Reklamını yapmamak için adını vermiyorum, ‘korsan gazete’ diyelim, dün “Meyhane peşinde koşan Mesut Günay, parkları çürümeye terk etti!” başlığı atmış. Benim haberde dikkatimi çeken başlıktan çok “Mesut Günay’dan tartışmalı açıklama: Dış mihrakların oyunu” ara başlık oldu.

Bu ülkenin solcuları senelerce “kökü dışarıda olmakla” suçlandı. Bundan nasibini doğal olarak CHP’de aldı... Şimdi bir CHP’linin ağzından “Dış mihrakların oyunu” ifadesini duymak, gerçi Osman Gürün de devri iktidarında “İçimizdeki İrlandalılar” demişti, ama Mesut Günay Başkan beni şaşırttı.

Tabii ben Başkan Mesut Günay’dan “ Dış mihraklar” ifadesini duymadım. Umarım dememiştir... Haberde şöyle ifade edilmiş:

Günay, çocuk parklarının durumuna yönelik eleştirilerin ‘dış kaynaklı ve maksatlı’ olduğunu iddia ederek ‘Yatağan Belediyesi’ne yönelik bu kampanyalar yurtdışı destekli. Millet Bahçesi üzerinden yürütülen algılar ve çocuk parklarıyla ilgili servis edilen görüntüler, aslında geçtiğimiz günlerde iptal edilen çimento fabrikası imar planının intikamıdır.

Pes vallahi... Çok güldüm. Bir o kadar da üzüldüm...

+

Dün bir de AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete’nin “Kimse kusura bakmasın” başlıklı yazılı basın açıklaması vardı. O da “çimentocu olabilir mi” bilmiyorum...! Açıklamasında “Millet Bahçeleri, adından da anlaşılacağı üzere milletin bahçesidir. Eğer bu alanlarda halk kendini güvende hissetmiyorsa, amacı dışına çıkmışsa, burada susmamız değil, konuşmamız gerekir.” diyen Mete şu ifadelerde bulunmuş:

Sayın Gizem Özcan’ın da ifade ettiği gibi, bu alanlar halkındır. Öyleyse belediyeye düşen, bu alanları ideolojik amaçlarla kullanmak değil, ailelerin ve vatandaşlarımızın huzur içinde vakit geçirebileceği şekilde yönetmektir. Yatağan’da vatandaşlarımızın, yerel yönetim anlamında şikayet ettiği bir çok husus var. Aynı ilgi ve özenin yalnızca Millet Bahçesi’ne değil, şehrin diğer noktalarına da gösterilmesini bekliyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada, dün Millet Bahçelerine ‘israf’ diyenler, şimdi ‘biz yönetelim’ diyerek açıklama üzerine açıklama yapar hale gelmiştir. Bu da göstermektedir ki; AK Parti öncüdür... CHP, AK Parti’nin bugün doğru dediğine ancak 10 yıl sonra doğru diyebilmektedir.

Sonuç olarak: Millet Bahçeleri, milletin malıdır. Amacına uygun kullanılmadığında ve atıl bırakıldığında, merkezi idare bu emanete sahip çıkmakla yükümlüdür. Sayın Gizem Özcan endişe etmesin; Yatağan’daki Millet Bahçesi milletin hizmetindedir ve öyle kalacaktır.

+

Şimdi sıkı durun... Ben Sayın Kadem Mete’nin bu açıklaması için kusura bakmıyorum. Aslında bu açıklamada bakılacak bir ‘kusur’ da yok. Neden öyle demiş anlayamadım...

Be sadece “AK Parti öncüdür... CHP, AK Parti’nin bugün doğru dediğine ancak 10 yıl sonra doğru diyebilmektedir.” sözüne katılamıyorum. Tabii söyleyene değil, söyletene bakmak lazım.

Sayın Kadem Mete ile birbirimizi “ne çok sevdiğimizi” cümle alem biliyor! Buna karşın bu meselede kendisiyle aynı düşüncedeyim. Öteki ifadelerinin altına, özellikle ‘sonuç’ bölümüne imzamı atarım...

