile giriş yaptı.

Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan yemekte Vali Dr. Akbıyık ile Ayaydın hocanın arasında otururken, yemekten sonra da Erdoğan Muğla’dan Dalaman hava yoluyla Ayaydın hoca ile birlikte ayrıldı.

Bu fotoğrafların hiçbirinde de milletvekillerinin ve MKYK Üyesi Gökcan’ın yer almaması dikkatlerden kaçmadı.

Dünkü yazımda da vurguladım, bu tamamen Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın “Muğla ağabeyliği”nin ilanı gibi duruyor...

+

Tabii Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu önemli ziyaretini salt “Hocanın ağabeyliğine” bağlamak da doğru olmayacaktır.

Ayaydın Hocanın ağabeyliğinin yanında Erdoğan’ın olası erken genel seçime giderken Muğla’ya ayrı bir önem verdiğini de gözden kaçırmamak lazım.

Ben Erdoğan’ın Muğla’nın sorunları ile ilgili yatırım söylemlerini ve vaatlerini de buna bağlıyorum. Ki Muğla’dan CHP’ye değişik konularda yüklenip “sivil Anayasa” üzerinde dururken CHP’nin daha çok yerel yönetim politikalarına yüklenmesini de dikkat çekici buluyorum.

Herkesin bildiği gibi CHP Genel Başkanı Özgür Özel partisinin “yerel yönetimlerin başarısı” ile iktidara geleceğine inanıyor...

Bu noktada erken genel seçime dikkat çekmek isterim. Marmaris’te görüştüğüm AK Partililer de dahil artık herkes erken genel seçimin 2027’de yapılacağına inanıyor. Cumhur İttifakı ortağı Bahçeli her ne kadar “Seçimler zamanında yapılacak” demekle birlikte, Musavvat Dervişoğlu da CHP’nin bu konuda söylemlerine katılmasa da Özgür Özel konuşmalarında 2026’yı ima ediyor...

Doğrusu ben son yerel seçimlerde partisinin aldığı mağlubiyetten ders çıkaran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti teşkilatlarını yeniden yapılandırarak güçlü bir seçim hazırlığı içinde olduğunu, partisini ve teşkilatlarını, parti tabanını erken genel seçime hazırladığını görüyorum ve 2025 Haziranında bir “baskın” erken genel seçim yaşayacağımızı düşünüyorum...

+

Ki uzun zamandır Bodrum’da yaşamakta olan ve son yerel seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tensipleriyle Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterilen Prof. Dr. Aydın Ayaydın da Marmaris’teki yemekte Haber Türk’e verdiği röportajda şu ifadelerde bulunuyordu:

Muğla yıllardır ihmal ediliyor. AK Parti sorunların çözümü için çalışmaya devam ediyor. Muğla yıllardır ihmal edilmiş, alt yapısı yok. İmarı yok, suyu yok, trafik rezalet. Belediye hizmetlerinden maalesef hiç yararlanamamış. Fethiye Körfezi ve Marmaris Körfezi rezalet durumda. Deniz berbat. Cumhurbaşkanımız belediyelerden yeterince hizmet alamayan Muğla'lılara yatırım seferberliği için Muğla'ya geldi. Muğla'nın sorunlarını çözmek için çalışmaya devam edeceğiz. Bölgedeki ulaşımla ilgili projeler kesintisiz devam edecek.

Bu ifadelerden de Cumhurbaşkanının Muğla’ya neden geldiği anlaşılıyor.

Havada seçim kokusu var...

+

Gerek İl Başkanı Haluk Laçin ve il yönetiminin disiplin kurulu ve kurultay delegeleri ile seçilmiş hale geldiği AK Parti İl Kongresi’nde gerekse Marmaris’te yapılan yemekte gerçekten coşku ve heyecan vardı...

Buna karşılık yaşananlardan, gelişmelerden büyük rahatsızlık yaşandığı da hissediliyordu!

Tabii bu siyasetin fıtratında var. Birilerinin sevindiği, keyif yaşadığı bir yerde bundan rahatsız ve mutsuz olanlar, keyfi kaçanlar da olacaktır.

Nitekim dünkü yazımın ardından telefonla arayanlar, “İstifaları görmüyor musun? Bunları neden yazmıyorsun?” diye sorup, tepki gösterenlerde oldu.

Onları anlıyorum, ama yapacak da bir şey yok!

Bu sesler nedense daha çok Marmaris’ten çıkıyor. Öteki 12 ilçeden bir duyum almadım. 21 Aralık Cumartesi günü, kongre akşamı Marmaris’te eski ilçe yöneticilerinden Elmas Ulupınar “Efeler diyarında bu teslimiyet... Muğla'ya yakışmadı” diye paylaşımda bulunurken, ardından da partisinden istifa ettiğine dair bir paylaşımı oldu, ama arkası gelmemiş.

Kendisiyle görüştüğüm AK Parti yöneticileri “Öyle yığınlarla istifa filan yok. Olduğunu yazanlar oldu. Keşke istifa edenleri de yazsalarmış. Çünkü bize ulaşan bir istifa yok.” ifadesinde bulundular.

