Yaşadığımızdeprem felaketi sonrasında birey ve toplum olarak çok savrulduk, duygusalkırılmalar yaşadık, zihni bunalımlar geçirdik. Çok şey yazıldı, paylaşıldı.Doğrusuyla, yanlışıyla çok şey söylendi. Dezenformasyon ve manipülasyon tavanyaptı.

Yerigelmişken bütün bu gürültü ortamında fazla dikkat çekmeyen güzel bir tespitihatırlatmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Yaşadığımız bütün sorunlarıntemelinde yatan nedeni işaret eden bu tespitin, fiziksel ve sosyal yıkımınyaralarını sarma noktasında bize ışık tutacağına inanıyorum.

Prof.Dr. Celal Şengör, " Eğitimi metazori yapacaksın. Çünkü senin cahilliğin benimyaşamımı etkiliyor ." diyor. Yani devlet, temel eğitimleri insanlarınözgürlüğüne bırakmayıp zorla yapmalı ve yaptırmalı, diyor.

Yasalarımızagöre temel eğitim, zorunlu eğitim çağı içerisindeki her vatandaşın devametmesi/tamamlaması gereken zorunlu eğitimi ifade ediyor. Oysa "temel eğitim"bununla ve belirli bir yaşla sınırlı olmamalı. Her işin ya da her durumun temelbir eğitimi olmalı.

Günümüzüneğitim anlayışı ise insanlar; kimin nasıl öğreteceği/öğreneceği, ne öğrenmekzorunda olduğu, ne zaman öğreneceği konusunda formal bir program tarafındanzorlanmamalı ve siyasî bürokrasi tarafından kontrol edilmemeli diyor. "Herkesyaşam boyu öğreniyorsa ve her bir bireyin hayatı aynı zamanda onun eğitimiyse,resmî eğitime ne gerek var?" sorusuyla özetlenen ve programlı eğitimi"özgülüğün kısıtlanması" olarak gören bir anlayış...

Diğertaraftan; istek, hazırbulunuşluk, gönüllülük, istendik davranış değişikliği vb.kavramları bir sopa olarak kullanan ve insanın hayatının her döneminde yenibilgiye dayalı duygu, düşünce ve davranış değişimini yok sayan bir formasyoneğitimi... Neymiş efendim; yetişkin bir insanın kişilik/karakter/huy değişimi,dolayısıyla da eğitimi mümkün değilmiş. Çünkü kişilik ve karakter artıkşekillenmiş imiş.

Öyleyseneden "Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz." demişler? Neden "hayat boyuöğrenme" diye bir kavram var? Neden "yetişkin eğitimi/öğrenmesi" diye birkavram var? Hz. Ömer, kaç yaşında yolunu ve huyunu değiştirdi? Yetişkinindeğişimi mümkün değilse bunca insan havanda su mu dövüyor?

Okumayazma öğrenmeden 30 yaşına gelen ve "Beni okutup kaymakam mı yapacaksın?" diyenbirine "Haklısın... Zorla eğitim olmaz." mı diyeceğiz?

Prof.Dr. Celal Şengör'ün itirazı da işte bu noktada konuya müdahil oluyor. Şengör,mevcut sakat yaklaşımı yıkan bir tespit yapıyor: Devlet, zorunlu eğitim ilebirlikte temel eğitimleri de insanların özgürlüğüne bırakmayıp zorla yapmalı,yaptırmalı. Çünkü sosyal yaşamın içerisinde bir şekilde ve zorunlu olarakyollarımızın kesiştiği insanların bilgisizliği/cahilliği hepimizi etkiliyor. Bubilgisizliğin sonucunda ortaya çıkan bilinçsizlik, cahillik ve sorumsuzlukhepimizin yaşamına sorun, kriz ve felaket olarak yansıyor. Celal Şengör'ün buuyarısını dikkate almalı ve eğitime bakışımızı yeniden gözden geçirmeliyiz.

Örneğin;zorunlu temel eğitimin yanı sıra görgü/nezaket eğitimi, yurttaşlık eğitimizorunlu olmalı.

Sürücübelgesi alsın veya almasın trafik eğitimi zorunlu olmalı. Herkes için insanhakları eğitimi ile doğa/çevre koruma ve bilinçli tüketim eğitimi zorunluolmalı.

Birişi yapabilmek, mesleği icra edebilmek için temel meslekî eğitimden geçmekzorunlu olmalı. Parası olan ya da kredi çeken iş yeri açamamalı. Her mesleksahibi için etik/meslek ahlakı eğitimi zorunlu olmalı.

Evliliköncesi aile ve ebeveynlik eğitimlerine katılmak zorunlu olmalı. Evlenipboşananlar, ikinci bir evlilik girişimi öncesinde mutlaka yeni bir eğitimdengeçmeli. Sürücü belgesine el konulan sürücü, telafi eğitimini başarıylatamamlamadan belgesine kavuşamamalı.

Hükümlününceza infaz kurumunda bulunmasının amacı sadece ceza süresini tamamlamakolmamalı; infaz sürecinin başında hazırlanan plana uygun olarak iyileştirmeeğitimini başarıyla tamamlamayan hükümlü kesinlikle salıverilmemeli.

Kusurubulunan/etik dışı davranan esnaf, yönetici, meslek elemanı ve çalışan ilgilikurumlar tarafından eğitimlere alınmalı; kusurun nedenine uygun olarakhazırlanan eğitim programlarını başarıyla tamamladıktan sonra işine/görevinedevam edebilmeli.

Veen önemlisi eğitimler -mış gibi yapılmamalı. Hepimiz biliyoruz ki meslekodaları tarafından verilen mesleki eğitimler, halk eğitim merkezlerince açılankurslar, kamu kurumlarınca yapılan hizmet içi eğitimler "Dostlar alışveriştegörsün." türünden eğitimler. Tek amaç başvurucuya belge vermek ve istatistikiverileri şişirmek. İçeriğe bakan yok hatta içerik hiç yok. Özel eğitimkurumları ise Allah'a emanet...

Eğitim;belli bir konuda bilgi ve beceri kazandırma, yetiştirme, geliştirme yanidavranış/yaşam disiplini oluşturma işi ise öncelikle eğitim sürecinin disiplinaltına alınması lazım. Yönetici ve eğitimcilerin kendilerini disipline etmesilazım. Bu da topyekûn bir anlayış ve farkındalık ile mümkün.

Nedenbir Sinellman çıkıp ahlaklı bir toplumun inşasına ön ayak olmasın? Neden biz debir "Beyaz Zambaklar Ülkesi" olmayalım? İşe Celal Şengör'ün tespitinitartışarak başlayabiliriz.

08.03.2023