Bu arada CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan’a cevap verme gereğini de merak ettim.

Sayın Kadem Mete daha önce Dalaman’da yaşandığı gibi elinden oyuncağı alınmış çocuk misali açıklama yapan Sayın Mesut Günay’a yanıt vermiş. O zaman Sayın Mete’ye de Sayın Özcan yanıt verme gereği duymuş.

O zaman CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan yazılı açıklama yapmış. Sayın Mete’nin açıklamasını “kayırmacılığın itirafı” olarak nitelendiren Sayın Özcan şu ifadelerde bulunmuş:

Yatağan’da yurttaşlarımızın nefes aldığı, çocukların oynadığı, ailelerin vakit geçirdiği 2020’de yapılan, 2022’de Yatağan Belediyesi’ne devredilen Millet Bahçesi, 31 Mart seçimlerinin ardından halkın iradesiyle CHP’ye geçen Yatağan Belediyesi’nden alelacele alınmış ve Muğla Valiliği’ne bağlı Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’na (YİKOB) devredilmiştir. Yatağan Belediye Başkanımız Mesut Günay da bu keyfi uygulamaya şu haklı sorularla tepki göstermiştir, ‘Mazbatamızı bile almadan, 2 Nisan’da bu devir için yazıyı hangi gerekçeyle yazdınız? Bu kararın kamu yararına dayanmadığı ortadadır. CHP’nin 31 Mart zaferinden sonra bütün yurda yayılan siyasi rövanşizmin ve partizan idare anlayışının yeni bir örneğiyle karşı karşıyayız

+

CHP tüzüğünde “CHP’li Milletvekilleri her halükarda CHP’li Başkanların arkasında olmalıdırlar diye bir madde mi var bilmiyorum... Sayın Özcan bu açıklamasında “Milletin bahçesi, yalnızca iktidara yakın belediyelere mi aittir? Kamu kaynakları, seçmenin tercihini cezalandırma aracı haline mi getirilmiştir? Hizmetin niteliği partinin kimliğine göre mi değerlendirilir?” diye sorular da sormuş.

Kadem Mete zaten aynı soruyu soran Başkan Günay’a Kurban Bayramı’nda Yatağan’da bayramlaşmada yanıt verirken dürüst davranıp, “AK Parti Belediyesi olsaydı elbette böyle bir duruma gerek kalmazdı. Nihayetinde AK Parti belediyeciliğinde, usul kaide neyse uyulurdu. Bakım, güvenlik, işletme hizmetlerinde sorun yaşamazdı. Millet Bahçelerinin yapılma amacı bellidir. Yatağanlı hemşehrilerimiz ailece huzur ve güven içerisinde vakit geçirsin diye yapılan yer amaç dışı kullanılamaz.” demiş.

Daha ne desin?

Milletvekili Özcan o açıklamasında “Bir önceki dönem AKP’li Dalaman Belediyesi, Dalamanlıların milyonlarca lirasını kaçak yapı yaparak heba etmedi mi? Bu mu usule kaideye uymak?” diye de sormuş.

İşte bu noktada Gizem Vekilimin yanında olurum...

Dalaman’da Kille Koyu’nda Orman Genel Müdürlüğü tarafından yıkılan taş bine Orman Yasalarını, Kıyı Kenar Kanunu ihlal eden; her türlü mevzuatı, usulü kaideyi yerle bir etmiş bir kaçak yapıydı.

Geçte olsa “suça göz yumanlarca” yerle bir edildi...

+

Dalaman Kille Koyu’nda ormanın kıyısında, denizin dibinde “Balıkçı Restoranı” olarak işletilmek üzere “yasalara aykırı” yapı yıkıldı da ne oldu?

CHP’li Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi yıkımın başında yas etti. Bir de “AK Partililer 31 Mart’ın intikamını allıyor. Belediye AK Partili olsaydı bu bina yıkılır mıydı?” diye “yasal yıkımın” üzerinden siyaset yapmaya kalktı. CHP İl Başkanı Zekican Balcı da gidip kendisine destek vardı... Allah’tan Genel Başkanları Özgür Özel’i Kille Koyu’na taşımadılar!!!