Olur böyle şeyler...

+

Ben bu arada Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ı ve Grand Yazıcı’nın sahibi Serkan Yazıcı’yı kutluyorum.

Vali Akbıyık’ı kutluyorum, çünkü Cumhurbaşkanı ile muhtarların ve STK temsilcilerinin buluşması önemli. Ki yemekte Muğla’nın kanaat önderleri ve bürokratlarda vardı.

Temas önemli... Sadece siyaset yoktu...

Serkan Yazıcı’ya gelince, bir kere sezon bitmiş, kış gelmiş, ama kendilerinin tesisi ful hizmet vermeye devam ediyor... Kutlanmaz mı...? Keşke Muğla’da tesislerimizin 12 ay açık kalmalarını başarabilsek...

Yazıcı’nın personeli dört dörtlüktü. Davetliler için konulan sandalyeler bana göre değildi, ama bize yer gösteren görevliye ‘aklımdan olmaz ya diye geçirdiğim halde’ bana uygun bir kolluklu sandalye bulup bulamayacağını sordum. Koca otelde anında bulup getirdi.

Vallahi gecede Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan daha rahattım...

Erdoğan sanırım gecede aç ta kaldı! Çünkü katılımcılar “fotoğraf çektirme yarışına” girdiler. Program sunucusunun uyarıları da kar etmedi... Cumhurbaşkanının tahammülüne de hayran kaldım. Bari fotoğraf çekilirken Muğla için istek ve öneride bulunmayı akıl edebilselerdi... Nedense biz Muğlalılar “istemesini” bilemedik, hala öğrenemedik...

O yemekte Hafize Nizamoğlu Acar, Burak Nizamoğlu ve benle birlikte “Kanaat önderi” olarak Hayati Nizamoğlu da vardı. Erdoğan’dan “Muğla’nın hızlı tren programına alınmasını” talep etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan yemekten sonra talebi Ulaştırma Bakanına iletmiş...

+

“MUĞLA’DAN ELİNİ ÇEKME”

Ben bugün Fatih Çekirge’nin kongre günü 21 Aralık’ta yayınlanan yazısından da söz edecektim. Orada Aydın hoca, Çekirge’nin sorularını yanıtlarken “Cumhurbaşkanımız bana ‘Muğla’nın abisi ol’ dedi.” diyordu. Fatih Çekirge bunu sanki Muğla’da bir türlü anlayamayanlara “şeye anlatır gibi” anlatmış.

Fatih Çekirge yazısına “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün İl Kongresi için Muğla’ya geliyor. Muğla’nın “Mavi Vatan Sınırı”nın uzunluğu Suriye sınırlarımızdan uzundur. Tam 1100 kilometrelik bu sahillerde dünyanın en güzel koyları, körfezleri kasabaları vardır. Bodrum, Marmaris, Fethiye. Türkiye turizminin denize açılan kapısı. Muğla’yla ilgili son seçimlerde AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın ile sohbet ediyoruz.” diye başlamış.

Yerim kalmadı, Fatih Çekirge’nin yazısında yer alan Aydın Hoca’nın Erdoğan ile seçimden sonraki diyaloğunu paylaşmakla yetinelim:

“-Nasıl bir diyalog yaşandı aranızda?

-Ben kendisine şöyle dedim; ‘Sayın Cumhurbaşkanım size çok teşekkür ediyorum. Beni aday yaptınız. Muğla’yı ayağa kaldıracak çok güzel projeler hazırladık. Bu projelerimize destek verdiniz. Ben elimden gelen çalışmayı yaptım. Muğla’da oturan her 3 kişiden birisi bize oy verdi. Bu şu ana kadar AK Parti’nin Muğla’da aldığı en büyük oydur. Evet kazanamadık, ama partimizin oyunu artırdık. Benim artık görevim bitti. İzin verirseniz Bodrum’daki evime çekilmek istiyorum.’

-Cevabı nasıl oldu?

-‘Hocam’ dedi, ‘Sen 15-20 gün dinlen. Ama Muğla’dan elini çekme. Bu saatten sonra Muğla’ya abilik yapacaksın. Sana ihtiyaç var’ dedi. Cumhurbaşkanımızın bu talimatı üzerine o günden bugüne ben Muğla’dan ayrılmadım. Seçimi kaybeden bir aday olarak teşkilatlarımızı ziyaret ettim. Onlar da şaşırdı. Ve böyle başladık. Düğünde, cenazede, iyi gününde, kötü gününde hep Muğlalı kardeşlerimin yanında oldum ve oluyorum. İlçeleri köyleri geziyorum. Hatır soruyorum.

-Yani bir görev yapıyorsunuz yine...

- Cumhurbaşkanımın bana verdiği abilik görevini yapıyorum, o kadar.”

Doğrusu Fatih Çekirge’nin yazısını bir başka yazımda olduğu gibi paylaşmak isterim...

----------                       -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Kuşku koşmaktır aydınlıklara doğru. İnsan aklıdır eninde sonunda gerçeği bulacak olan. --Tevfik Fikret