Başlık Bodrum Gündem’in yazarlarından Tandoğan Uysal’a aittir.
Tandoğan Uysal’ın yazısından “Kurban Bayramı neden 4 gün?” başlığını taşıyan 10 Haziran tarihli yazımda “Erdoğan ve Ayaydın Buluşması” ara başlığı altında söz etmiştim. O yazımda “Ancak Bayrama damga vuran başka olaylarda vardı.” diyerek, o olaylardan başlıklar verip “Hepsine ayrıca döneriz...” de demiştim.
Dünkü “Kadem Mete ‘Kimse Kusura Bakmasın’...” başlıklı yazımla sonunda döndük. Bugün de Aydın Hoca ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Okluk buluşmasından’ ve Erdoğan’ın Bodrum’da Aydın Hoca tarafından karşılanmasına bakalım...
Haftaya Pazartesi günü de Muğlaspor Kongresine bakarız...
+
Anımsayalım, 10 Haziran tarihli yazımda “Erdoğan ve Ayaydın Buluşması” ara başlığı altında şu ifadelerim olmuştu:
“Bu yılın Kurban Bayramı'na belki binlerce kare damgasını vurdu. Bodrumlu meslektaşlarımızdan Gündem Yazarı Tandoğan Uysal, bu konudaki yazısına ‘Fotoğraf Değil, Manifesto: Erdoğan Ayaydın Buluşması Bayrama Damga Vurdu’ diye başlık attı.
Tandoğan Uysal ‘Ama biri vardı ki, hepsinden farklıydı. Erdoğan ve Ayaydın'ın yan yana durduğu o an, bir selamlaşmadan çok fazlasıydı. Bu bir mesajdı: - Dedikodu siyasetine karşı duruş, -Tecrübeye saygı, - Ve 'devlet ciddiyeti hala hayatta' diyenlerin sesi...
Evet bu bayramın fotoğrafı bir manifesto gibiydi. Siyasetin değil, devletin fotoğrafıydı.’ diyor.
Tandoğan Uysal’ın yorumladığı o Okluk Koyu’nda Okluk Camii’nde yapılan bayramlaşmada çekilen o fotoğraf özellikle Savcı Sayan’ın isim vermeden ve Ali Mahir Başarır’ın isimlendirerek yaptığı paylaşımlardan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Prof. Dr. Aydın Ayaydın’a ‘O’nu kimseye yedirmem’ dercesine sahip çıktığı bir fotoğraf gibi duruyordu...
O fotoğrafa daha sonra bir fotoğrafta Bodrum’da eklendi... Bu iki fotoğrafı ayrıca ele alırız...”
+
Evet Tandoğan Uysal’ın da dediği gibi “Kimi bayramlar bir tebessümle, kimileri bir kucaklaşmayla hatırlanır. Ama bu yıl Kurban Bayramı’na damgasını vuran şey, tek karelik bir fotoğrafın taşıdığı çok katmanlı mesaj oldu.”... Şimdi Okluk Millet Camii’nde kılınan Bayram Namazı’nın çıkışından verilen fotoğrafa bakalım...
O camiye öyle kafası esenin gidip Bayram Namazı kılamayacağı gibi, orada bayramlaşmaya da katılamaz. Yoksa orası miting alanına döner ve sıkıntı yaşanır. Yani orada kılınan namazın bayramlaşmanın bir nizamı, intizamı vardır.
AK Parti’nin Muğla Milletvekilleri Kadem Mete ve Yakup Otgöz, bu bayramlaşmada da vardılar, ama nedense hiçbir kareye girmedikleri gözlendi. Bayramlaşma haberlerinde de isimleri geçmediği için orada olmadıklarını sananlar bile oldu…
Tabii 27. Dönem Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan oradaki varlığını hissettirmek için elinden geleni yaptı… Üstelik teyit edilmemiş bilgilere bakılırsa Gökcan davetli de değilmiş.
Eğer öyleyse bize de “Helal olsun, azimli kadınmış” demek düşer...
+
Tabii asıl dikkati çeken AK Parti’nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın davetli olması oldu. Bildiğim kadarıyla Aydın Hoca davetli olmadığı yerlere gitmez. “Had diye bir şey var, bilmek lazım” der.
Okluk Millet Camii’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ile Prof. Dr. Aydın Ayaydın birlikte karşıladılar. Bu karşılama fotoğrafı basında pek görülmedi. Basında Bayrama damga vuran fotoğraf Erdoğan-Ayaydın ikilisinin cami önünde ayak üstü sohbetlerinin fotoğrafı oldu. Aynı yerde çekilen bir fotoğraf daha var. Sanırım orada parti teşkilatlarından gelenlerle bir fotoğraf istenilmiş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan soluna Aydın Hoca’yı alırken, sağına AK Parti Muğla İl Başkanı Haluk Laçin’almış...
Yine teyit edilmedik duyumlarımıza göre burada Cumhurbaşkanı Erdoğan “Kadın Kolları Başkanımız nerede?” diye soruyor, Kadın Kolları Muğla İl Başkanı Ayşe Nur Özel arkalardan koşup gelirken Onunla birlikte daha önce Kadın Kolları Başkanlığı yapmış olan Yelda Erol Gökcan ve Milas İlçe Başkanı Duygu Pınar Marçalı Doğru da geliyor ve önde yer alıyorlar. Pek hoş bir fotoğraf olmamış. Zaten o fotoğraf da basında pek ilgi görmedi...