İmamoğlu’nun tutuklanmasından beri nerede, ne zaman CHP’li belediyelerin sorgulanması soruşturulması gündeme gelse, hemen “AK Parti’nin 31 Mart Yerel seçimleri sonuçlarını hazmedememesi”gerekçe gösteriliyor.

Doğruya doğru, eğriye eğri yerel seçimlerin üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen AK Partililerde hazımsızlık devam ediyor. CHP’li belediyeler sıkıştırılıyor...

Ancak CHP’li Belediye Başkanlarının bu “olumsuzluğa” sığınıp Yatağan’da “Millet Bahçesi”ni “İçkili Restoran” yapmaya, Dalaman’da “kaçak yapıyı AK Partili Belediye kullanacaktı, ben de kullanmalıydım” demeye hakları olabilir mi?

CHP’nin ilkeleri, bir kerterizi, siyasi etiği yok mu?

+

Elbette Millet Bahçesi adı üzerinde millete aittir. Ancak AK Parti Yatağan İlçe Başkanı Emre Karaöz “Milletin iradesi ile göreve gelen Mesut Günay, milletin iradesinin bir sonucu olan Millet Bahçesi’ni yapılış amacı dışında kullanıma açmasaydı.” diyor. Sonra da şu ifadelerde bulunuyor:

Geçen süre zarfında, yapılan denetimlerde bahçenin temizlik, bakım, güvenlik ve genel işletme hizmetlerinin yetersiz olduğu, sosyal donatı alanlarının bakımında ciddi eksiklikler bulunduğu ve Millet bahçesinin protokolünde belirtilen amacı dışında müzikli eğlence ve alkol kullanımına müsaade eden bir anlayışla çalıştırıldığı gözlemlenmiştir.

“Millet iradesi” tamam da yerel seçimlerde “Biz seçimi kazanınca Millet Bahçesi’ni alkol kullanımına açacağız” vaadinde bulundunuz mu? Orası bir yeşil alan... Orası belli bir “amaçla” yapılmış ve Yatağan Belediyesi’ne amaca uygun protokolle tahsis edilmiş. Protokol ihlal edilince tahsis sona erdirilmiş...

Yatağan’ın o “yeşil alana” ihtiyacı olmalı... İçkili bir restorana da ihtiyaç olabilir... Tutan mı var, o zaman uygun bir yerde içkili restoran da açarsın...

Bu “fetihçi anlayış” CHP’li belediyelerde ne zaman başladı?

+

Herkes konuşuyor, kimse de “Valilik ne diyor?” demiyor. Siyasilere Dalaman’dan sonra Yatağan’da “şov malzemesi” çıktı...

Dün Muğla Valisi Sayın Dr. İdris Akbıyık’ı arayıp “Siz ne diyorsunuz? Bu bahçeyi ne yapacaksınız?” diye sordum. “Millet Bahçesi henüz bize teslim edilmedi. Bu konuda konuşmak için erken” diyerek şu ifadelerle yetindi:

Yatağan Millet Bahçesi Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na aittir. Yapılış anacı bellidir. Burayı biz daha önce bakanlıktan istemiştik. Bakanlık bir protokol ile Yatağan Belediyesi’ne tahsis etti.  Muğla Valiliği Yatırım, İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’na devredildi filan böyle bir şey yok. Talebimiz yerine getirilirse Bakanlığın görüşleri doğrultusunda yapılış anacına uygun işletilir.

Değerli Başkanlar Mesut Günay ve Sezer Durmuş’a not:

Lütfen içkili restoranlarınızı mevzuata uygun yerleriniz vardır, oralara yapın, bu kadar gürültüye gerek yok...

---------------                 --------------

GÜNÜN SÖZÜ; Uygarlığın ilk şartı adalettir. --Sigmund Freud