Yazımın bu ayağını Tandoğan Uysal’ın ifadesiyle noktalayalım:
“Evet, bu bayramın fotoğrafı bir manifesto gibiydi. Siyasetin değil, devletin fotoğrafıydı.”
Aydın Hoca’nın ağabeyliğini hafife alanların kulaklarına küpe olsun...
+
Bu sene Kurban Bayramı namazını vatandaşlarla saf tutarak eda eden Erdoğan namazın ardından vatandaşlarla bayramlaşıp, sohbet ederken, Erdoğan’a yoğun ilgi gösteren bölge halkı, Cumhurbaşkanı ile hatıra fotoğrafı çektirmek için sıraya girerlerken, Vali Dr. İdris Akbıyık ve Prof. Dr. Aydın Ayaydın ve İl Başkanı Haluk Laçin de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme imkanı buldular.
Görüşmede neler konuşuldu bilinmiyor. Mutlaka Muğla’ya dair sorunlar ele alınmıştır.
En ağırları Bodrum’da yaşanan Muğla’nın sorunları malum...
Tesadüf bu ya bir gün sonra da Cumhurbaşkanı Erdoğan beraberinde eşi Emine Hanımefendi olduğu halde Bodrum’daydı. Okluk’tan Bodrum’a deniz yolu ile de gitme imkanı olan Erdoğan hava yolunu tercih edip, helikopter ile gitti ve Bodrum’un “Bayram trafiği yorgunluğunu” bizzat yaşama imkanı da bulmuş oldu.
Tesadüf işte, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bodrum’da bulunduğu sürede DSİ’nin İsale Hattında patlama olmadı...
+
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Bodrum’da da Aydın Hoca karşıladı.
Senelerce Hürriyet Gazetesi’nin Avrupa’da muhabirliğini yapan Tandoğan Uysal Bodrum’da yaşıyor. Karşılamayı yakından izledi. İzlenimlerini Bodrum Gündem de “Erdoğan Bodrum’a İndi, Umutlar Yerden Yükseldi” başlığı ile yazdı.
Karşılama heyetinde AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Prof. Dr. Aydın Ayaydın ile Bodrum’un genç Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Kaymakam Mustafa Çit’in yer aldığını belirten Uysal, Erdoğan’a şöyle seslenmiş:
“Yani kağıt üstünde herkes oradaydı. Ama... Bodrum’un muslukları hala suskun, trafikte direksiyonlar sabırsız, ormanlar tehdit altında, kıyılar betonun kıskacında. Yani milletin derdi, hala meydanda. Bodrum’un susuzluğu, bizim İronimizden büyük. Sayın Cumhurbaşkanı, yazları Muğla’da oturduğunuzu biliyoruz.
O halde yazlık komşumuzsunuz. Ve biz yazlık komşuya klasik Türk kültüründe ‘Bir ihtiyacın varsa, kapımız açık.’ deriz. Ama kusura bakmayın, bizim kapımızdan su akmıyor. O yüzden diyoruz ki; Komşu komşunun suyuna muhtaçken, Bodrum Cumhurbaşkanına muhtaç.”
+
Tandoğan Uysal’ın yazısında da en çok dikkat çeken şu satırlar oldu:
“Ayaydın ve Mandalinci: Bu ikili el ele verse, sadece su değil, umut da akar...
Biri devletin hafızası gibi konuşan bir ekonomist Profesör: Aydın Ayaydın... Diğeri genç, enerjik ve Bodrum’un içinden gelen yeni nesil belediye başkanı: Tamer Mandalinci... Bu iki ismin Erdoğan’ın huzurunda.. Bodrum’un sorunlarını bir ‘paket proje’ gibi önüne koymasından daha mantıklı ne olabilir?
Begonvillerin solmaması için, mandalina ağaçlarının kesilmemesi için, koyların tel örgüye hapsolup ‘VIP plaj’ olmaması için... Bu miladı fırsata çevirmek gerek.
Bodrum’un su sorunu artık torbada değil, masada olmalı. Ormanların ve kıyıların korunması için Cumhurbaşkanlığınca hassasiyet gösterilmeli. Helikopter indi şimdi sıra sorunların kalkmasında. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu kez Bodrum’a ayak basışı, bir bayramlaşmadan fazlası olmalı. Burası artık sadece bir tatil beldesi değil, bir sınav kağıdı.
Soru belli: Bodrum için ne yapıldı, daha ne yapılabilir? Cevabı da net: Ayaydın ve Mandalinci el ele verirse, Bodrum’un kaderi değişebilir.”
Tabii bir de merak edilen var: Erdoğan Bayram’da Bodrum’a neden gitti? Teyit edilmeyen bilgi; Aliyev ile bayramlaştılar...
+
Tandoğan Uysal’a katılmamak mümkün değil... Ama biz daha Dalaman’da Kille Koyu’nun, Yatağan’da Millet Bahçesi’nin nasıl kullanılması gerektiğini bile bilmiyoruz...
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ; Ne gelir elimizden insan olmaktan başka.--Edip Cansever